Intended türkçesi Intended nedir

Intended ile ilgili cümleler

English: Ali intended to tell Mary everything.
Turkish: Ali Mary'ye her şeyi söylemeyi planladı.

English: Ali had intended to go with Mary, but something came up and he couldn't.
Turkish: Ali Mary ile gitmeye niyetlenmişti ama bir şey çıktı ve gidemedi.

English: Ali couldn't remember what he had intended to say.
Turkish: Ali ne söylemeye niyet ettiğini hatırlayamadı.

English: Ali intended to keep the stolen money for himself.
Turkish: Ali çalınan parayı kendisi için saklamaya niyet etti.

English: Ali had intended to buy flowers for Mary, but he forgot to.
Turkish: Ali Mary için çiçekler almaya niyet etmişti ama unuttu.

Intended ingilizcede ne demek, Intended nerede nasıl kullanılır?

Be intended for : İçin olmak. İçin amaçlanmak.

What is intended by : İle ne ne amaçlanıyor?. -ması ne anlama geliyor. -ın anlamı ne?.

No disparagement intended : Küçümseme amacı ile değil.

Intendedly : Kasti bir şekilde. Tasarlanmış olarak.

Intendeds : Kasıtlı. Tasarlanmış. Yönelik. Birinin evleneceği kimse. Müstakbel. Kastedilen. İstenilen. Planlanan. Kasti. Planlanmış.

Intenders : Niyet eden. Niyetlenmiş. Niyetinde olan.

 

Unintendedly : İstemeden. Kazara. Tesadüfen.

Unintended : İstemeden yapılan. Kasıtsız.

Chief superintendent : Başkomiser. Baş müfettiş. En yüksek rütbeli polis memuru.

Superintendence document : Ülke ekonomisine yönelik dış ticaret kaynaklı bir risk ortaya çıktığında, dışalım ve dışsatımı gözetim altında tutmak amacıyla yetkili kuruluş veya kuruluşlar tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen belge. Gözetim belgesi.

İngilizce Intended Türkçe anlamı, Intended eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Intended ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Meaning : Maksat. İçerik. Anlam. Meal. Amaç. Bir simge, kavram ya da bir ölçümün belli bir dizgeye göre taşıdığı içlem ya da içerim. Önem. Değer. Kasıt. Anlamlı.

Deliberated : Tartışmak. Düşünmek. Tartmak. Üzerinde durmak (düşünmek vb). Ölçüp biçmek. Danışmak. Ölçünmek. Temkinli olmak. Üzerinde tartışmak.

Measured : Ölçülmüş. Düzenli. Ağır. Hesaplı. Düzgün. Ölçülen. Ölçülü.

Meant : Anlamına gelen. İfade etmek. Anlamına gelmek. Demek olmak. Demek istemek. Niyet etmek. Tasarlamak. Demeye gelmek. Kastetmek.

Studious : Dikkatli. Dikkat eden. Üzerinde çalışılmış. Gayretli. Özenli. Hevesli. Yapmacık. Ders çalışmayı seven. Bir konu üzerinde araştırma yapmayı seven.

Felonious : Suçla ilgili. Suça yönelik. Canice. Suçlu. Cani. Cürümle ilgili.

Well meaning : İyi niyetli.

Budgeted : Tahmini. Paylaştırılmış. Bütçeli.

Witting : Farkında olma. Bilerek. Farkında olarak. Kasten.

Affianced : Nişanlanmış.

Intended synonyms : attached, fiances, purposeful, fiance, contemplated, well intentioned, implied, projected, envisioned, scheduled, aforethought, future, unexplicit, deliberate, malicious, devoted to, calculated, conscious, knowing, intentionality, wilful, ex ante, designed, engineered, oriented, directed, intentional, engaged to be married, welcome, unborn, premeditated, fiancee, planned.

 

Intended zıt anlamlı kelimeler, Intended kelime anlamı

Unmotivated : Nedensiz. Gerekçesiz. Hiç arzu hissetmeyen. Motivasyonsuz. Güdülenmeksizin. Motive olmamış. İlgilenmeyen. Hiç motivasyonu olmayan.

Unintended : İstemeden yapılan. Kasıtsız.

Unplanned : Planlanmamış. Plansız. Hesapsız.

Intended antonyms : unpremeditated, unattached.

Intended ingilizce tanımı, definition of Intended

Intended kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Extended. Forcible. Stretched out. An affianced lover. Made tense. One who is betrothed. One with whom marriage is designed. Violent.