Investor türkçesi Investor nedir

Investor ile ilgili cümleler

English: Foreign investors withdrew their money from America.
Turkish: Yabancı yatırımcılar, Amerika'daki paralarını geri çektiler.

English: They need investors.
Turkish: Onların yatırımcılara ihtiyacı var.

English: If you gamble on the stock market, you are an investor... If you gamble on the derivatives market, you are a trader... If you gamble at the casino, you are a loser... Morality?
Turkish: Borsada kumar oynarsan bir yatırımcısındır... Türev piyasada kumar oynarsan bir tüccar ... Kumarhanede kumar oynarsan bir kaybedensindir ... Ahlak ?

English: Last year, the company was sold to private investors.
Turkish: Geçen yıl şirket özel yatırımcılara satıldı.

Investor ingilizcede ne demek, Investor nerede nasıl kullanılır?

Foreign investor : İş girişimlerinde kendi ülkesinden ziyade diğer bir ülkeye yatırım yapan kimse. Yabancı yatırımcı.

Investors : Sermayedar. Yatırımcılar. Yatırımcı.

Institutional investors : Yatırıma büyük miktarlarda paralar ayıran teşkilatlar. Kurumsal yatırımcılar.

Patents to investors : Bir ülkeye yatırım yapmak için başvuran kişilere verilen özel belgeler. Yatırımcılar belgesi.

Invest money : Para koymak. Para yatırmak. Yatırım yapmak.

 

Investigatable : Araştırılabilir. İncelenebilir. Soruşturulabilir.

Propensity to invest : Yatırım eğilimi.

Average propensity to invest : Ortalama yatırım eğilimi. Belli bir dönemde yapılan yatırım harcamalarının milli gelir içindeki payı, diğer bir deyişle belli bir dönemde yapılan yatırım harcamalarının milli gelire oranı.

Invest : Kuşatmak. Sarmak. Yatırmak. Para yatırmak. Donatmak. Bağlamak. Birini makamına oturtmak. Yatırım yapmak. Birine yetki vermek. Giydirmek.

Investible : Yatırım yapılabilir. Yatırılabilir.

İngilizce Investor Türkçe anlamı, Investor eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Investor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rentier : Kira geliri sağlayan kişi. Taşınır ve durağan mallarından gelir sağlayan kişi. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Üretime katkısı olmadan kira ve faiz geliri elde ederek yaşamını sürdüren kişi. Gelirci. Gelir sahibi. Rantiye sınıfı. Rantiye.

Enterprising : Atılımcı. Açıkgöz. Uyanık. Girişken. Müteşebbis. Cesur. Girişimci. Atılgan.

Bondholder : Tahvilat hamili. Tahvil sahibi. Obligatör.

Contributory : Katılan. Katkıda bulunan. Rol oynayan. Yardımcı. Neden olan. Sorumlu ortak. Katılım fonu. Payı olan. Katkıda bulunan kimse.

Stockholder : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir ortaklık veya mal üzerinde payı olan kişi. hisse senedini satın alarak elinde bulunduran kişi. Bir ortaklığın pay belgiti iyesi olan kişi. Hissedar. Ortak. Pay sahibi. Hisse senedi sahibi. Hisse sahibi. Paydaş.

Shareholder : Hisse sahibi. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Pay sahibi. Paydaş. Ortak. Bir ortaklık veya mal üzerinde payı olan kişi. hisse senedini satın alarak elinde bulunduran kişi. Bir ortaklığın pay belgiti iyesi olan kişi. Aksiyoner. Hissedar. Hisse senedi sahibi.

 

Magnates : Büyük işadamı. Kodaman. Nüfuzlu kimse. Patron. Fabrikatör. İleri gelen. Büyük adam. Sanayici.

Caller : Telefon eden kimse. Arayan. Uğrayan kimse. Oyunu yöneten kimse. Kısa ziyaret yapan kimse. Kısa ziyaretçi. Ziyaretçi. Çağıran. Misafir. Alısünle arayan kimse.

Bear : Taşımak. Dayanmak. Vurguncu. Değmek. Dönmek. Uygun olmak. Spekülasyon yapmak. Yönelmek. Dişini sıkmak. Kin gütmek.

Investors : Yatırımcılar.

Investor synonyms : contrarian, financiers, capitalists, enterpriser, depositor, magnate, shareowner, lender, financier, contributories, capitalist, bull, loaner.

Investor zıt anlamlı kelimeler, Investor kelime anlamı

Bear : Ürün vermek. Hazmetmek. Üzerinde bulunmak. Spekülasyon yapmak. Kin gütmek. Duymak (sevgi). Değmek. Üstlenmek. Yönelmek. Vurguncu.

Borrower : İstikraz eden. Borç alan kimse. Borç alan. Müstakriz. Borçlanan. Borç para alan kişi. Ariyet alan. Borçlu. Kredi alan.

Bull : Piyasayı yükseltmek (borsa). Sakçı. Hisselerin değerini yükseltmek. Zırva. Polis. Erkek fil. Kocaman erkek hayvan. Saçma. Vurguncu. Borsacı.

Investor ingilizce tanımı, definition of Investor

Investor kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who invests.