Intenseness türkçesi Intenseness nedir

Intenseness ingilizcede ne demek, Intenseness nerede nasıl kullanılır?

Intense colour : Koyu renk.

Intense light : Kuvvetli ışık.

Became more intense : Güçlendi. Daha güçlü hale geldi. Daha yoğun hale geldi. Daha yoğunlaştı.

Intense : Aşırı. Ateşli. Yeğin. Hararetli. Güçlü. Ölçülebilir bir büyüklüğün, özellikle bir alanın, bir kuvvetin ve bir erkenin, duyu organlarının etkilenmesi ile algılanır durumda olması. İstekli. Heyecanlı. Yoğun.

Intensely : Güçlü. Şiddetli biçimde. Yoğun bir şekilde. Yoğun biçimde. Şiddetle. Yoğun ölçüde. Son derece. Aşırı derecede. Kuvvetle. Yoğun şekilde.

Overintense : Aşırı duygusal. Aşırı şiddetli. Aşırı güçlü. Aşırı yoğun.

Overintensely : Aşırı gayretli bir şekilde. Aşırı güçlü bir şekilde. Aşırı şiddetli biçimde.

Intensest : Aşırı. Son derece. Şiddetli. Etkileyici. İstekli. Yoğun. Kuvvetli. Koyu. Dikkatli. Çarpıcı.

Intenser : Çarpıcı. Koyu. İstekli. Yoğun. Son derece. Etkileyici. Aşırı. Kuvvetli. Dikkatli. Şiddetli.

İngilizce Intenseness Türkçe anlamı, Intenseness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Intenseness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Vehemence : Coşkunluk. Ateşlilik. Öfke. Hararetlilik. Sertlik.

Fellness : Öldürücülük. Ölümcüllük. Acımasızlık. Zalimlik. Gaddarlık. Yıkıcılık. Sertlik.

Bitterness : Acık. Karamsarlık. Yakıcılık. Sertlik. Keskinlik. Hoşnutsuzluk. Acılık. Çoraklık. Öfke.

Calorics : Isı. Isı ile ilgili. Kalorik. Isıl.

Fierceness : Sertlik. Vahşet. Azgınlık.

Tremendousness : Etkileyicilik. Kocamanlık. Büyüklük. İrilik. Azamet. Korkunçluk.

Concentration : Tahşit. Yoğunlaştırma. Toplanım. Çözünen madde miktarının çözen madde miktarına oranı. Toplama. Yoğunlaşma. Yığma. İktisadi etkinliklerin büyük bir kısmının en büyük birkaç firma tarafından denetlenmesi. İnsanların ve uygulayım ürünlerinin, insanın ve doğanın temel gereksinmelerin karşılanmasına elverişli koşulları yaratmış olduğu yerlerde toplanması süreci. Teksif.

Emphasis : Bir soru'nun, dile getirilişine bağlı olarak belli bir konu, kavram ya da görüşün altını çizmesi ya da buna bağlı olarak belli tür yanıtlardan yana belirebilecek saptırıcı etki. Verilen önem. Ehemmiyet. Oyun düzeninde tasarımın bir öğesi. bir uygulamada çeşitli yöntemlerle kişiler, yığınlar, eşyalar ve simgeler vurgulanır. yönetmenin önemli işlerinden biri seyircinin en çok gözüne çarpması gereken şeyi seçmesidir. vurgu, gövde görünüşleri, değişik alanlar, ilişkiler, karşıtlıklar, yükseltiler vb. ile sağlanır. sahne konuşmasında bir tümceyi, belli bir durum içindeki anlamını doğru vererek söylemek için uygun sözcükleri yoğunlaştırmakta kullanılan ses vurgusu. Vurgu. Kuvvet. Vurgulama. Üzerinde durma. Üzerinde durulan nokta.

 

Severeness : Basitlik. Ciddiyet. Katılık. Kabalık. Keskinlik. Sadelik. Zorluk. Sertlik.

Intensities : Gerilim. Güç.

Intenseness synonyms : engrossment, ardors, sappiness, calor, exactingness, violence, excessiveness, dissipations, exaggerations, congestion, strength, consistence, consistencies, severity, fervours, fevering, mightiness, ardour, congestions, assiduity, bodying, inkiness, extravagances, degree, densities, exorbitance, wildness, excess, deadliness, extravagancy, extravagantness, extremeness, emphases.

Intenseness zıt anlamlı kelimeler, Intenseness kelime anlamı

Smallness : Ufaklık. Önemsizlik. Basitlik. Dar görüşlülük. Az miktar. Küçüklük. Adilik.

Littleness : Yetersizlik. Önemsizlik. Azlık. Miskinlik. Küçüklük. Dar görüşlülük.

Atonicity : Kas gergi yitimi. Vurgu eksikliği. Vurgusuzluk. Yumuşaklık. Gevşeklik. Atonisite. Atoni. Kas zayıflığı. Baskısızlık (sesbilimi).

Intenseness ingilizce tanımı, definition of Intenseness

Intenseness kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The intenseness of study or thought. As, the intenseness of heat or cold. Intensity. The state or quality of being intense.