Criminative türkçesi Criminative nedir

  • Suçlama ile ilgili.
  • Suçlayan.
  • Suçlayıcı.

Criminative ingilizcede ne demek, Criminative nerede nasıl kullanılır?

Discriminative : Ayırt edebilen. Fark gözeten. Ayrımcı. Ayrım yapan. Ayrıcalık yapan.

Discriminative function : Ayrımcılık işlevi. Ayırıcılık işlevi. Bir ölçek sınarının, ölçüm sürekliliği üzerindeki değişik konumlarda yer alan tutum dizilleri arasında belirgin ayrımlar yapabilmesini gerektiren ölçekleme kuralı, bk. dizil.

Discriminative power : Ayırıcılık gücü. Bir ölçek sınarının, ölçeğe göre yüksek sayıl alanlarla düşük sayıl alanlar (yandaşlarla karşıtlar) arasında ayrım gözetme yeteneği. Ayrımcılık gücü.

Discriminative tariff : Ayrımcı tarife. Farklılaştırılmış tarife. Bir ülkenin benzer mallar üzerinde ülkelere göre değişen oranlarda farklı tarifeler uygulaması.

Crimination : Suçlama.

Barrier of self incrimination : Saygınlık sınırı. Özel ve kişisel konuları araştıran doğrudan yordamlarda karşılaşılan, toplumun törel değerileriyle bağdaşmayan davranış ve eğilimlerin açıklanmasına karşı gösterilen dirençten doğan engel.

Discriminatingly : Ayırıcı bir biçimde. Çözümsel bir şekilde. Ayrıcalık yaparak. Seçici bir şekilde. Seçici bir biçimde. Analitik bir şekilde. Ayırıcı bir şekilde. Ayrım yaparak. Titizce.

 

Discrimination instruction : Ayırma komutu.

Discrimination convention : Ayrımcılık sözleşmesi. İş verme, eğitim ve çalışma koşullarının düzenlenmesinde ırk, renk, cinsiyet, din, etnik köken, ulusal kimlik ve siyasal görüş temelindeki ayrımcılıkların, ulusal politikalarla önlenerek fırsat ve uygulama alanında eşitliği geliştirmeye yönelik düzenlemeleri içeren ve 1958 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Discriminating : Ehil. Ayıran. Farklı. Fark gözeten. Farkı görebilen. Titiz. Ayrıcalık yapan. Değişen. Ayırt eden. Fark eden.

İngilizce Criminative Türkçe anlamı, Criminative eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Criminative ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accusers : Müttehim. İtham eden. Suçlayan kişi. Suçlayan kimse.

Accusatorial : Kınayan.

Incriminatory : Suçlama kabilinden.

Delator : Muhbir. İftiracı. Gammazcı. İtham eden.

Accuser : Suçlayan kişi. Müttehim. İtham eden. Suçlayan kimse.

Incriminating : Suçlama.

Blamers : Suç atfeden. Kabahat bulan.

Impeachers : Başka bir kimseye karşı resmi suçlamada bulunan kimse. İtham eden kimse.

Criminative synonyms : inculpative, accusive, accusatory, indicters, accusing, criminatory, blamer, inculpatory, impeacher, indicter, denunciatory.

Criminative zıt anlamlı kelimeler, Criminative kelime anlamı

Exculpatory : Beraat eden. Suçsuz çıkartan. Suçsuzluğu kanıtlanmış. Masumiyetini ilan eden. Suçsuzluğu anlaşılmış. Beraat ettiren. Temize çıkartan. Suçlamalardan kurtulan.

Criminative ingilizce tanımı, definition of Criminative

Criminative kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Charging with crime. Criminatory. Accusing.