Blanketing türkçesi Blanketing nedir

Blanketing ingilizcede ne demek, Blanketing nerede nasıl kullanılır?

Blanket bath : Yatalak bir kimseyi baştan aşağı temizleme.

Blanket copyright : Çok yanlı hak. Yapıt hakkının, yasalarda belirtilen haklardan bir çoğunu kapsamına alması, bu koşullarla anlaşma yapılması.

Blanket insurance : Her tür işlem ve malı kapsamına alan güvence. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Genel sigorta. Genel güvence. Her alanı ve konuyu kapsayan sigorta. Her tür malı kapsayan sigorta.

Blanket insurange : Genel sigorta.

Blanket mortgage : Borçlunun, borcun bir bölümünü ödemesi durumunda, bunun karşılığında taşınmazın bölümlerinden birinin tutu altından çıkarılmasına olanak veren geniş kapsamlı bir tutu türü. Birden fazla taşınmazı kapsayan ipotek. Umumi ipotek. Genel ipotek. Örtülü tutu.

Dog in a blanket : Reçelli tart. Jöle çöreği.

Blanket roll : Battaniye dürümü.

Blanket net : İstihsal alanlarında suyun dibine veya içine çökertilmek suretiyle kullanılan su ürünleri istihsal vasıtası. Çökertme ağları.

Clay blanket : Kil örtü. Kil blanket.

Blanket or locked suture : Kilitli dikiş. İlk düğüm konulduktan sonra ipliğin kesilmeden iplik ucunun her defasında yara dudaklarını saran bir önceki iplik halkasının içinden geçirilerek gerilmesi ve işlemin yara sonuna kadar sürdürülüp son bir düğüm konulmasıyla uygulanan dikiş.

 

İngilizce Blanketing Türkçe anlamı, Blanketing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blanketing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mashing : Mayşeleme.

Covering : Perde. Deniz yüzünün yükselmesi ya da oluşum deyimleriyle, kıyıların ve karaların su altına girmesi. Kaplama. Kapama. Batma. Mahfaza. Kabuk. Kat. Tabaka. Eli, ayağı, yüzü, deriyi; süt, yağ, un vb. yiyecekleri doğaüstü zararlı güçlerin etkisinden korumak amacıyla örtme, saklama.

Cladding : Koruyucu bir katmanla kaplama işlemi. Bir metal katmanı diğerine tutturma işlemi. Kılıf. Dışını kaplama. Plakaj. Zarflama. Kılıf optik. Cephe kaplaması. Giydirme.

Crushing : Kırıcı. Kırma. Ufalama. Eziş. Kırma (işlem). Kırılma. Mahvedici. Sıkışma.

Mushes : Mısır unu lapası. Lapa. Lapa gibi şey. Pelte. Ağız. Aşırı duygusallık. Köpek kızağına binmek.

Enshrouding : Örterek gizleme. Gizleme. Örtmek. Kefenleme. Gizlemek. Kefene sarmak.

Envelopments : Kuşatma hareketi. Kuşatma. Çevreleme. Sarma.

Encasement : Kutulama. Beton ve benzeri ile çevresini sarma. Ambuvatman. Ampatman. Kaplama. Sandığa koyma. Sandıklama. Etrafını sarma. Bir kılıfa koyma.

Coating : Sıva. Kaplama. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kaplanma. Kat çekme. Kat. Tabaka. Taban üzerine çeşitli yapıda katın sıvanması. Astar.

Grinding : Aşındırma. Taşlama. Ham yem materyalinin karıştırma işlemine uygun duruma getirilmesi ve besin olarak yararlanılabilme oranının yükseltilmesi amacıyla küçük partiküllere ayrılması. Yemlerin çarpma, kırpma, kesme veya sürtünme yoluyla boyutlarını küçültmesi, un durumuna getirilmesi işlemi. Eyelemek. Öğütme. Öğütücü. Kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Katı özdeklerin boyutlarını, çeşitli fiziksel kuvvetlerin yatay ve dikey etkileriyle küçültme. Rodaj.

 

Blanketing synonyms : burnishing, mushing, mash, mashes, claddings, grindings, jacketing, concealment, mushed, foie gras, obfuscation, integere, change of color, comminution, hodgepodges, blooping, darkening, encasing, hodgepodge, embosoming, masking, mush, deblooping.

Blanketing ingilizce tanımı, definition of Blanketing

Blanketing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Cloth for blankets.