Ablations türkçesi Ablations nedir

  • Erime.
  • Ameliyatla organ alma.
  • Aşındırma.
  • Yüzeysel erime veya erozyon.
  • Ameliyatla çıkarma.
  • Vücuttan ameliyatla parça çıkarılması.
  • Ablasyon.
  • Isıçekim.
  • Uzaklaştırma.
  • Aşınma.
  • Yüzeyden malzeme eksilmesi.

Ablations ingilizcede ne demek, Ablations nerede nasıl kullanılır?

Total ear canal ablation : Kulak yolunun total rezeksiyonu. Dış kulak yangısının medikal tedavilerle iyileşmediği ve vejatatif üremelerle kulak yolunun tamamen tıkandığı durumlarda kulak yolunun kulak zarına kadar olan kısmının ameliyatla uzaklaştırılması ve bölgenin dikişlerle kapatılması. bu yöntemde kulak, duyma yeteneğini tamamen kaybetmektedir.

Ablation : Yüzden erime. Yüzeyden malzeme eksilmesi. Veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Buzulların, güneşlenme, yel, hava sıcaklığı etkileriyle üstten erime ve buharlaşması. Buharlaşma ve erime ile buzulun sona ermesi ve hava sıcaklığı ile erimesi (yüzden erime.). Isıçekim. Aşındırma. Erime. Yüzel erime. Vücuttan ameliyatla parça çıkarılması.

Ablatio placentae : Plasentanın erken ayrılması.

Ablating : Buharlaştırarak ayrıştırmak. Eriterek ayrıştırmak. Keserek çıkarma. Kesip atma. Keserek ayırmak. Cerrahi yöntemlerle ayırmak.

Ablatival : Yön belirtme. İsmin -den haliyle ilgili. Ablatif. -den halindeki. Den halindeki.

 

Ablative treatment : Ablatif tedavi. Tümörün büyümesiyle ilişkili hormonların fizyolojik kaynaklarını ortadan kaldırmaya yönelik tümör tedavisi.

Ablative absolute : Yalın çıkma durumu.

Ablates : Buharlaştırarak ayrıştırmak. Cerrahi yöntemlerle ayırmak. Keserek ayırmak. Eriterek ayrıştırmak. Kesip çıkarmak.

Ablatives : İsmin den hali. Den halindeki. Buharlaşan. İsmin -den hali. Den hali. Çıkma durumu. Ablatif. Aşınan. İsmin -den halindeki. Ergiyen.

Ablative case : -den hali. Yönünü yerini ve eylemini belirten gramatikal hal (gramer).

İngilizce Ablations Türkçe anlamı, Ablations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ablations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Oophorectomy : Ooforektomi. Yumurtalıkların ameliyatla alınması. Yumurtalıkların cerrahi yolla çıkarılması.

Fundere : Fundere.

Banishment : Aforoz. Nefiy. Kovma. Sürgün cezası. Sürgün. Atma.

Embolectomy : (tıp veya medikal terimi) embolusun (kan pıhtısı, kan dolaşımında bulunan çözünmeyen bir madde kümesi) ameliyatla alınması. Damar açımı. Ambolektomi. Tıkalı damarı ameliyatla açma. Embolektomi.

Detraction : Azaltma. Kötüleme. Yerme. Çekiştirme. Eksiltme.

Meltdown : Tümerime.

Erosion : Erozyon. Sarsma. Yerkabuğunu oluşturan kayaçların, başta akarsular olmak üzere, çeşitli dışetmenlerle yıpratılıp, yerinden koparılmaları ya da eritilmeleri. Ekolojik faktörler nedeniyle toprağın verimli tabakasının bulunduğu yerden, su, rüzgar, dalga ve buz gibi etkenlerle taşınması. Yalama. Biyoloji, coğrafya, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Toprak aşınımı. Belli bir yüzey üzerindeki epitelin kaybı, deri veya mukoza üzerinde sınırlı bir bölgenin epitelden yoksun oluşuyla belirgin durum. dişte mine tabakasının aşınması.

 

Abrasion : Çizinti. Aşınım. Abrasyon. Sıyırma. Yalama. Buzul aşındırması. Aşınma sonucu kopan parçalar. Abrazyon.

Scavenged : Egzoz gazlarını süpürmek. Sokağı süpürmek. Çöp temizlemek. Temizlenmiş. Çöple beslenmek. Kilerinden arındırılmış. Çöpçülük etmek. Bir bölgeden istenmeyen maddeleri atma. Çöpten kurtarılmış.

Abrasiveness : Sertlik. Aşındırma özelliği. Pürüzlülük. Aşındırıcılık kalitesi. Aşındırıcılık.

Ablations synonyms : suprarenalectomy, septectomy, pneumonectomy, surgical procedure, female circumcision, vulvectomy, lumpectomy, surgical process, stapedectomy, endarterectomy, cutting out, remotion, depreciation, removal, melting, dilapidation, extirpation, neurectomy, thrombectomy, vasectomy, cholecystectomy, laminectomy, excision, abrasions, abrades, fluxing, detrital, operation, eroding, surgery, lobectomy, ovariectomy, fusion.