Şata nedir, Şata ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yastık.

Başörtüsü.

Şata tanımı, anlamı

Şataf : Çalım, süs. 1.Neşe. 2.Güleç. 1.Asmanın son üzümü. 2.Ağaçların zamansız meyvesi. Güler yüzlü, neşeli

Şataf vermek : Kışkırtmak.

Şatafalı : Neşeli, eğlenceli, gürültülü.

Şatafatçı : Dalkavuk, yüze gülen.

Şatafatsızlık : Şatafatsız olma durumu.

Şatafçı : 1.Yüze gülücü. 2.Göz boyayan.

Şatafçılık : 1.Aygır dişiye aşarken elle yardım etme. 2.Dalkavukluk.

Şataflamak : Sıkıştırmak. Ürkek ürkek çevreyi gözetlemek. Süslemek. Kışkırtmak, ayartmaya çalışmak. Avutmak, yüze gülmek.

Şataflı : 1.Neşeli, eğlenceli, gürültülü. 2.İştahlı. 3.Huysuz, yaygaracı, tezcanlı. 1.Gösterişli, süslü. 2.Albenili, çekici. Gösterişli.

Şatala : Alık.

Şataratlı : Gösterişli, süslü.

Şatavlamak : Suyuna gitmek, pohpohlayıp gönlünü almak.

Şatavlanmak : Sevinmek, keyiflenmek.

Şatavlu : Gösterişli, süslü.

Şatafat : Görkem.

Şatafatlı : Görkemli.

Şatafatsız : Görkemsiz.

Başörtü : Başörtüsü.

Yastık : Başın altına koymak veya sırtı dayamak için kullanılan, içi yün, pamuk, kuş tüyü, ot vb.yle doldurulmuş küçük minder. Fide yetiştirmek için ince toprak ve gübreden hazırlanmış yüksekçe yer. Yapılarda, makinelerde bazı bölümlerin üzerine dayandığı parça. Bu biçimde yapılmış ve türlü işlerde kullanılan şey.

Yastı : Yatsı. Yassı. Yatsı, yatsı namazı - yastını: yatsıyı, yatsı namazını.

Diğer dillerde Şaşkın asalak anlamı nedir?

Osmanlıca Şaşkın asalak : gâib tufeyl