Personal income tax system discrimination principle türkçesi Personal income tax system discrimination principle nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Ayırma ilkesi.
  • Gelir vergisinde, emek gelirlerinden alınacak verginin servet ve sermaye gibi diğer gelir gruplarına göre daha düşük oranda belirlenmesi ilkesi.

Personal income tax system discrimination principle ingilizcede ne demek, Personal income tax system discrimination principle nerede nasıl kullanılır?

Personal : Kişisel ilanlar sayfası. Menkul. Bedensel. Özel. Şahsa özel. Kişisel. Zati. Şahsi. Kişiye özel. Kişiye yönelik.

Income : Varidat. Kar. Bütçe. Kazanç. Rant. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Her tür hak ve işlerle taşınır ve durağan mallardan sağlanan yararlar. (aylık, ürem, kira, özel gelir vb. gibi). Üretim etkinliklerine katılan üretim faktörlerinin yaratılan hasıladan bölüşüm sonunda aldıkları pay. emek faktörünün işlendirilmesinden sağlanan maaş, ücret, bahşiş, prim; finansal araçlardan sağlanan faiz, kar payı gibi sermaye getirileri; taşınmaz ve topraktan sağlanan kira, rant; iş göremezlik, çocuk desteği; sağlık, işsizlik sigortası ve emeklilik gibi sosyal güvenlik kapsamındaki transfer ödemeleri ile şans oyunları vb. kaynaklardan elde edilen para miktarı. Bk. gelir gelir getiren taşınmaz. Vücuda giren gıda.

Tax : Yük olmak. Yormak. Vergi. Vergi koymak. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kamu giderlerini karşılamak amacıyla devletin veya devletin yetkilendirdiği diğer kamu tüzel kişilerinin, hukuki zorunluluk altında, yasayla belirtilen kurallara göre ve karşılıksız olarak gerçek ve tüzel kişilerin gelir ve malları üzerinden nakdi ya da ayni olarak aldıkları pay. İş görme vergisi. Kesenek, ücret, ödül, bahşiş ve benzerleri gibi belirli bir işgörümü karşılığı ilgiliye ve alacaklısına yapılan ödeme. hükümetçe görülen kişi işleri için devlet veznesine ödenen para. (tapu harcı, mahkeme harcı gibi.). Suçlamak. Mahkeme masrafını belirlemek.

 

System : Aralarında ilişki bulunan ve amaca göre çevresinden belirli sınırlarla ayrılmış özdek, olay ve süreçlerin seçilmiş kümesi. Aralarında ilişkiler bulunan, böylece belli bir işlevi olan bir bütün oluşturacak biçimde etkileşen nesneler topluluğu. bir dizgeyi oluşturan nesneler arasında kişiler, makineler, yordam, izlence ya da veriler bulunabilir. ayrıca bu nesneler de kendi başlarına birer dizge niteliği taşıyabilir; bu durumda dizgenin altdizgelerinden söz edilir. Usul. Sistem. Vücut. Jüye. Nizam. Bir birlik oluşturacak biçimde işlevsel olarak örgütlenmiş öğeler bütünü. Yöntem. Organizmada aynı işlevleri gerçekleştirmek için birbirleriyle ilgili bağlantılı organların oluşturduğu birlik veya grup. yol, yöntem.

Discrimination : Takt. İnce farkları görebilme. Ayırma. Fark. Ayrıcalık yapma. Ayırt etme. Ayrım. Ayrım (ırk, cinsiyet vb). Bilgisayar, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Fark gözetme.

Disposable personal income : Kişi tarafından, devlete yapılan ödemelerden sonra tüketim ve birikime ayrılabilen gelir. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Arı kişisel gelir. Kullanılabilir şahsi gelir. Bir ülkede genellikle bir yıl olmak üzere belli bir dönemde o ülke vatandaşlarının kişisel gelirlerinden gelir vergisi düşüldükten sonra kalan gelir büyüklüğü. Harcanabilir kişisel gelir. Kullanılabilir kişisel gelir.

 

Principle : Her tasarımsal dizgenin temeli, odak kavramı olan ve ilgili bütün olaylar için geçerli olabilen bir öneri. Ahlak. Tamamlayıcı unsur. Kaide. Esas. Temel düşünce, temel kanı. bireysel karar ve eylemlerin, tutarlı ve eleştirel biçimde değerlendirilmesine olanak sağlayan ana kural. her türlü tartışmanın dışında sayılan kural. başlangıç, hareket noktası, her şeyin kendisinden türediği ilk ve temel kaynak. Tümdengelimci ya da tümevarımcı bir bilimsel dizgenin bilgi üretme sürecini yöneten üst yönseme ve genel tutamaklar, bk. yönseme. Öz. Ç.ahlak. Yöntem.

Personal income : Kişisel gelir. Şahsi gelir.

Personal income distribution : Bir ülkede belirli bir dönem içinde üretilen gelirin bireyler, aileler ve çeşitli tüketici birimleri arasında paylaşımı. krş. bölüşüm, kesimsel gelir dağılımı, mesleki gelir dağılımı, bölgesel gelir dağılımı. Kişisel gelir dağılımı.

İngilizce Personal income tax system discrimination principle Türkçe anlamı, Personal income tax system discrimination principle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Personal income tax system discrimination principle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

Personal income tax system discrimination principle synonyms : discrimination principle, a shift in demand, abnormal budget receipts, abolition of forced labour convention, ability to pay principle, a shift in supply, ability rent, ability to pay approach.