Scatters türkçesi Scatters nedir

Scatters ile ilgili cümleler

English: Wait until the crowd scatters.
Turkish: Kalabalık dağılıncaya kadar bekle.

Scatters ingilizcede ne demek, Scatters nerede nasıl kullanılır?

Scatter about : Hallaç pamuğu gibi atmak.

Scatter brain : Dağınık fikirli. Açık ve düzenli bir şekilde düşünmeyen kimse. Sersemlemiş veya anlamsız kimse. Dağılmış beyinli.

Scatter brained : Sersemlemiş veya anlamsız kimse. Dağılmış beyinli. Açık ve düzenli bir şekilde düşünmeyen kimse.

Scatter chart : Dağılım çizgesi. Dağılım şeması. Dağılım grafik. Dağılım grafiği.

Scatter diagram : Saçılım çiziti. Saçılma çizeneği. Dağıtış diagramı. Saçılım diyagramı. Serpme diyagram. Serpme çizim. Nokta serpiştirme grafiği. Dağılım grafiği.

Scatter rug : Kilim. Ufak halı.

Backward scatter : Geri saçılma.

Scatter plot : Serpme diyagramı. Serpme çizim. Saçılım grafiği.

Scatter : Saçılmak. Saçıp savurmak. Serpmek. Dağıtmak. Saçmak. Serpiştirmek. Boşa harcamak. Hedefe erişememek. Dağılmak. Perişan etmek.

Scattered : Dağıtılmış. Perişan. Seyrek. Yayılmış. Saçılmış. Dağınık. Tarumar. Aralıklı. Dağılmış.

 

İngilizce Scatters Türkçe anlamı, Scatters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scatters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bollixing : Bozmak. Yok etmek. Eline yüzüne bulaştırmak. Batırmak. Altüst etmek. Berbat etmek. İçine etmek. Saçma. Saçmalık.

Arborizing : Ağaç gibi dal şeklinde yayılmak. Dallanmak. Ağaç gibi dal şeklinde yayılmak (ayrıca arborise). Ağaca benzemek. Dal budak salmak.

Sparge : Bir sıvıyı bir hortumdan verilen sıkıştırılmış hava veya gaz ile fışkırtmak.

Clear away : Kaldırmak. Toparlamak. Ortadan kaldırmak. Sofrayı kaldırmak. Kaldırıp götürmek. Açmak. Yok olmak. Kaybolmak. Temizlemek.

Decay : Bozmak. Çürümek. Çürüme. Sağlığını yitirmek. Kokuşma. Bozulmak. Çöküş. Çürütmek. Zayıflamak. Buzulun erime ve buharlaşma ile küçülüp kısalması ya da büsbütün ortadan kalkması.

Besprinkled : Lekelemek.

Allocate : Yerini tayin etmek. Paylaştırmak. Pay etmek. Ödenek ayırmak. Tertip etmek. Ayırmak. Tahsis etmek. Özgülemek. Bölüştürmek.

Intersperse : Karıştırmak. Arasına serpmek. Değiştirmek.

Desolated : Kimsesiz bırakmak. Üzmek. Terk edilmiş. Harabeye çevrilmiş. Terketmek.

Come apart : Parça parça olmak. Parçalanmak. Parçalara ayrılmak. Dağılıvermek. Kopuvermek.

Scatters synonyms : spend prodigally, intersperses, dissipates, chucking, bespreading, divide, flown, dredging, clutters, asperses, desolate, dabbled, decays, dissipate, apportion, separate, fiddle away, bespread, broadcast, bust, fling away, break up, besprinkling, broadcasted, chuck up, besprinkle, fritter, brandishing, arborize, drizzles, dispel, be dispersed, dabblings.

Scatters zıt anlamlı kelimeler, Scatters kelime anlamı

Concentrated : Yoğunlaşan. Dikkatini vermiş. Birim çözelti niceliği içinde çözünmüş özdeşi çok olan. Yoğuşuk. Çok güçlü. Yoğun. Konsantre olmuş. Derişik. Yoğunlaşmış. Birim çözelti oylumunda çözünme oranı çok olan (özdek).