In itself türkçesi In itself nedir

  • Başlı başına.
  • Özünde.
  • Haddi zatında.
  • Bağımsız olarak.
  • Kendinde.
  • Aslında.
  • Bizatihi.
  • Başlıbaşına.
  • Kendisi.
  • Kendi içinde.

In itself ile ilgili cümleler

English: Competitiveness is neither good nor bad in itself.
Turkish: Rekabet aslında ne iyi ne de kötü.

English: Competition is neither good nor evil in itself.
Turkish: Yarışma aslında ne iyi ne de kötü.

English: Technology is in itself meaningless unless it serves mankind.
Turkish: Teknoloji insanlığa hizmet etmedikçe kendi içinde anlamsızdır.

English: Beauty is beautiful in itself.
Turkish: Güzellik kendinde güzeldir.

In itself ingilizcede ne demek, In itself nerede nasıl kullanılır?

In : Çok moda olan. Mevsimi gelmiş. Dahili. Olarak. Da. De. İçeri doğru yönelen. İçinde. İktidardaki. Gelmiş olan.

Itself : Bizzat. Kendi. Sadece. Kendini. Kendinde. Kendisi.

That in itself : Kendi içinde ve kendine ilişkin. Olduğu gibi. Mevcut durumunda. Yanlız başına.

Thing in itself : Kendinde şey. Kendisi. Yalnız akıl ile algılanan şey. Emin olmadan kabul edilen olgu.

In a bad condition : Kötü durumda.

In a bad fix : Zor durumda. Zor bir durumda. Sıkıntıda. Zor bir halde.

In a bad light : Kötü bir yolla. Negatif bir yolla. Kötü bir ışıklı. Kötü bir ışıkta.

İngilizce In itself Türkçe anlamı, In itself eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak In itself ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Actually : Fiilen. Fiili olarak. Gerçekten. Asıl. Gerçekte. Aslına bakarsak. Hakikaten. Sahi.

Conscious : Farkında. Uyanık. Kasıtlı. Kastiyle. İnançlı. Bilinciyle. Ayık. Bilincinde. Şuuru yerinde.

Intrinsically : Tabiatının gereği. Tabiatı gereği. Aslen. Doğası itibarıyla. Doğal olarak. Hakiki olarak. Doğası gereği.

Collected : Toplu. Toplatılmış. Kendine hakim. Sakin. Derleme. Toplanan. Toplanmış. Sakinleşmiş. Aklı başında.

He : Kendileri. Erkek. Eril o. Nesne. O(erkek). Helyumun simgesi. O.

Automatically : Özdevimlice. Kendi kendine. İstemsiz olarak. Özdevimli. Özdevimli şekilde. Kendiliğinden. Otomatikman. Özdevinimli. Otomatik olarak.

As a matter of fact : Gerçek şu ki. Gerçekten. Doğrusu. Doğrusunu isterseniz. Zaten. Hakikaten. İşin doğrusu. Aslına bakarsan. Şu bir gerçek ki.

In the flesh : Canlı. Bu dünyada. Gerçek yaşamda. Bizzat. Dünya gözüyle. Gerçekte. Etten kemikten.

Of itself : Kendi kendine. Kendi halinde.

Basically : Esas olarak. Temel olarak. Birincil olarak. Aslen. Esasen. Altta. Esasında. Kökünden. Öncelikli olarak.

In itself synonyms : shes, au fond, fundamentally, in substance, himself, self conscious, individual, substantially, as it happens, cardinally, independently, at bottom, herself, at heart, as far as it goes, freely, honestly, thing in itself, self, he who, clannishness, out and out, deep down, her, oneself, as such, essentially, by myself, itself, by rights, separately, per se.