Intermediatory türkçesi Intermediatory nedir

  • Aracı olan.
  • Arabuluculuk yapan.
  • Arabulucu.
  • Aracı.
  • Arabulucu olarak görev alan.
  • Ara bulan.
  • Müdahale eden.

Intermediatory ingilizcede ne demek, Intermediatory nerede nasıl kullanılır?

Intermediator : Aracı kimse. Aracı olan. Ara bulan. Arabulucu kimse. Müdahale eden. Arabulucu.

Intermediate : Ara kuşak. Aracı. Orta seviye. Ara mallar. Ara. Orta derece. Arada meydana gelen madde. Tek kuşak, renkli işlemlerde renkli negatiften sağlanan tek kuşak. (bu kuşak negatif ya da pozitif olabilir. birincisine ara negatifi, ikincisine ara pozitifi denir). Meyancı. Mutavassıt.

Intermediate annealing : Ara tavlama.

Intermediate bonds : Düzenli olarak yapılan ödemelerin yanı sıra arada bir ödenen ve genellikle miktarı daha yüksek olan bono. Ara bono.

Intermediate breeds : Geçit ırkları. Vücut yapıları ve verimleri yerli ırklarla kültür ırkları arasında bir durum gösteren, yerli ırkların bakım ve besleme koşullarının biraz iyileştirilmesi ve kan katma ve seleksiyonla vücut yapılarının ve verimlerinin biraz geliştirilmesiyle meydana getirilmiş ırklar, geçit ırkları. Onarılmış ırklar.

Intermediate fibers : Ara iplikler. Orta kas telleri. İskelet kaslarında miyoglobin miktarı orta yoğunlukta olan, beyaz ve kırmızı kaslar arasındaki kas telleri, ara iplikler.

 

Intermediate frequency amplifier : Ara yinelenim yükselteci. Ses ve resim ara yinelenimlerinin yükseltilmesini sağlayan yükselteç. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Intermediate frequency : Orta frekans. Ara frekans. Orta frekans (bir çeşit radyo alıcısında). Ara sıklık. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ara yinelenim. Bir televizyon almacındaki bulucuya uyabilmesi için bir yayının çevrildiği yinelenim.

Intermediate financing : İşletmenin etkinlikleri sırasında ortaya çıkan ve öngörülmeyen gereksinmeler için yapılan finansman. Ara finansman.

Intermediate filaments : Çeşitli hücrelerin sitoplazmalarında bulunan keratinler (en az 15 polipeptitten oluşan asidik, bazik tipleri), dezmin. vimentin, periferin, nörofilamentler ve çekirdek plazmasındaki laminler (a, b, c tipleri) gibi çeşitli molekül ağırlıklarına sahip, 10 nanometre kadar çaptaki ipliksi proteinler, intermedyer filament. Ara filamentler.

İngilizce Intermediatory Türkçe anlamı, Intermediatory eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Intermediatory ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Instrumental : Alete ait. Aletle yapılan. Enstrümantal. Adları vasıta durumuna sokan ek. türkçenin asıl vasıta durumu eki +ın/+un ekidir. bugün bu ek, türkiye türkçesinde artık zarf olarak kullanılan bazı kelimelerde kalıplaşmış biçimiyle sürmektedir: yazın, kışın, güzün, baharın, için için, ardın ardın vb. türkiye türkçesi, vasıta durumunun karşılanması için ile edatından ve bunun ekleşmiş biçimi olan + le’den yararlanmaktadır. bk. vasıta durumu. Vasıta durumu eki. Yararlı. Etkili. Araçsal.

 

Translator : Bir dilde yazılmış bir yapıtı başka dile aktaran kişi. Çeviren. Mütercim. Çevirici izlence. Çevirici. Tercüman. Çevirmen. Çeviri yapan kimse. Yazılı çeviri yapan kimse.

Broker : Acenta. Simsar. Aracılık yapmak. Komisyoncu. Tefeci. Kısıtlı aracı. Bir ticari işlemin gerçekleştirilmesine yüzdelik karşılığı aracılık eden gerçek veya tüzel kişi. Aracı simsar. İşgüder. Tellal.

Conciliators : Barıştıran. Barış getiren. Gönül alan. Sulh getiren. Uzlaştırıcı. Uzlaşıcı. Uzlaştıran.

Mediatrix : Arabulucu (kadın). Aracı (kadın). Arabulucu kadın.

In betweens : Ara resimler. Orta. Ana resimler arasında yer alan ve ana durumlar arasında köprü işi gören resimler. ara resimler yardımıyla, iki ana resim arasında devinimin yavaş yavaş değişmesi gerçekleştirilir. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Reconciler : Barış getiren. Uzlaştırıcı. Sulh getiren.

Interfering : Aykırı düşen. Karışan. Müdahaleci. Her şeye burnunu sokan. İşgüzar. Herşeye karışan. Müdahil. Çatışan. Karışma.

Intermediate : Tek kuşak, renkli işlemlerde renkli negatiften sağlanan tek kuşak. (bu kuşak negatif ya da pozitif olabilir. birincisine ara negatifi, ikincisine ara pozitifi denir). Orta. Ortaç. Orta seviye. Ara. Arada bulunan. Meyancı. Mutavassıt. Orta dereceli şey. Ara kuşak.

Intermediatory synonyms : harmoniser, intermediaries, arbiters, interceder, go between, arbitrageur, intercessors, intermediator, treater, conciliator, harmonizer, diplomat, instrumentals, arbitrageurs, agent, finder, intervening, peacemaker, intercessor, arbitrager, make peace, interpreter, pacifier, broker agent, arbitragers, matchmaker, gobetween, arbitrator, matcher, intermediate host, marriage broker, daysman, negotiant.