Abase türkçesi Abase nedir

Abase ile ilgili cümleler

English: If the sentence is in the database, we'll obtain at once the translated version.
Turkish: Eğer cümle veritabanında ise, biz hemen çevrilmiş sürümünü elde edeceğiz.

English: He began to abase the man behind his back.
Turkish: O, adamı arkasından aşağılamaya başladı.

English: Everyone can feed the database to illustrate new vocabulary.
Turkish: Herkes yeni kelimeleri göstermek için veritabanını besleyebilir.

English: The boy was not abased by the laughter of his classmates.
Turkish: Oğlan, sınıf arkadaşlarının kahkahalarıyla küçük düşmemişti.

English: Ali eventually figured out how to install a free database application on his computer.
Turkish: Ali sonunda kendi bilgisayarına ücretsiz bir veritabanı uygulamasını yüklemeyi anladı.

Abase ingilizcede ne demek, Abase nerede nasıl kullanılır?

Abase oneself : Kendini küçük düşürmek. Küçülmek. Acizliğini kabul etmek. Rezil olmak. Kendini küçültmek. Küçüklüğünü kabul etmek. Tevazu göstermek. Kendini alçaltmak. Kendini kepaze etmek.

Abased : Aşağılamak. Küçültmek. Aşağılanmış. Küçük düşürmek. Gururunu kırmak.

 

Abasedly : Saygınlığı bozulmuş bir şekilde. Küçük düşürürcesine. Hor görerek. Gururu kırılmış olarak.

Abasement : Zillet. Aşağılama. Küçülme. Aşağılanma. Küçük düşürme. Alçalma. Hürmetten salma. Alçaltma. Gururunu kırma. Kibrini kırma.

Abasements : Kibrini kırma. Aşağılanma. Küçük düşürme. Küçülme. Gururunu kırma. Aşağılama. Alçaltma. Zillet. Alçalma.

Briefcase database : Evrak çantası veritabanı.

Capture data in a database : Veritabanına veri yakala.

Abasers : Küçük düşüren. Aşağılayan kimse. Küçük gören kimse. Alçaltan.

Blank database : Boş veritabanı.

Access database : Access veritabanı. Erişim.

İngilizce Abase Türkçe anlamı, Abase eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Abase ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bastardizes : Çarpıtmak. Kötüleştirmek. Alçalmak. Dejenere etmek. Yozlaşmak. Saptırmak. Değerini düşürmek. Çarpıtmak saptırmak. Lekelenmek.

Bruise : Çürümek. Berelemek. Zedelemek. Yaralanmak. Ezmek. Hırpalamak. Çürütmek. Bere. Ezik. Berelenmek.

Call down : Azarlamak. Niyaz etmek. Fırça atmak. Paylamak. Dilemek. Fırça çekmek.

Fall into contempt : Hakir görülmek. Aşağılanmak. Hor görülmek.

Spite : Nispet. Garezi olmak. Kin duymak. Rahatsız etmek. Kin gütmek. Kin. Garez. Kin beslemek. Nispet vermek. Sinir etmek.

Debases : Şerefini lekelemek. Bozmak. Değerini düşürmek. Ayarını bozmak. İndirmek. Sahtesini yapmak. İtibarını düşürmek. İtibarını küçültmek.

Affront : Kabalık etmek. Hakaret. Hakarette bulunmak. Duygularını incitmek. Tahkir etmek. Gücendirmek. Hakaret etmek. Kırmak.

 

Decreases : Azalmak. Eksiltmek. Düşmek. İnmek. Küçülmek. Azaltmak. Eksilmek.

Cheapen : Değerini kaybetmek. Değerini düşürmek. Ucuzlatmak. Değer kaybetmek. İtibarını düşürmek. Ucuzlamak. Değeri düşmek.

Derogates : Küçümsemek. Alçalmak. İhlal etmek. Karşı. Almak. Eksiltmek. Azaltmak. Küçülmek. Bozmak.

Abase synonyms : sidelined, disfavored, belittle, be disgraced, mortify, debase, decreased, pique, offend, chagrin, despise, cheapened, be sent into the wilderness, humblers, disdaining, affronting, demolish, humble, disgrace, disgraces, fall from grace, sideline, cheapening, fall into disfavor, fall into disgrace, humblest, derogated, humbles, deflate, abased, humiliate, demeaned, crush.

Abase ingilizce tanımı, definition of Abase

Abase kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to abase the eye. To lower or depress. To throw or cast down.