Interviewees türkçesi Interviewees nedir
- Görüşülen kimse.
- Görüşülen kişi.
- Mülakat yapılan kimse.
- Ropörtaj yapılan kişi.
- Başvuran kimse.
- Görüşme yapılan kimse.
Interviewees ingilizcede ne demek, Interviewees nerede nasıl kullanılır?
Interviewee : Görüşülen kişi. Ropörtaj yapılan kişi. Mülakat yapılan kimse. Görüşülen kimse. Başvuran kimse. Görüşme yapılan kimse.
Interviewed : Röportaj. Söyleşi yapmak. Görüşme. Görüşme yapmak. Mülakat. Görüşmek. Röportaj yapmak. İle görüşme yapmak.
Interviewer : Karşılıklı görüşme yapan kimse. Görüşmeyi yapan. Bir görüşmede soru çizinliği ya da görüşme kılavuzu kullanarak karşılıklı konuşma ve soru-yanıt ilişkisiyle sözlü açıklamaları yazılı bilgiye dönüştüren gözlemci, bk. soruşturucu. Bir görüşmede kendileriyle karşılıklı konuşularak bilgi alınan birey ya da birim. bk. yanıtlayıcı. Görüşmeci. Muhabir. Röportör. Röportaj yapan kimse. Görüşmeyi yapan kimse. Görüşme yapan kimse.
Interviewer bias : Görüşme yordamında bir toplumsal.birim olarak görüşmeci boyutunun işe karışmasından doğabilecek yanlılık. Anketör yanlılığı. Görüşmeci yanlılığı.
Interviewer instruction : Bir görüşmede izlenecek almaşık düzenleri, yerine getirilecek işlemleri belirtmek üzere görüşmeciye görüşme çizinliği içinde gösterilen eylem doğrultusu. Görüşmeci yönergesi.
Interview guide : Görüşme yordamında başvurulan ve görüşme sırasında sağlanacak bilgileri genel başlık ya da alt başlıklar biçiminde dizelgeleyen açıkuçlu gözlem aracı. Görüşme kılavuzu.
Clinical interview : Tüm içerimi, tüm çerçevesiyle belirlenemeyen ya da soruya dökülemeyen konuların gözlenmesi amacıyla başvurulan, bir görüşme kılavuzuyla ilgi alanının içlem ve kapsamını tanımayı amaçlayan görüşme, bk. görüşme kılavuzu, kılavuzlu görüşme. Klinik mülakat. Tanısal görüşme.
Interview mood : Görüşme ortam. Bir görüşmenin içinde geçtiği olumlu ya da olumsuz, özendirici ya da kısıtlayıcı koşullar.
Interviewers : Görüşmeyi yapan kimse. Karşılıklı görüşme yapan kimse. Görüşmeci. Görüşmeyi yapan. Muhabir. Görüşme yapan kimse. Röportör. Röportaj yapan kimse. Mülakatı yöneten kimse. Röportajcı.
Interview schedule : Görüşme çizinliği. Görüşmecinin yanıtlayıcılarla yüz yüze gelerek sorduğu, yanıtlarını yazdığı dizgeli-ölçünlü sorular dizelgesi. bk. soru çizinliği.
İngilizce Interviewees Türkçe anlamı, Interviewees eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Interviewees ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Appliers : Aday. Başvuran. Başvuru sahibi. Namzet.
Applicant : Namzet. Başvuran. Başvuru sahibi. Müracaat eden. Müracaat sahibi. Başvuran kişi. Başvurucu. Aday. İstekli.
Questioner : Soru soran kimse. Sorgulayan kimse. Çok soru soran kimse. Soru soran.
Appealers : Bir davanın yüksek mahkeme tarafından yeniden incelenmesini talep eden kimse. İsteyen. Temyiz isteminde bulunan. Temyize başvuran. Yüksek mahkemeye başvuran kimse.
Respondent : Savunma yapan. Savunan kişi. Cevap veren. Denek. Karşılık veren. Araştırmada sorulan sorulara cevap veren kimse. Davalı. Sanık. Yanıtlayıcı. (anket ya da araştırmada) katılımcı.
Responder : Cevap veren.
Answerer : Muhatap. Yanıtlayan veya cevap veren kimse. Cevaplayıcı.
Querier : Sorgulayan.
Appealer : Yüksek mahkemeye başvuran kimse. Temyize başvuran. Temyiz isteminde bulunan. İsteyen. Bir davanın yüksek mahkeme tarafından yeniden incelenmesini talep eden kimse.
Interviewees synonyms : don't know, interviewee, applier, asker, inquirer, enquirer.

Bu kısımda Interviewees kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Interviewees ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Interviewees anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Interviewees ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.