Discrimination convention türkçesi Discrimination convention nedir

  • İş verme, eğitim ve çalışma koşullarının düzenlenmesinde ırk, renk, cinsiyet, din, etnik köken, ulusal kimlik ve siyasal görüş temelindeki ayrımcılıkların, ulusal politikalarla önlenerek fırsat ve uygulama alanında eşitliği geliştirmeye yönelik düzenlemeleri içeren ve 1958 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
  • Ayrımcılık sözleşmesi.
  • İktisat alanında kullanılır.

Discrimination convention ingilizcede ne demek, Discrimination convention nerede nasıl kullanılır?

Discrimination : Ayırma. Fark. Ayırt etme. Ayrım. Fark gözetme. Ayrıcalık yapma. Takt. Ayrımsama. Ayrım (ırk, cinsiyet vb). Olay, nesne ve özellikleri birbirinden ayırma ve aralarında ayrım gözetme.

Convention : İki ya da daha çok devlet arasında yapılan bağlayıcı yazılı sözleşme. Bilgisayar, iktisat, tarih, sosyoloji alanlarında kullanılır. Adet. Uzlaşma. Düzen. Toplama. Gelenek. Belli bir tarihsel dönemde bir toplumda ya da bir toplumsal kümede yaygın olan gelenek, görenek, moda, alışkı. . . gibi genel uygulama ya da kullanım biçimlerinin her biri. Resmi bir toplantı veya konferans. Toplanma.

Discrimination instruction : Ayırma komutu.

Discrimination principle : Ayırma ilkesi. Gelir vergisinde, emek gelirlerinden alınacak verginin servet ve sermaye gibi diğer gelir gruplarına göre daha düşük oranda belirlenmesi ilkesi.

 

Discrimination threshold : Ayrımsanır eşik değeri. Ayrımsama eşik değeri.

Discriminational : Ayrımcı. Ayrımcılık uygulayan.

İngilizce Discrimination convention Türkçe anlamı, Discrimination convention eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Discrimination convention ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

 

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Discrimination convention synonyms : ability rent, ability to pay approach, a shift in individual demand, ability to pay principle, a type mutual funds, abnormal budget.