Abeyances türkçesi Abeyances nedir

Abeyances ingilizcede ne demek, Abeyances nerede nasıl kullanılır?

Be in abeyance : Bekletilmek. Yürürlüğe konmamak. Askıda olmak. Hükümsüz olmak.

Fall into abeyance : Uygulanmamak. Askıya alınmak. Hükümsüz olmak. Artık kullanılmamak. Yapılmamak.

In abeyance : Geçici pasiflik halinde. Kararlaştırılmamış. Ertelenmiş. Hükümsüz. Askıda. Muallakta.

Abeyance : Meri olmama. Sahipsizlik. Askıda olma. Sürünceme. Kullanılmama. Muallakta olma. Münhal veya muallak olma durumu. Durdurma. Geçerli olmama. Tehire salınma.

Abeyancies : Sürünceme. Askıda kalma.

Abeyant : Serbest. Geçici olarak ertelenmiş. Münhal. Bağlı olmayan. Geçici olarak durdurulmuş. Muallak.

Abeyancy : Sürünceme. Askıda kalma.

İngilizce Abeyances Türkçe anlamı, Abeyances eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Abeyances ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pendency : Askıda kalma. Derdestlik. Derdest olma.

Abeyancy : Askıda kalma.

Inactivity : Üşengeçlik. Tembellik. Tesirsizlik. Durgunluk. Avarelik. Hareketsizlik. Etkisizlik.

Interceptions : Engelleme. Kesme. Alıkoyma. Yakalama. Önleme. Ele geçirme. Yolunu kesme. Dinleme. Tutma.

 

Deferral : Ertelenme. Tecil. Erteleme. Henüz gerçekleşmemiş bir gelirin veya giderin hesaplarda izlenmesi. Henüz gerçekleşmemiş bir gelirin veya giderin bilançoda izlenmesi. Vade. Gecikme. Borcu ödemede gecikme. Daha sonraki tarihe alma.

Negligence : İhlal. Umursamazlık. Özensizlik. Baştan savmacılık. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Boşlama. Bir iş üzerinde gereken ilgiyi göstermeme, işi benimsememe, üzerinde durmama. bir hakkın izlenimini savsaklama. Dikkatsizlik. Savsama. Savsaklama.

Sleaze : Bayağılık. Sefalet. Hafiflik. Pespayelik. Ahlaksız kimse kelimesinin kısa şekli (argo terim). İncelik. Derbederlik. Pislik. Hırpanilik.

Dereliction : İnkar. İhmalkarlık. Terk. Terk edilmişlik. İhmalcilik. Mülkiyetin terki. İhmal. Suyun çekilmesiyle kazanılan toprak.

Recess : Duvar girintisini koymak. Ara vermek. Ara verme. Tatil olmak. Ara vermek (toplantıya). İç taraf. Dinlenme anı. Yerleştirmek. Niş. Paydos etmek.

Disconnected : Tutarsız. Ayrılmış. Dağınık. Kesik. Kesilmiş. Karışık. Kopuk. Turasız. Bağlantısız. İyi planlanmamış.

Abeyances synonyms : standdown, oppilation, forlornness, interruptions, disusing, holdup, estoppage, moratorium, abeyance, halting, obsoleteness, disuse, retention, cutting off, cold storage, suspension, inaction, inusitation, intercepting, interruption, inactiveness, stand down, interception, holdups, abeyancies, derelictions, embarring, disuses.

Abeyances zıt anlamlı kelimeler, Abeyances kelime anlamı

Action : Çalışma. Yapılan şey. Hareket biçimi. Eylem. Muharebe. Faaliyet. İş. Olgu. Amel. Bir durumu değiştirme ve daha ileriye götürme yönünde etkide bulunma çabası.

 

Activity : Faaliyet. Gaz karışımında ya da sıvı çözeltide bulunan bir özdeğin etkin derişimi. bir ışınetkin özdekte birim zamandaki parçalanma sayısı. Yapılan işler. Etkinlik. Meşguliyet. Eyleyim. Bir ışımetkin çekirdeğin içinde oluşan çekirdeksel bozunumların birim zamana düşen sayısı, bk. ışımetkinlik. Etkin olma durumu, bazı etkileri oluşturma yeteneği. ilaç veya zehirli maddelerin vücuda alındıktan sonra etkisini gösterme durumu, aktivite, ilaç molekülünün almaçları uyarma veya baskılama yeteneğinin bir ölçüsü. Çocukların, kendi amaç ve gereksinmelerine uygun geldiği için isteyerek katıldıkları herhangi bir öğrenme durumu. İşlem.

Abeyances antonyms : activeness.