Scatter türkçesi Scatter nedir

Scatter ile ilgili cümleler

English: Crystals of many colors and sizes were scattered across his desk.
Turkish: Birçok renk ve boyutlarda kristaller onun masasının karşısında dağıldı.

English: "Oh no! I left my umbrella on the train." "You are a scatterbrain!"
Turkish: "Olamaz! Şemsiyemi trende unuttum." "Ne sersem şeysin!"

English: Where did you scatter them?
Turkish: Onları nereye saçtın?

English: Books are scattered around the room.
Turkish: Kitaplar odanın etrafına dağılmıştı.

English: Fragments of the mirror were scattered on the floor.
Turkish: Ayna parçaları zemin üzerinde dağıldı.

Scatter ingilizcede ne demek, Scatter nerede nasıl kullanılır?

Scatter about : Hallaç pamuğu gibi atmak.

Scatter brain : Dağılmış beyinli. Açık ve düzenli bir şekilde düşünmeyen kimse. Dağınık fikirli. Sersemlemiş veya anlamsız kimse.

Scatter brained : Dağılmış beyinli. Açık ve düzenli bir şekilde düşünmeyen kimse. Sersemlemiş veya anlamsız kimse.

Scatter chart : Dağılım çizgesi. Dağılım şeması. Dağılım grafik. Dağılım grafiği.

Scatter diagram : Serpme çizim. Saçılım diyagramı. Saçılma çizeneği. Dağılım grafiği. Saçılım çiziti. Serpme diyagram. Nokta serpiştirme grafiği. Dağıtış diagramı.

 

Scattered : Dağınık. Dağılmış. Yayılmış. Tarumar. Dağıtılmış. Aralıklı. Saçılmış. Perişan. Seyrek.

Scatterbrained : Dağınık fikirli. Sersem. Kafası dağınık. Alık.

Estimated value of scatter : Serpilmenin kuramsal karşılığı. Bir serpilmeyi oluşturan gözlemlerin tam bağıntı durumunda almaları gereken değerler ya da en uygun doğru ya da eğri üzerindeki kestirimsel karşılıkları.

Scatter to the winds : Çarçur etmek.

Scattered radiation : Saçılmış ışınım. Saçılmalı radyasyon. Saptırılan ışınım. Bir madde içinden geçişi sırasında, enerjisi ve başlangıç yönü saptırılmış olan ışınım.

İngilizce Scatter Türkçe anlamı, Scatter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scatter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bespreads : Örtmek. Kaplamak. Bulamak. Yaymak. Lekelemek. Bulaştırmak.

Bobbles : Gaf. Berbat etmek. İçine etmek. Eline yüzüne bulaştırmak. Bozmak. Kafayı sallayarak hareket ettirmek.

Cleared : Geçmek. Kazanmak. Aklamak. Aydınlatmak. Seyretmek (gemi). İlişkisiz. Berraklaşmak. Gümrükten çekmek. Açıklamak. Açmak.

Diffuses : Karıştırmak. Dağılma. Gereksiz ayrıntılı. Yaymak. Dökmek. Nüfuz etmek. Neşretmek.

Burn off : Yanıp kül olmak. Yanmasına sebep olmak. Toprağı temizlemek veya bir kök harmanı yapmak için kimyasallar kullanarak veya yakarak bitki örtüsünden kurtulmak. Yayılmak (güneşin ısısı ile bulutların veya sisin). Yakıp kül etmek. Enerjiyi harcamak ve egzersiz yaparak istenmeyen yağlardan kurtulmak (ör.' kalorileri yakmak). Fazla gazdan kurtulmak.

 

Aerosolise : Aeroselleştirmek. Aerosol olarak saçmak veya boşaltmak. Bir şeyi serpintiye dönüştürmek. Aerosolleştirmek. Aerosol şekilnde sıkıştırmak veya içermek (ayrıca aerosolize).

Deal out : Pay etmek.

Botch up : İçine etmek. Berbat etmek. Eline yüzüne bulaştırmak. Bozmak.

Deal : Anlaşma. İş yapmak. Miktar. Oyun kağıtlarını dağıtma. Değinmek. Uyuşturucu işi yapmak. Alışveriş etmek. Ele almak. Uğraşmak. Paylaştırmak.

Bollocks : Taşak. Taşaklar. Berbat etmek. Yumurtalıklar. Hayalar. Saçma. Zırva. Bozmak. İçine etmek.

Scatter synonyms : footle, bung, dredges, decomposes, brandished, bunging, decay, interspersing, be scattered, fritters, spilled, decompose, adjourns, spill, chucking, brandishes, spread, circulated, bumble, cudgeled, bestrewn, dissipates, decays, circulates, dash, chuck, dot, branch, bespreading, dredged, branch out, drizzles, bumbles.

Scatter zıt anlamlı kelimeler, Scatter kelime anlamı

Concentration : Dikkati bir noktada toplama. Derişiklik. Nüfusun ve ekonomik etkinliklerin belli yerleşim yerlerinde ya da kent özeklerinde toplanması süreci. Bir oluşumun toplanma ve birikme durumu. Yoğunluğun ya da bolluğun artması. Hacim küçültme. Toplaşım. İktisadi etkinliklerin büyük bir kısmının en büyük birkaç firma tarafından denetlenmesi. Fizik, kimya, uzay, iktisat, nükleer enerji, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Belli bir oylumdaki ya da belli ağırlıktaki çözeltide çözünen özdek tutarı.

Scatter ingilizce tanımı, definition of Scatter

Scatter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To throw down loosely. To be dispersed or dissipated. To strew about. To deposit or place here and there, esp. in an open or sparse order. To sprinkle around. As, clouds scatter after a storm. To disperse or separate.