Discrimination principle türkçesi Discrimination principle nedir

  • Ayırma ilkesi.
  • Gelir vergisinde, emek gelirlerinden alınacak verginin servet ve sermaye gibi diğer gelir gruplarına göre daha düşük oranda belirlenmesi ilkesi.
  • İktisat alanında kullanılır.

Discrimination principle ingilizcede ne demek, Discrimination principle nerede nasıl kullanılır?

Discrimination : Olay, nesne ve özellikleri birbirinden ayırma ve aralarında ayrım gözetme. Fark gözetme. Bilgisayar, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Fark. İnce farkları görebilme. Ayrımcılık. Ayrıcalık yapma. Ayrım. Ayırma yetkisi. Ayrım (ırk, cinsiyet vb).

Principle : Köken. Ç.yol. Prensip. Yöntem. Öz. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Temel düşünce, temel kanı. bireysel karar ve eylemlerin, tutarlı ve eleştirel biçimde değerlendirilmesine olanak sağlayan ana kural. her türlü tartışmanın dışında sayılan kural. başlangıç, hareket noktası, her şeyin kendisinden türediği ilk ve temel kaynak. Tümdengelimci ya da tümevarımcı bir bilimsel dizgenin bilgi üretme sürecini yöneten üst yönseme ve genel tutamaklar, bk. yönseme. Dürüstlük. Her tasarımsal dizgenin temeli, odak kavramı olan ve ilgili bütün olaylar için geçerli olabilen bir öneri.

Non discrimination principle : Ayrımcılık yapmama ilkesi. Ayırım gözetmeme ilkesi. Ticarette ayırım yapmama ilkesi. Uluslararası ticarette bir ülkeye sağlanan ayrıcalıkların ticaret yapılan tüm ülkelere sağlanacağını ifade eden ve gümrük ve tarifeler genel anlaşmasıyla uygulanmaya başlayan ve daha sonra dünya ticaret örgütüyle de izlenilen ilke. Ençok kayırılan ülke ilkesi. İktisat, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır.

 

Personal income tax system discrimination principle : Ayırma ilkesi. Gelir vergisinde, emek gelirlerinden alınacak verginin servet ve sermaye gibi diğer gelir gruplarına göre daha düşük oranda belirlenmesi ilkesi.

Discrimination convention : İş verme, eğitim ve çalışma koşullarının düzenlenmesinde ırk, renk, cinsiyet, din, etnik köken, ulusal kimlik ve siyasal görüş temelindeki ayrımcılıkların, ulusal politikalarla önlenerek fırsat ve uygulama alanında eşitliği geliştirmeye yönelik düzenlemeleri içeren ve 1958 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Ayrımcılık sözleşmesi.

Discrimination instruction : Ayırma komutu.

İngilizce Discrimination principle Türkçe anlamı, Discrimination principle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Discrimination principle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

 

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Discrimination principle synonyms : personal income tax system discrimination principle, ability to pay principle, abnormal budget receipts, abolition of forced labour convention, a change in individual demand, abnormal budget expenditures, a shift in supply.