Itself türkçesi Itself nedir

Itself ile ilgili cümleler

English: America fancies itself the world's freest nation.
Turkish: Amerika, kendisinin dünyanın en özgür ülkesi olduğundan hoşlanıyor.

English: A house divided against itself cannot stand.
Turkish: Kendisine karşı bölünmüş bir ev ayakta kalamaz.

English: If it were not for books, each generation would have to rediscover for itself the truths of the past.
Turkish: Kitaplar olmasaydı, her nesil kendisi için geçmişin gerçeklerini yeniden keşfetmek zorunda kalacaktı.

English: After death, there is nothing, and death itself is nothing.
Turkish: Ölümden sonra hiçbir şey yok ve ölüm hiçliğinin kendisidir.

English: How can one be serious with the world when the world itself is so ridiculous!
Turkish: Dünyanın kendisi çok saçmayken birisi nasıl bu kadar ciddi olabiliyor!

Itself ingilizcede ne demek, Itself nerede nasıl kullanılır?

Entwine itself around : Bir şeyin etrafına dolanmak.

Lend itself to : Uygun düşmek. Uygun olmak. Uymak. Yaramak. Elverişli olmak. (yanlış anlaşılmaya) açık olmak. Uygun gelmek. -e uygun olmak. Maruz bulunmak. -e elverişli olmak.

Make itself felt : Kendini hissettirmek.

Sort itself out : Hallolmak. Çözülmek.

Wean itself away from dependency on : -e bağımlılığını rehabilite etmek. -e bağımlı olmaktan kurtarmak.

 

Offer itself : Ortaya atılmak. Beklenmedik bir şekilde gelmek. Görülmek. Ortaya çıkmak.

In itself : Başlı başına. Aslında. Kendisi. Bağımsız olarak. Başlıbaşına. Kendi içinde. Bizatihi. Haddi zatında. Kendinde. Özünde.

Manifest itself : Kendini belli etmek. Zuhur etmek. Yüze çıkmak. Kendini göstermek.

Pay for itself : Masrafını çıkarmak. Kendini amorti etmek. Kendi bedelini ödemek. Kendi masrafını çıkarmak.

In a class by itself : Türünün en iyisi. Tek. Başkasına bezemeyen. Biricik. Eşsiz. Kendi sınıfında.

İngilizce Itself Türkçe anlamı, Itself eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Itself ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

But : Oysa. Ancak. -den başka. Ama. Meğer. Hiç olmazsa. Hariç. Fakat. Başka. Meğerse.

In person : Şahsen. Bizzat kendisi. Yüz yüze.

He : O(erkek). Kendileri. Eril o. Nesne. O. Erkek. Helyumun simgesi.

He who : O ki.

Him : (erkek) onu. Ona. O. Onu. Kendine.

Myself : Kendime. Şahsım. Kendimi. Ben. Kendim. Özüme. Özümü. Özüm.

Personally : Kanımca. Bana kalırsa. Kişisel olarak. Şahsen. Kişi olarak. Kendi adıma. Kişilik olarak. Kendine gelince.

Collected : Sakin. Toplanmış. Toplatılmış. Kendine hakim. Toplu. Derleme. Aklı başında. Toplanan. Sakinleşmiş.

Barely : Hemen hemen. Zoraki. Ancak. Kıtı kıtına. Gücü gücüne. Hemen hemen hiç. Anca. Zar zor. Çok az.

In itself : Başlı başına. Aslında. Haddi zatında. Kendi içinde. Bağımsız olarak. Özünde. Bizatihi. Başlıbaşına.

Itself synonyms : mental object, cognitive content, self, none but, conscious, noumenon, clannishly, urself, self conscious, selfing, justs, exclusively, mere, merely, if only, as big as life, several, herself, justing, aboveboard, thyself, auto, himself, selfs, shes, content, just, her, nothing but, oneself, yourself, alone, respective.

 

Itself ingilizce tanımı, definition of Itself

Itself kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : It stands by itself. The neuter reciprocal pronoun of It. As, the thing is good in itself.