Cladding türkçesi Cladding nedir

  • Giydirme.
  • Plakaj.
  • Koruyucu bir katmanla kaplama işlemi.
  • Kılıf optik.
  • Örtme.
  • Cephe kaplaması.
  • Dışını kaplama.
  • Kılıf.
  • Bir metal katmanı diğerine tutturma işlemi.
  • Zarflama.

Cladding ingilizcede ne demek, Cladding nerede nasıl kullanılır?

Cladding material : Giydirme gereci.

Aluminium cladding : Alüminyum giydirme.

Fiber optic cladding : Fiber optik kılıfı.

Claddings : Kılıf optik. Örtme. Kılıf. Giydirme. Cephe kaplaması. Zarflama. Plakaj. Dışını kaplama.

Clad iron : Demir yastık.

Vine clad : Asmalı. Asmalarla kaplı.

Steel clad : Zırhlı. Çelik kaplama. Çelik kaplı.

Copper clad steel : Bakır giydirilmiş çelik. Bakır kaplanmış çelik.

Copper clad : Bakır kaplı. Bakır kılıflı. Bakır giydirilmiş.

Clad metal : Giydirme metal. Katmerli metal. Giydirik metal. Kaplanmış metal.

İngilizce Cladding Türkçe anlamı, Cladding eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cladding ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Condom : Kondom. Prezervatif. Kaput. Boru dayanıklığı.

Encapsulation : Sarma. Kuşatma. Tek programda bağımsız olarak çalışması için gerekli tüm yöntemler ve verilerin girilmesi. Kapsülleme. Kapsül içine alma. Muhafaza içine yerleştirme. (telekomünikasyon) bir veri yapısının başka birine dahil edilmesi. Kapsüllenmiş olma durumu. Kapsüle konulma.

 

Masking : Maske takmak. Kamufle etmek. Maskelemek. Gizlemek. Maskeleme.

Encasing : Sandıklama. Sandığa koymak. Kapamak. Kabına koymak. Örtmek. Kapama. Sandığa koyma.

Vesting : Giyme. Yetki veren. Temlik eden. Bahşeden. Haciz (amerikan ingilizcesi). Yetki verme. Hak verme.

Blooping : Berbat etmek. Eline yüzüne bulaştırmak. Topu yükseğe ve düşük kavisle atarak sahanın biraz ötesine düşürmek (beyzbol). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Mahvetmek. İçine etmek. Ek örtüsü koyma. Elektronik bir aletle kısa pes bir ses çıkarmak. Batırmak.

Encapsulations : Tek programda bağımsız olarak çalışması için gerekli tüm yöntemler ve verilerin girilmesi. Sarma. Muhafaza içine yerleştirme. Kapsül içine alma. Kuşatma. Kapsüllenmiş olma durumu. (telekomünikasyon) bir veri yapısının başka birine dahil edilmesi. Kapsüle konulma. Kapsüllenme.

Cover : Yetmek. Kapsamak. Üstünü kapatmak. Örtü. Kapatmak. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Üzerini kapatmak. Tecimsel bir işlemde dokuncayı önlemek amacıyla ayrılacak karşılama payı. İnanca. kağıt para karşılığı değerli maden. herhangi bir nesnenin karşılığı olan para. Bastırmak.

Dressing : Kuklayı giydirme işi. Sargı. Apre. Giyinme. Terbiye. Gübre. Giyim. Sos. Giyme. Düzleme.

Cladding synonyms : stone facing, protective covering, protective cover, revetement, claddings, concealment, enveloping, arrayal, encasement, clothing, coziest, casings, cozies, envelopments, condoms, case, dressings, integere, facework, covering, can, casing, embosoming, coating, protection, cozier, enduing, facing, enshrouding, cosy, revetment, vestiture, blanketing.