Accountableness türkçesi Accountableness nedir
- Mali yönden sorumluluk.
- Mesuliyet.
- [#yük Yükümlülük].
- Sorumlu olabilme niteliği.
- Sorumluluk.
Accountableness ingilizcede ne demek, Accountableness nerede nasıl kullanılır?
Accountable for : Hesap vermek durumunda kalabilir. Sorumlu tutulabilir. Hesabı sorulabilir. -e karşı sorumlu. -ile yükümlü.
Accountable person : Muhasip. Muhasebeci. Sorumlu tutulacak şahıs. Sorumlu kişi. Sayışımla yükümlü olan kişi. Mesul. Hesap vermede sorumlu tutulacak kişi. Hesap vermekle yükümlü kimse.
Accountable to : -e karşı sorumlu olmak. Cevabı verilebilir.
Accountable warrant : Tediye emri. Ödeme emri. Tahsisat müzekkeresi. Verilen emri. Belli bir kişi adına belli bir miktar ödeme için bir banka veya diğer kuruluşlarca (postane gibi) düzenlenen yazılı emir.
Be held accountable : Sorumlu görülmek. Sorumlu tutulmak.
Unaccountable : Nedeni anlaşılamayan. Olağanüstü. Açıklanamaz. Hesabı verilmeyen. Sorumsuz. Anlaşılmayan. Anlaşılmaz. Esrarlı. Şaşırtıcı. Garip.
Accountable : Hesap sorulabilir. Sorumlu. Mesul. Açıklanabilir. Muhasebe kayıtlarına kaydı gereken işlem. Hesap vermede sorumlu. Tanımlanabilir olan.
İngilizce Accountableness Türkçe anlamı, Accountableness eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Accountableness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Custodies : Gözaltı. Tutukluluk. Koruma. Gözetim. Bakım.
Duty : Vazife. Harç. Vecibe. Görev. Gümrük vergisi. İş. Gümrük. Belirli bir işin veya hizmetin yapılması için yetkili makamlar tarafından verilen izin karşılığında elde edilen vergi benzeri bir gelir. Kapasite.
Babies : Çocuksu kimse. Bebekler. Yavru. Eser. Bebek. Çocuk. Piliç (kız).
Charge : Bir yoğunlaç ya da akımsaklar üzerinde toplanmış erke. Çevresinde kıvıl alan yaratan, artı ya da eksi alabilen temel tanecik özelliği, niceliği. Suçlama. Besleme. Sorumlu tutmak. Reaktör kalbine konulan yeni yakıt unsurlarının tamamı. Bir özdeğin ya da bir ortamın eksicik önelcik dengesinin bozulması ile oluşan elektriklik hali. 2 bir elektrik çevriminin ya da bir işlergenin güç çıktısı. Uyarmak. Şarj etmek.
Liability : Gerçek veya tüzel bir kişinin sahip olduğu borçların toplamı, diğer bir deyişle kaynak ile özkaynak arasındaki fark. Borç. Pasif. Düyun. Başkasına ilişkin bir dokuncanın buna yer verenince karşılanması, ödenmesi. sorumlu olma. Söz verme, zorunluluk, yüklenme. Yüklenme. Bilançonun borçlu yanı. bk. yabancı kaynak. Eğilim. Hukuk, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
Onus : İspat zorunluluğu. Görev. Külfet. Yük.
Compulsions : İcbar. Zor. Baskı. Güç kullanma. Zorunluluk. Cebir. Zorlanma. Zorlama. Dürtü.
Engagement : Taahhüt. Birbirine geçme. Sözleşme. Vuruşma duruşunda, savutların uçlarını karşılıklı olarak uygun görülen çelgi doğrultusunda çaprazlama. Randevu. Çatma. Nişanlanma.
Blame : Sorumlu tutmak. Suçlamak. Kınama. Bir suç veya başarısızlığın sorumluluğu. Ayıplamak. Kınamak. Suçu birinin üstüne atmak. Kabahat. Suç.
Answerability : Cevaplanabilir olma niteliği. Cevaplanabilirlik.
Accountableness synonyms : compulsion, amenability, custody, duties, onuses, liabilities, responsibility, responsibilities, impost, commitment, encumbrance, encumbrances, accountability, care, burden, burthen, answerableness, imposition of duties.

Bu kısımda Accountableness kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Accountableness ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Accountableness anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Accountableness ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.