Come through türkçesi Come through nedir

  • Gelmek.
  • Sonuca ulaşmak.
  • Başkalarını hayal kırıklığına uğratmamak.
  • Kendinden bekleneni yapmak.
  • Becermek.
  • Yaşamak.
  • İyileşmek.
  • Başarmak.
  • Atlatmak.
  • Kendini belli etmek.
  • Geçirmek.
  • Üstesinden gelmek.
  • (bir haber) gelmek.

Come through ile ilgili cümleler

English: We can't be sure which door Tom will come through.
Turkish: Tom'un hangi kapıdan geleceğinden emin olamayız.

Come through ingilizcede ne demek, Come through nerede nasıl kullanılır?

Through : Arasından. Üzerinden. -den geçerek. Süresince. Her yanına. İçeriye. Sayesinde. Yüzünden. Başarılı bir sonuca. Yoluyla.

Come a cropper : Baş aşağı gitmek. Hezimete uğramak. Naneyi yemek. Bozguna uğramak. Başarısızlığa uğramak. Kötü biçimde düşmek.

Come a purler : Başaşağı düşmek. Kötü düşmek. Tepetaklak düşmek.

Come about : Olay (bir yerde) geçmek. Volta etmek. Olmak. (gemi) dönmek veya yön değiştirmek. Meydana gelmek. Doğmak. Çıkmak.

Come across : İyi etki yapmak. İzlenim bırakmak. Karşılaşmak. İzlenim yaratmak. İle karşılaşmak. İstenileni yapmak. Rastlamak. -e rastlamak. Rastgelmek. Etkileyici olmak.

Come across with : Vermek. Para uçlanmak. Rastlamak. Karşılaşmak. Ödemek.

İngilizce Come through Türkçe anlamı, Come through eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Come through ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Cross : Borudan iki yana kol almakta kullanılan bağlantı parçası. Düzenbaz. Aksi. İkili te. Dargın. Kesişen. Karşıya geçmek. Çaprazlama. Biyoloji, tarih alanlarında kullanılır.

Ameliorating : Geliştirmek. Islah etmek. Abat eylemek. Düzeltmek. Düzelmek. İyileştirmek. Gelişmek. Ondurmak.

Amount to : Anlamına gelmek. Tutarında olmak. Tutmak. Toplamı belirli bir miktar olmak. Eşit olmak. Olmak. Baliğ olmak. İle eşanlamlı olmak. Varmak.

Achieve : Ulaşmak. Elde etmek. Kazanmak.

Abideth : Boyun eğmek. Beklemek. Tahammül etmek. Uymak. Müsamaha göstermek. Oturmak. Katlanmak. Kalmak. İtaat etmek.

Accomplish : Tamamlamak. Başarıya ulaşmak. Yerine getirmek. Almak (yol, zaman). Yapmak. Bitirmek. Sonuçlandırmak.

Bypass : Uğramamak. Boş vermek. Yan yol. Uğramadan geçmek. Baypas yoluyla -den geçmek. İkinci yol yapmak. Yanından geçmek. Bertaraf etmek. Atlamak. Dolambaçlı yoldan gitmek.

Bashed : İndirmek. Kuvvetle vurmak. Sertçe vurmak. Hızla vurmak. Çarpmak. Şiddetle vurmak. Deneme. Eğlence. Sert vuruş.

Be among the living : Canlı olmak. Göğüs görmek. Yaşayanlar arasında olmak. Canlı kalmak. Dayanmak.

Come through synonyms : coming through, arrive, extrapolating, get things done, doing well, cicatrise, amend, existed, accomplishing, circumvented, dwell, carry through, bring home the bacon, beat somebody to it, carry it off, bashes, come from, exist, carries, contrives, ameliorates, dost, brought off, dwells, break the back of, dishing, accrues, dwelled, get a long, toe the line, communicates, accrue, arr.