Interest ceiling türkçesi Interest ceiling nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Yasaya göre uygulanabilecek en yüksek faiz oranı.
  • Faiz tavanı.
  • Para otoritelerinin doğrudan müdahale ederek faiz oranları için belirledikleri en yüksek düzey. krş. faiz yasağı.

Interest ceiling ingilizcede ne demek, Interest ceiling nerede nasıl kullanılır?

Interest : Eğitim, iktisat, ekonomi, sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Merakını uyandırmak. Dikkatini çekmek. İlgilendirmek. Alaka. Ödünç verdiği paradan ötürü alacaklının borçludan sağlayacağı gelir. Sarmak. İkna etmek. Faiz. İlgisini çekmek.

Ceiling : İç kaplama (gemi). Tavan ödeme. Gemide iç kaplama. Eğitim, tiyatro alanlarında kullanılır. Azami irtifa. Yükseklik sınırı. Tavan fiyat. Dekorda, sahne üstündeki askı palangaları yoluyla tutturulan tavan. Tavan. Test aracılığıyla ölçülen yeteneğin en üst sınırı.

Interest account : Faiz hesabı.

Interest arbitrage : Faiz arakazancı. Sermayenin yüksek faiz oranlarının geçerli olduğu ülkeye gitmesi sonucu iki ülke arasındaki faiz-kur farklılıklarından sağlanan kazancın eşitlenme süreci sırasında elde edilen kazanç. krş. faiz değerdeşliği kuramı, faiz kur makası. Faiz arbitrajı.

Interest bearing : Faiz getiren. Faizli.

Interest certificate : Faiz belgesi.

 

İngilizce Interest ceiling Türkçe anlamı, Interest ceiling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Interest ceiling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

 

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Interest ceiling synonyms : ability to pay principle, a type mutual funds, ability rent, a change in demand, a shift in supply, a change in individual demand.