Deliberated türkçesi Deliberated nedir

Deliberated ingilizcede ne demek, Deliberated nerede nasıl kullanılır?

Deliberate attack : Kasti saldırı. Planlı saldırı. Tasarlanmış saldırı. Planlı taarruz. Hazırlıklı taarruz. Amaçlanmış saldırı.

Deliberate entry barriers : Kasıtlı giriş engelleri. Aksak rekabet piyasalarında firmaların sınır limit fiyat uygulaması gibi bilinçli olarak seçtikleri yöntemlerle yeni firmaların piyasa girişini engellemesi.

Deliberate planning : Amaçlı planlama. Tasarlanmış plan. İnce düşünülüp hazırlanmış plan.

Deliberate : Emin. Tartmak. Tasarlanmış. Ağır. Kasıtlı. Tartışmak. Planlanmış. Üzerinde durmak (düşünmek vb). Ölçüp biçmek. Dikkatli.

Deliberately : Kasten. Mahsus. Kasti olarak. İncelikli bir şekilde. Bile bile. İnadına. Tasarlayarak. Bilerek. Kasıtlı olarak.

Deliberateness : Teenni. Tedbirlilik. Düşüncelilik. Dikkatlilik. Kasıt.

Undeliberate : Tasarlanmamış. Kasıtlı olmayan. Planlanmamış. Bile bile olmayan.

Deliberations : Tedbirli olma. Müzakereler. Üzerinde düşünme. Danışma. İhtiyat. Kafa yorma (argo terim).

Deliberating : Müzakere eden. Tartmak. Danışmak. Üzerinde tartışmak. Düşünmek.

 

Indeliberate : Kasıtsız.

İngilizce Deliberated Türkçe anlamı, Deliberated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deliberated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Associate : İş arkadaşı. Arkadaşlık etmek. Bilgisayar, hukuk, iktisat alanlarında kullanılır. Şirket sermayesine katılan kişi. İlişkilendirmek. Birliktelik kurmak. Birleşmek. Ortak etmek. Bağdaştırmak. Birleştirmek.

Brawl : Gürül gürül akmak. Ağız dalaşı yapmak. Dövüş. Dalaşmak. Sesli tartışmak. Kavga. Kavga etmek. Arbede. Ağız dalaşı. Ağız dalaşı etmek.

Purposely : Mahsus. Bilerek. Kasten.

Cerebrated : Beynini çalıştırmak.

Bickers : Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak. Pırıldamak. Titremek. Münakaşa etmek. Çekişmek. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Şırıldamak. Didişmek. Titreşmek.

Plumb : Çekül. Anlamını çıkartmaya çalışmak. Gayet. (çekülle) düzeltmek. İskandil etmek. Tam olarak. Derinlemesine araştırmak. Doğrultmak. Ölçmek (derinlik).

Ponder : Kafa patlatmak. Kafa yormak. Ölçüp tartmak. Üzerinde düşünmek. Uzun uzun düşünmek. Zihninde tartmak. Fikir yormak. Düşünüp taşınmak.

Intentionally : Bile bile. Taammüden. Bilerek. İsteyerek. Mahsus. Kasten. Kasıtlı olarak.

Size up : -in nasıl bir şey olduğunu anlamak. Not vermek. Anlamaya çalışmak. Eşit olmak. Boy ölçüşebilmek. Takdir etmek. Notunu vermek. Değerlendirmek. Değer biçmek.

Deliberated synonyms : deliberates, debates, bandies, unhurried, pondering, gaged, plumbed, advises, cast about, argue, conferred, advisedly, bicker, chew, bethink, calculate, measure, willful, argufy, bickered, careful, debate with oneself, cerebrates, account, arguing, confer with, calculates, conscious, cerebrating, consult, measured, wilful, debated.

 

Deliberated zıt anlamlı kelimeler, Deliberated kelime anlamı

Accidentally : Hasbelkader. İstemiyerek. Ezkaza. Rastlantıyla. Rastgele. Rasgele. Şans eseri. Yanlışlıkla. Tesadüfen. Kazara.

Unintentionally : Kasıt olmadan. Bilmeden. Farkında olmayarak. İstemeyerek. Kazara. Düşünmeden.

Hurried : Acele içinde olan. Telaşla yapılmış. Aceleyle yapılan. Aceleye gelen. Telaşlı. İvedi. Acele. Acele eden. Aceleyle yapılmış.