Personal income distribution türkçesi Personal income distribution nedir

  • Bir ülkede belirli bir dönem içinde üretilen gelirin bireyler, aileler ve çeşitli tüketici birimleri arasında paylaşımı. krş. bölüşüm, kesimsel gelir dağılımı, mesleki gelir dağılımı, bölgesel gelir dağılımı.
  • Kişisel gelir dağılımı.
  • İktisat alanında kullanılır.

Personal income distribution ingilizcede ne demek, Personal income distribution nerede nasıl kullanılır?

Personal : Kişiye yönelik. Şahsa özel. Kişiye özel. Kişisel ilanlar sayfası. Özel. Menkul. Zati. Hususi. Kişisel. Bedensel.

Income : Rant. Her tür hak ve işlerle taşınır ve durağan mallardan sağlanan yararlar. (aylık, ürem, kira, özel gelir vb. gibi). Gelir. Vücuda giren gıda. Bk. gelir gelir getiren taşınmaz. Üretim etkinliklerine katılan üretim faktörlerinin yaratılan hasıladan bölüşüm sonunda aldıkları pay. emek faktörünün işlendirilmesinden sağlanan maaş, ücret, bahşiş, prim; finansal araçlardan sağlanan faiz, kar payı gibi sermaye getirileri; taşınmaz ve topraktan sağlanan kira, rant; iş göremezlik, çocuk desteği; sağlık, işsizlik sigortası ve emeklilik gibi sosyal güvenlik kapsamındaki transfer ödemeleri ile şans oyunları vb. kaynaklardan elde edilen para miktarı. İrat. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bütçe. Varidat.

 

Distribution : Dağılış. Yapımcılar ile oynatımcılar arasında aracılık yapan, oynatımcılara kiralamak üzere bir filmin dağıtım hakkını belirli bir süre için yapımcıdan satın alarak çalışan sinema işleyimi kolu. filmin yapımcıdan alınarak oynatımcıya kiralanması işi. Halkbilimle ilgili ürün ve olayların coğrafyadaki dağılımı, bk. yayılım. krş. koşut gelişim. Bir ekonomide belirli bir dönemde elde edilen toplam gelirin; emek, sermaye, doğa ve girişimciden oluşan üretim faktörlerine, ücret, faiz, kira ve kar biçiminde dağıtılması. Yayma. Bölüştürme. Taksim. Dağılım. Yaygın olma. İlaçların kandan, doku ve organların içine yayılması.

Personal income : Kişisel gelir. Şahsi gelir.

Personal income tax system discrimination principle : Gelir vergisinde, emek gelirlerinden alınacak verginin servet ve sermaye gibi diğer gelir gruplarına göre daha düşük oranda belirlenmesi ilkesi. Ayırma ilkesi.

Occupational income distribution : Mesleki gelir dağılımı. Bir ülkede belirli bir dönem içinde üretilen gelirin meslek grupları arasında paylaşımı. krş. kişisel gelir dağılımı, kesimsel gelir dağılımı, bölgesel gelir dağılımı.

Income distribution : Gelir dağılımı. Gelir bölüşümü. Bir ekonomide genellikle bir yıl olmak üzere belli bir dönemde elde edilen gelirin üretim faktörleri, kişiler, kesimler, coğrafi bölgeler ve meslekler arasındaki paylaşımı. krş. bölüşüm, kişisel gelir dağılımı, kesimsel gelir dağılımı, bölgesel gelir dağılımı, mesleki gelir dağılımı. Gelirin miktarına göre yapılan hanehalkları dağılımı.

Sectoral income distribution : Bir ülkede belirli bir dönem içinde üretilen gelirin tarım, sanayi, hizmet kesimleri arasında paylaşımı. krş. kişisel gelir dağılımı, mesleki gelir dağılımı, bölgesel gelir dağılımı. Kesimsel gelir dağılımı.

 

Disposable personal income : Arı kişisel gelir. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kullanılabilir kişisel gelir. Bir ülkede genellikle bir yıl olmak üzere belli bir dönemde o ülke vatandaşlarının kişisel gelirlerinden gelir vergisi düşüldükten sonra kalan gelir büyüklüğü. Kişi tarafından, devlete yapılan ödemelerden sonra tüketim ve birikime ayrılabilen gelir. Harcanabilir kişisel gelir. Kullanılabilir şahsi gelir.

Secondary income distribution : İkincil gelir dağılımı. Bir ekonomide birincil gelir dağılımı sonuçlarına hükümetler tarafından vergi veya transfer ödemeleri yoluyla müdahale edilerek gelirin yeniden dağılımı. krş. birincil gelir dağılımı, kişisel gelir dağılımı, kesimsel gelir dağılımı, mesleki gelir dağılımı, bölgesel gelir dağılımı.

İngilizce Personal income distribution Türkçe anlamı, Personal income distribution eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Personal income distribution ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Personal income distribution synonyms : ability rent, a group shares, ability to pay principle, a change in individual demand, abnormal budget expenditures, ability to pay approach.