Accusive türkçesi Accusive nedir

  • Suçlayan.
  • Suçlayıcı.

Accusive ingilizcede ne demek, Accusive nerede nasıl kullanılır?

Accusing : İtham. Suçlayan. Sitemli. Suçlayıcı. Suçlama.

Accusingly : Suçlanır bir şekilde. Suçlayıcı bir şekilde. Kınayan bir şekilde.

Accusable : Suçlanabilir.

Accusal : İtham. Suçlama. Kınama.

Accusals : Kınama. Suçlama. İtham.

Accusatively : Bir fiilin nesnesini belirten isim haliyle ilgili (gramer). Suçlayıcı bir şekilde. Kınayarak. İtham edici bir şekilde.

Accusations : Suçlama. Suçlamalar. İtham.

Accusatorially : Suçlayıcı bir şekilde. İtham edici tarz veya turum ile.

Accusatorial : Suçlayıcı. Suçlayan. Kınayan.

Accusativeness : Suçlama veya kınama eğilim. Suçlayıcı olma durumu.

İngilizce Accusive Türkçe anlamı, Accusive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Accusive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Indicter : Resmi bir şekilde suçlayan kimse. Başka bir kimseyi suç işlemekle itham eden kimse (hukuk terimi). Suçlayan kimse. Resmen itham eden kimse.

Incriminatory : Suçlama kabilinden.

Criminative : Suçlama ile ilgili.

Indicters : Başka bir kimseyi suç işlemekle itham eden kimse (hukuk terimi). Suçlayan kimse. Resmi bir şekilde suçlayan kimse. Resmen itham eden kimse.

Inculpatory : Suçlu gösteren. İtham eden. Suç isnat eden.

 

Accuser : Suçlayan kimse. Suçlayan kişi. İtham eden. Müttehim.

Delator : İftiracı. İtham eden. Gammazcı. Muhbir.

Accusative : İsmin -i halindeki sözcük. Belirtme durumu. Yükleme durumu. Geçişli fiil taşıyan bir cümlede fiilin doğrudan doğruya etkilediği yani fiildeki işlevin etki bakımından üzerine yüklendiği adın içinde bulunduğu durum. türkçede bu durum ya eksiz yahut da yalın veya iyelik ekleriyle genişletilmiş adlardan sonra gelen +(y)ı/+(y)u eki ile karşılanır: iş bulmak, görüş bildirmek, yol sormak, ağaçlar+ı budamak, yaka+yı kurtarmak, okul+u bitirmek, istedik+im+i getirdi; yazdıklarınız+ı okudum, görünüş+ü koruyunuz gibi. ancak, bu ek üçüncü şahıs teklik ve çokluk iyelik eklerinden sonra araya bir zamir n’si alarak +nı/+nu biçimine girer; arkadaşımın yeni ev+i+ni gezdim. artık yuva+sı+nı kurmaya çalışıyor; bildik+leri+ni anlattı, yorulduğ+u+nu görmedim vb. İsmin -i haline ait. İsmin -i halindeki. İsmin -i halindeki sözcük grubu. İsmin i hali. Akuzatif. İsmin -i hali.

Impeachers : Başka bir kimseye karşı resmi suçlamada bulunan kimse. İtham eden kimse.

Accusive synonyms : inculpative, accusatory, accusers, impeacher, criminatory, accusatorial, blamers, denunciatory, blamer, accusing, incriminating.

Accusive zıt anlamlı kelimeler, Accusive kelime anlamı

Exculpatory : Suçsuzluğu kanıtlanmış. Beraat ettiren. Suçlamalardan kurtulan. Masumiyetini ilan eden. Beraat eden. Temize çıkartan. Suçsuzluğu anlaşılmış. Suçsuz çıkartan.