Interspersed türkçesi Interspersed nedir

Interspersed ingilizcede ne demek, Interspersed nerede nasıl kullanılır?

Intersperse : Değiştirmek. Serpiştirmek. Arasına serpmek. Karıştırmak. Serpmek.

Intersperses : Arasına serpmek. Serpiştirmek. Karıştırmak. Değiştirmek. Serpmek.

Interspersing : Arasına serpmek. Karıştırmak. Değiştirmek. Serpiştirmek. Serpmek.

Interspersion : Serpiştirme. Oraya buraya yerleştirme eylemi. Başka şeyler arasına dağıtılmış olma durumu. Birbirine karıştırma.

Interspersions : Birbirine karıştırma. Serpiştirme. Oraya buraya yerleştirme eylemi. Başka şeyler arasına dağıtılmış olma durumu.

Interspecific species : Belirgin iki türün arasında yer alan bir melez tür. İnterspesifik tür.

Interspecific : İnterspesifik. Türlerarası. Türler arası.

Interspection : İçebakış. Davranış ve tutumların temelinde yatan güdüleri, eğilimleri açığa çıkarmak üzere başvurulan ve bireyin kendisini derinliğine gözlemesini öngören yordam.

İngilizce Interspersed Türkçe anlamı, Interspersed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Interspersed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Adulterate : Seyreltmek. Karışık. Hile katmak. Yabancı madde katmak. Yabancı madde karıştırarak. İçine yabancı madde katmak. Bozmak. Saflığını bozmak. Değerini düşürmek.

Interleave : Dönüşümlü çalışmak. Boş sayfa eklemek. Boş yaprak eklemek. Veri ile denetim bilgisini karıştırmak. Aralık.

Intermingled : Karışmış. Karışık. Harmanlanmış. Birleşmiş. Birleşik.

Besprinkled : Lekelemek. Saçmak.

Amalgamate : Katmak. Birleştirmek. Firma. Karıştırıp birleştirmek. Kaynaşmak. Karışmak. Birleşmek. Bileştirmek. Karışma.

Aspersing : Lekelemek. Alnına leke sürmek. Alnına leke çalmak. Çamur atmak. İftira etmek. İftira atmak.

Scatters : Saçmak. Boşa harcamak. Hedefe erişememek. Dağıtmak. Perişan etmek. Saçıp savurmak. Saçılmak. Dağılmak. Savurmak.

Barters : Trampa etmek. Değiş tokuş etmek. Takas. Takas yapmak. Değiş tokuş yapmak. Mübadele etmek. Takas etmek. Değişmek.

Churn : Çalkantılı olmak. Çırpmak. Çalkalamak. Köpürmek. (sıvı) köpürtmek. Yayıkta çalkalamak. Yayık. Süt güğümü.

Drizzles : Çiseleme. Atıştırmak. Serpinti. Çiselemek. Ahmak ıslatan. Tozarmak. Çiseleyen yağmur. Çisenti.

Interspersed synonyms : intermixed, commute, admixes, drizzled, intersperses, browse, put, blent, dabblings, scattered, alternates, adulterates, compounding, dredging, alternate, asperse, position, admixing, alternated, snarliest, bestrewn, alters, set, bartered, changes, implex, diffused, besprinkles, besprinkle, dredges, amalgamating, dot, interwoven.