Şataf nedir, Şataf ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Çalım, süs.

1.Neşe. 2.Güleç.

1.Asmanın son üzümü. 2.Ağaçların zamansız meyvesi.

Güler yüzlü, neşeli.

Şataf anlamı, tanımı

Şata : Yastık. Başörtüsü

Şataf vermek : Kışkırtmak.

Şatafalı : Neşeli, eğlenceli, gürültülü.

Şatafatçı : Dalkavuk, yüze gülen.

Şatafatsızlık : Şatafatsız olma durumu.

Şatafçı : 1.Yüze gülücü. 2.Göz boyayan.

Şatafçılık : 1.Aygır dişiye aşarken elle yardım etme. 2.Dalkavukluk.

Şataflamak : Sıkıştırmak. Ürkek ürkek çevreyi gözetlemek. Süslemek. Kışkırtmak, ayartmaya çalışmak. Avutmak, yüze gülmek.

Şataflı : 1.Neşeli, eğlenceli, gürültülü. 2.İştahlı. 3.Huysuz, yaygaracı, tezcanlı. 1.Gösterişli, süslü. 2.Albenili, çekici. Gösterişli.

Şatafat : Görkem.

Şatafatlı : Görkemli.

Şatafatsız : Görkemsiz.

Güler yüzlü : Yakınlık gösteren, içten davranan. Yakınlık gösterilerek, içten davranılarak.

Güler yüz : İçten ve yapmacıksız, yumuşak, okşayıcı davranış.

Zamansız : Uygun olmayan bir zamanda yapılan, vakitsiz. Uygun olmayan bir zamanda.

Neşeli : Sevinçli, keyifli, şen, pürneşe. Sevinçli, keyifli, şen bir biçimde.

Yüzlü : Yüzü herhangi bir nitelikte olan. Şımartılmış, yüz bulmuş (kimse).

Zaman : Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Çağ, mevsim. Dönem, devir. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Belirlenmiş olan an. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı.

 

Meyve : Bitkilerde çiçeğin döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan tohumları taşıyan, genellikle yenebilen organ, yemiş. Ürün, sonuç, kâr.

Çalım : Karşıdakini etkilemek amacıyla yapılmış olan abartılı davranış, kurum, caka, afra tafra, afur tafur, zambır. Geminin su kesiminden aşağı bölümünün baş ve kıç bodoslamasına doğru darlaşması. Bir oyuncunun topu elinden veya ayağından kaçırmadan karşısındaki oyuncuları kıvrak hareketlerle geçmesi. Biraz benzeme, andırma. Menzil, erim. Kılıcın keskin yanı.

Diğer dillerde Şaşkın asalak anlamı nedir?

Osmanlıca Şaşkın asalak : gâib tufeyl