Abominates türkçesi Abominates nedir

Abominates ingilizcede ne demek, Abominates nerede nasıl kullanılır?

Abominate : İstikrah etmek. Tiksinmek. Nefret etmek. Hiç sevmemek. Nefret beslemek. İğrenmek.

Abominated : İğrenmek. Hiç sevmemek. Tiksinmek. İstikrah etmek. Nefret etmek.

Abominating : Tiksinmek. İstikrah etmek. Hiç sevmemek. İğrenmek. Nefret etmek.

Abomination : Nefret edilen şey. İğrenç bir şey. Nefret etme. İkrah. İğrenme. Nefret. Menfur şey.

Abominations : Zelil olanlar. Nefret. Nefret edilen şey. Zillete düşenler. İğrenme.

Abominable snowman : Kar adam. Yeti. Kar adamı. Tibet karadamı.

Abominators : Tiksinen veya iğrenen kimse.

Abominable : Çok kötü. Murdar. Fena. İğrenç. Berbat. İkrah doğuran. Rezil. Tiksindirici. Mekruh. Menfur.

Abominator : Tiksinen veya iğrenen kimse.

Abominably : Alçakça. Berbat olarak. Fena halde. Tiksindirici bir şekilde. Çok fena bir şekilde. Ahlaksızca.

İngilizce Abominates Türkçe anlamı, Abominates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Abominates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Despise : Aşağılamak. Horlamak. Adam yerine koymamak. Hakir görmek. Küçümsemek. Tenezzül etmemek. Hor görmek.

Abhorred : İğrenip uzak durmak.

 

Abhor : Nefret beslemek. Menfur tutmak. İğrenip uzak durmak.

Disdained : Tepeden bakmak. Küçümseme. Aşağılamak. Küçük görmek. Küçümsemek. Hafife almak. Horgörmek. Tenezzül etmemek. Hor görmek.

Loather : İğrenen kimse. Nefret eden kimse. Tiksinen kimse.

Aversions : Sevmeme. İğrenç şey. Hoşnutsuzluk. Hoşlanmama. Sevimsiz tip. Nefret. İsteksizlik. Hiç hoşlanmama. Yıldızı barışmama.

Detested : Tav olmak. Hoşlanmamak.

Detesting : Tav olmak. Hoşlanmamak.

Detests : Tav olmak. Hoşlanmamak.

Abominates synonyms : disgust with, hate, disdain, be disgusted, execrate, disgust at, hater, loathes, be revolted by, abominating, abhors, disdaining, abominate, abhorring, aversion, abominated, detest, despises, loathe.

Abominates zıt anlamlı kelimeler, Abominates kelime anlamı

Love : Sevmek. Bayılmak. Aşk. Sevgi beslemek. Muhabbet beslemek. Sevgi. Sevda. Sevgi duymak. Aşık olmak.