Isostatic türkçesi Isostatic nedir

  • Eş basınçlı.
  • İzostatik.
  • İzostasi ile ilgili.
  • Eş dengeli.
  • Her yönden eşit basınçta.
  • Yerkabuğunun verilen bir segmentini yükseltme eğilimi olan yükseltme gücü ve bastırma eğilimi olan yerçekimi arasındaki denge ile ilgili (jeoloji).

Isostatic ingilizcede ne demek, Isostatic nerede nasıl kullanılır?

Isostatically : İzostatik olarak. Eşbasınçlı bir şekilde. (jeoloji) izostatik olarak. İzostasi ile ilgili olarak (yerkabuğunun verilen bir segmentini yükseltme eğilimi olan yükseltme gücü ve bastırma eğilimi olan yerçekimi arasındaki denge).

Isostasy : İzostasi. İzostazi. Yerkabuğunun verilen bir segmentini yükseltme eğilimi olan yükseltme gücü ve bastırma eğilimi olan yerçekimi arasındaki denge (jeoloji).

Isostemonous : İzostemon.

Isosteric : İzosterik. Eşdeğerlikli. Aynı elektron değerliği ve biçime sahip fakat atom sayısı ve türleri farklı olan.

Isosterism : Eşdeğerlilik.

Anisosthenic : Anizostenik.

Anisostemonous : Anizostemon.

İngilizce Isostatic Türkçe anlamı, Isostatic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Isostatic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Prostate : Kestanecik. Özbeze. Prostat.

Isopiestic : Eşbasınçlı.

Isotonic : Eşbasınçlı. Eş tuzlu. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Aynı ozmotik basınca sahip, ozmotik basınçları eşit olan. Başka bir çözelti ile aynı osmotik basınca sahip olan çözelti ile ilgili (kimya, fizyoloji). Aynı geçişmeli. Eşgergili. İzotonik. Tuz derişimi aynı.

 

Isostatic zıt anlamlı kelimeler, Isostatic kelime anlamı

Hypotonic : Zayıf kuvvet veya gerginlikte kaslı olma. Hipotonik. Ozmotik basıncı, hücrenin ozmotik basıncından düşük. vücut sıvılarının ozmotik basıncına oranla daha düşük ozmotik basınca sahip. Düşük geçişim basınçlı. Azgergili. Gevşek (doku). İzotonik bir sıvıdan daha düşük ozmotik basınca sahip olan. Karşılaştırıldığı şeyden daha düşük ozmotik basınca sahip olma (kimya).

Hypertonic : İzotonik bir sıvıdan daha yüksek ozmotik basınca sahip olan. bir hücrenin ozmotik kuvvetinden yani 300 mosm'den daha yüksek ozmotik basıncı sebebiyle ozmozdan dolayı suyun hücreden çıkışına sebep olan ortam. Çokgerçili. Yüksek basınçlı. Aşırı kas gücü veya gerginliği olan. Aşırı kasılmış. Ozmotik basıncı, hücrenin ozmotik basıncından yüksek olan. vücut sıvılarının ozmotik basıncına oranla daha yüksek ozmotik basınca sahip olan. Hipertonik. Yüksek geçişim basınçlı.

Isostatic ingilizce tanımı, definition of Isostatic

Isostatic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Being in hydrostatic equilibrium, as a body submerged in a liquid at rest. Subjected to equal pressure from every side. Pertaining to, or characterized by, isostasy.