Coming through türkçesi Coming through nedir

Coming through ile ilgili cümleler

English: Excuse me, I'm coming through.
Turkish: Affedersiniz, ben geliyorum.

English: I was able to see him coming through the window.
Turkish: Pencereden onun gelişini görebiliyordum.

English: We saw the waiter coming through the door.
Turkish: Garsonun kapıdan geldiğini gördük.

Coming through ingilizcede ne demek, Coming through nerede nasıl kullanılır?

Coming : Yaklaşan. Gelen. Varış. Yaklaşma. Geliş. Gelme. İlerleyen. Zuhur. Gelecek (ay, yıl). Gelmekte olan.

Through : Nedeniyle. Sayesinde. Orasında burasında. Boyunca. Vasıtası ile. Yolu ile. Yoluyla. Başından sonuna kadar. İçeriye. Başından sonuna dek.

Coming and going : Gidişgeliş. Enter and exit. Arrive and leave.

Coming attractions : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tanıtma filmi. Bir sinemada, sonraki izlencelerde yer alacak filmleri tanıtmak üzere, bunlardan seçilmiş örneklerden oluşan kısa film.

Coming back : Geri gelme.

Coming generation : Gelecek nesiller. Gelecekte doğacak olan çocuklar. Çocuklar ve onlardan sonra gelen tüm kuşaklar. Doğacak olan ve gelecek nesilleri oluşturacak olan nesiller.

İngilizce Coming through Türkçe anlamı, Coming through eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Coming through ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be crowned with success : Başarıyla taçlandırılmak. Başarılı olmak.

Bashes : Hızla vurmak. Sertçe vurmak. Kuvvetle vurmak. Sert vuruş. Şiddetle vurmak. Çarpmak. Eğlence. Deneme. İndirmek.

Achieves : Kotarmak. İpi göğüslemek. Başarı sağlamak. Başarı elde etmek. Elde etmek. Gerçekleştirmek. Ulaşmak. Erişmek. Meydana getirmek.

Circumvented : Açığını yakalamak. Savmak. Tuzağa düşürmek. Yana kaçmak. Çevresini sarmak. Üstün gelmek. Alt etmek. Önlemek. Engellemek.

Avoid : Engel olmak. Kaçınmak. Korunmak. İptal etmek. Yanaşmamak. Uzak durmak. Sakınmak. Engellemek. Kaçmak. Geçiştirmek.

Win through : Başarılı olmak. Amacına varmak. Galip çıkmak. Başarı elde etmek. Kapak atmak. Zorlukları aşmak. Güçlükleri yenmek. Sonuçta galip çıkmak.

Ameliorates : Düzeltmek. Abat eylemek. Ondurmak. Geliştirmek. İyileştirmek. Düzelmek. Islah etmek. Gelişmek.

Carry through : Bitirmek. Tamamlamak. Yerine getirmek. Gerçekleştirmek. Sonuca ulaştırmak. Yüreklendirerek desteklemek.

Choke off : (sinirini vb) bastırmak. Vazgeçirmek. Ekmek. Eğleçlemek. Bastırmak. Kısmak. Tutmak. (sinirini vb) kontrol altında tutmak. Baskı altında tutmak.

Ameliorated : Düzelmek. Gelişmek. Düzeltmek. Ondurmak. Geliştirmek. Islah etmek. Abat eylemek. İyileştirmek.

Coming through synonyms : carries, communicate, beat somebody to it, accomplish, ameliorate, amending, bypass, better, bring home the bacon, arrived, change for the better, amended, communicates, break the back of, accomplishing, amend, come through, dish, bypasses, bash, dishing, bypassing, ended, circumvents, crossest, cicatrized, deal a blow, achieve, land up, bring off, bypassed, brought off, achieved.