Desolated türkçesi Desolated nedir

  • Üzmek.
  • Perişan etmek.
  • Terk edilmiş.
  • Harabeye çevrilmiş.
  • Terketmek.
  • Kimsesiz bırakmak.

Desolated ile ilgili cümleler

English: Jale's explanations enchanted me and desolated me all at once.
Turkish: Jale'nin açıklamaları beni büyüledi ve birdenbire beni üzdü.

Desolated ingilizcede ne demek, Desolated nerede nasıl kullanılır?

Become desolate : Issızlaşmak. Yalnız kalmak.

Desolate : Harap etmek. Kimsesiz. Kuş uçmaz kervan geçmez. Arkadaşsız. Üzmek. Perişan etmek. Boş. Yalnız. Boş bırakmak. Kimsesiz bırakmak.

Desolately : Harap bir şekilde. Terkedilmiş şekilde. Sefil bir şekilde. Terk edilmiş bir şekilde. Harap bir halde. Kimsesizce. Boş olarak. Issız bir şekilde.

Desolateness : Verimsizlik. Terkedilmişlik. Umutsuzluk. Ümitsizlik. Depresyon. Terk edilmişlik. Tenhalık. Bunalım. Melankoli. Kimsesizlik.

Desolates : Kimsesiz bırakmak. Tenha. Harap etmek. Kuş uçmaz kervan geçmez. Kederlendirmek. Issız. Üzmek. Perişan etmek. Terketmek. Boş bırakmak.

Desolations : Kimsesizlik. Terk edilmişlik. Virane. Issızlık. Perişanlık. Yeis. Harabe. Viranlık. Haraplık. Kasavet.

Desolating : Boş bırakmak. Tenha. Terketmek. Kuş uçmaz kervan geçmez. Kimsesiz bırakmak. Kederlendirmek. Üzmek. Issız. Perişan etmek. Harap etmek.

Desolation : Terk edilmişlik. Yalnızlık. Kasavet. Perişanlık. Yeis. Üzüntü. Terkedilmişlik. Kimsesizlik. Haraplık. Virane.

 

İngilizce Desolated Türkçe anlamı, Desolated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Desolated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Afflict : Kaygı vermek. Istırap vermek. Sarsmak. Başına bela olmak. Sıkıntı vermek. Eziyet etmek. Acı vermek.

Desolate : Kimsesiz. Harap etmek. Arkadaşsız. Yalnız. Terkedilmiş. Perişan.

Waifish : Barınaksız. İhmal edilmiş. Bırakılmış. İnce ve kırılgan görünen. Evsiz. Vazgeçilmiş.

Bobbles : Berbat etmek. Bozmak. Kafayı sallayarak hareket ettirmek. Gaf. Eline yüzüne bulaştırmak. İçine etmek.

Act up : Aktifleşmek. Arıza çıkarmak. Yaramazlık yapmak. Yaramazlık etmek. Can sıkmak. Dert açmak. Kötü davranmak. Gösteriş yapmak. Teklemek.

Cede : Feragat etmek. Vazgeçmek. Terk etmek. Fariğ olmak. Göçermek. Devretmek. Bırakmak. Vermek. Teslim etmek.

Desolates : Harap etmek. Issız. Kuş uçmaz kervan geçmez. Tenha. Kederlendirmek. Boş bırakmak.

Ceded : Vazgeçmek. Devretmek. Teslim etmek. Vermek.

Afflicting : Başına bela olmak. Eziyet etmek. Acı vermek. Sıkıntı vermek. Sarsmak. Kaygı vermek. Istırap vermek.

Bollix : Saçmalık. İçine etmek. Eline yüzüne bulaştırmak. Yok etmek. Berbat etmek. Batırmak. Saçma. Bozmak. Altüst etmek.

Desolated synonyms : orphan, orphaning, affects, deserting, ravaged, cast aside, come away, abandons, bumbled, aggrieve, set apart, aggrieves, bobble, agitating, orphans, abandoned, sacked, bring under, bring to ruin, agitate, deserted, ceding, absquatulation, affect, break up, separated, bollocks, chagrin, afflicts, cast down, aggrieving, cedes, ballocks.

 

Desolated zıt anlamlı kelimeler, Desolated kelime anlamı

Continual : Mütemadi. Ardı arkası kesilmeyen. Sürekli. Devamlı. Sık. Sıkça. Ardı arkası gelmeyen. Aralıksız. Süregelen. Durmadan.

Joint : Ek yeri. Eklem. Ek. Ortak. Birleşme yeri. Kırılmış bir kayacın parçaları arasında, gözle görülebilecek derecede bir ayrılma ya da kayma devimi göstermeyen kırık. Birleşmiş. Müşterek. Ek veya oynak yeri yapmak. Birleşik.