Inveigles türkçesi Inveigles nedir

  • Kandırmak.
  • Bağlama çekmek.
  • Teşvik edip bulaştırmak.
  • (kötü bir şey için) kandırmak.
  • Aklını çelmek.
  • Ayartmak.
  • Aldatmak.
  • İğfal etmek.
  • Baştan çıkarmak.
  • Teşvik etmek.

Inveigles ingilizcede ne demek, Inveigles nerede nasıl kullanılır?

Inveigle : Baştan çıkarmak. Aldatmak. Aklını çelmek. (kötü bir şey için) kandırmak. Kandırmak. Bağlama çekmek. İğfal etmek. Teşvik edip bulaştırmak. Ayartmak. Teşvik etmek.

Inveigled : Baştan çıkarmak. Bağlama çekmek. Aklını çelmek. Aldatmak. Teşvik edip bulaştırmak. (kötü bir şey için) kandırmak. Teşvik etmek. Ayartmak. İğfal etmek. Kandırmak.

Inveiglement : Kandırma. Baştan çıkarma. Aldatma.

Inveigler : Ayartan kimse. Çekici kimse. Ayartıcı kimse. Kandıran kimse. Baştan çıkara kimse.

Inveiglers : Çekici kimse. Ayartan kimse. Kandıran kimse. Baştan çıkara kimse. Ayartıcı kimse.

Inveighed : Azarlamak. Tenkit etmek. Paylamak. Çıkışmak.

Inveigling : Bağlama çekmek. Teşvik edip bulaştırmak. Baştan çıkarmak. Teşvik etmek. Aldatmak. İğfal etmek. Aklını çelmek. Ayartmak. (kötü bir şey için) kandırmak. Kandırmak.

Inveigh against : Paylamak. Şiddetle saldırmak. Kıyasıya eleştirmek. Acımasızca saldırmak. Şiddetle eleştirmek.

Inveighs : Paylamak. Tenkit etmek. Çıkışmak. Azarlamak.

 

Inveighing : Azarlamak. Tenkit etmek. Çıkışmak. Paylamak.

İngilizce Inveigles Türkçe anlamı, Inveigles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inveigles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Betray : Yanlış yola sevk etmek. Ağzından kaçırmak. Kötüye kullanmak. Ele vermek. İhanet etmek. Hıyanet etmek. Hainlik etmek. Açığa vurmak. Hiyanet etmek.

Bilks : Ödememek. Hile. Dubara. Dolandırıcı. Dolandırmak. Borç takmak.

Deprave : Azdırmak. Kötülemek. Ahlakını bozmak. Bozmak. Ahlaksızlaştırmak. İfsat etmek.

Bamboozle : İşletmek. Kazıklamak. Kafeslemek. Şaşırtmak. Üçkağıda getirmek. Yamuk yapmak.

Deludes : Yanıltmak. Avutmak. Göz boyamak. Gözünü boyamak.

Cozened : Dolandırmak. Zorlamak. Koparmak.

Bilking : Dolandırmak. Borç takmak. Hile. Dubara. Dolandırıcı. Ödememek.

Bribe : İrtikap etmek. Yemlik. Para yedirmek. Rüşvet vermek. Rüşvet yemek. Bir işin yasa dışı olarak daha kolay ve çabuk yapılması için o işte görevli kişiye sağlanan ayni veya parasal çıkar. Rüşvet.

Corrupt : Bayağı. Mahvetmek. Bozmak (dili). Rüşvetçi. Kötü yola sürüklemek. Yozlaştırmak. Doğru yoldan saptırmak. Yiyici. Ahlaksız.

Dissuade : Cesaret kırmak. Caydırmak. Vazgeçirmek. Fikrini çelmek. Vazgeçirtmek. Çelmek.

Inveigles synonyms : allure, inveigling, bribes, argued, emboldening, bait, seduces, seduce, biassing, coax, allude, seduced, debauch, countenanced, allures, argues, befool, bias, carrying away, befooled, cathect, cheer, argue, entice away, befooling, sweet talk, allured, befools, palaver, cozen, seducing, biasing, embolden.

Inveigles zıt anlamlı kelimeler, Inveigles kelime anlamı

Dissuade : Aklını çelmek. Kandırmak. Cesaret kırmak. Fikrini çelmek. Vazgeçirmek. Çelmek. Vazgeçirtmek. Caydırmak.