Appealer türkçesi Appealer nedir

  • Temyiz isteminde bulunan.
  • Bir davanın yüksek mahkeme tarafından yeniden incelenmesini talep eden kimse.
  • Temyize başvuran.
  • Yüksek mahkemeye başvuran kimse.
  • Başvuran kimse.
  • İsteyen.

Appealer ingilizcede ne demek, Appealer nerede nasıl kullanılır?

Appealers : Bir davanın yüksek mahkeme tarafından yeniden incelenmesini talep eden kimse. Yüksek mahkemeye başvuran kimse. İsteyen. Başvuran kimse. Temyiz isteminde bulunan. Temyize başvuran.

Appealed : Temyiz edilmiş. Rica etmek. Müracaat etmek. Yalvarmak. İlgisini çekmek. Başvurmak. Temyize gitmek. Üst mahkemeye başvurmak. Hoşuna gitmek.

Appealed to him : Dikkatini çekti. Ona cazip geldi. İlgisini çekmiş.

Appeal a ruling : Bir mahkeme kararının değiştirmesi için açılan dava. Mahkeme kararı temyiz etme.

Appeal against : Temyize başvurmak.

Appeal of collective contract : Yetkili işçi ya da işveren kuruluşlarının karşıtını toplu sözleşme yapmağa çağırması. Toplu sözleşme çağrısı.

Appeal to the country : Halkın oyuna başvurmak. Seçime gitmek (ingiliz ingilizcesi).

Appeal for annulment : Fesih için başvurma. İptal için temyiz etme. Fesih istemiyle temyiz.

Appeal to arbitration : Tahkime başvuru.

Appeal committee : Daha alt komite tarafından temyiz edilmiş olan davalara bakan komite. Temyiz komitesi.

 

İngilizce Appealer Türkçe anlamı, Appealer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Appealer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Request : Dilek. İstem. Rica. İstemek. Rica etmek. Talep etmek. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Yalvarmak. Ricada bulunmak. Resmen istemek.

Come through : Üstesinden gelmek. Geçirmek. Başkalarını hayal kırıklığına uğratmamak. Sonuca ulaşmak. Yaşamak. Kendini belli etmek. İyileşmek. Atlatmak. (bir haber) gelmek. Becermek.

Crop up : Ortaya çıkmak. Birdenbire görünmek. Beklenmedik biçimde ortaya çıkmak. Aniden belirmek. Birden meydana çıkmak. Beklenmedik bir anda olmak. Sökün etmek. Baş göstermek.

Basset : Av köpeği. Sepet. Uzun gövdeli ve kısa bacaklı bir av köpeği. Beşik.

Come to light : Gün ışığına çıkmak. Gün yüzüne çıkmak. Su yüzüne çıkmak. Açığa çıkmak. Meydana çıkmak. Netlik kazanmak. Ortaya çıkarmak. Keşfedilmek. Gözler önüne serilmek. Ortaya çıkmak.

Prayer : Namaz. Varlığına inanılan doğaüstü bir güce yöneltilen, çoğunlukla sözlü, belli bir biçim almış dilek. İbadet eden kimse. İbadet. Dua okuma. Duacı. Gücüyle başaramadığı bir dileğini gerçekleştirmek isteyen birey ya da toplumun, doğaüstü güç, nesne ya da varlıktan sözlü ya da yazılı gelenek yoluyla öğrendiği, genellikle belirli bir yapı ve uyumla söylenen ya da içten yinelenen dinsel nitelikli sözlerle yardım istenmesini içeren eylemli ya da eylemsiz dilek. bk. sözlü gelenek, adak yapmak. Yakarış. Niyaz. Temenni.

Pop out : Ağızdan kaçmak. Fırlamak. Yırtık dondan çıkmak. Aniden çekip gitmek. Atmak. Dışarı çıkmak. Yuvasından fırlamak (göz). Birdenbire çıkmak.

 

Applicant : Müracaat eden. Aday. Namzet. Başvuran. İstekli. Başvuru sahibi. Başvurucu. Müracaat sahibi. Başvuran kişi.

Wooing : Kur yapma. Kur yapan. Flört. Kur.

Interviewees : Görüşülen kimse. Ropörtaj yapılan kişi. Görüşme yapılan kimse. Görüşülen kişi. Mülakat yapılan kimse.

Appealer synonyms : leap out, push through, spring to mind, rush out, courtship, come on, adjuration, reappear, show, come to hand, applier, burst forth, solicitation, pop, crop out, desirers, requesters, flash, pop up, sally out, beseechers, peep, wash up, interviewee, beseecher, requester, appellants, demagoguery, outcrop, burst out, willers, asking, requestors.

Appealer zıt anlamlı kelimeler, Appealer kelime anlamı

Disappear : Kaybolmak. Gözden kaybolmak. Ortadan kaybolmak. Yok olmak. Görünmez olmak. Ortadan kalkmak. Ortalıktan kaybolmak. Aniden kaybolmak. Unutulup gitmek.

Appealer ingilizce tanımı, definition of Appealer

Appealer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who makes an appeal.