Acquaintances türkçesi Acquaintances nedir
Acquaintances ile ilgili cümleler
English: Tom has lots of acquaintances but very few friends.
Turkish: Tom'un bir sürü tanıdığı olduğu hâlde çok az arkadaşı var.
English: He has a lot of acquaintances.
Turkish: Onun bir sürü tanıdıkları var.
English: Mr. White and I aren't friends. We're just acquaintances.
Turkish: Bay White ve ben arkadaş değiliz. Biz sadece tanıdığız.
English: Mr White and I are not friends, only acquaintances.
Turkish: Bay White ve ben, sadece tanıdığız, arkadaş değiliz.
English: My business acquaintances know this number.
Turkish: Benim iş arkadaşlarım bu numarayı bilir.
Acquaintances ingilizcede ne demek, Acquaintances nerede nasıl kullanılır?
Acquaintanceship : Aşinalık. Ahbaplık. Tanıdıklar. Tanışıklık. Ülfet.
Acquaintanceships : Tanışıklık. Aşinalık. Tanıdıklar. Ülfet. Ahbaplık.
Have a nodding acquaintance with : Birini çok az tanımak. Çok az bilgili olmak.
Have a passing acquaintance with : Biriyle kısa bir tanışıklığı olmak. Sadece az tanıdığı olmak (biri veya bir şey). Sadece temel bilgilere sahip (konunun).
Have a wide acquaintance with : Çok iyi bilmek. Derin bilgiye sahip olmak.
Nodding acquaintance : Merhabası olma. Az tanıma.
Acquaintant : Aşina. Tanıdık.
Acquaintance : Tanıma. Bildik. Tanışıklık. Bilgi. Tanışma. Ahbaplık. Haber. Eş dost. Tanışık. Tanıdık.
Make acquaintance : Tanışmak.
Speaking acquaintance : Konuşma aşinalığı. Bir kimseyle çok yakın tanışık olmama durumu.
İngilizce Acquaintances Türkçe anlamı, Acquaintances eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Acquaintances ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Messmate : Sofra arkadaşı.
Conversance : Sıkı fıkılık. Bilme. Samimilik.
Connection : İlişki. Yakın. Müşteri. Bağlantı. Aktarma. Aktarmalı taşıt. Alışveriş. Bağ. Dostluk. Uyuşturucu satıcısı.
Someone : Şahsiyet. Biri. Birisi. Önemli kimse. Kimse. Bir kimse.
Friend : Yoldaş. Yardımcı. Dost. Ahbap. Tanıdık. Destek. Can. Arkadaş. Bir sosyal paylaşım sitesinde birini arkadaş olarak eklemek. Yaren.
Kith and kin : Eşler dostlar. Akrabalar. Hısım akraba. Aile yakınları. Akraba. Yakın çevre. Konu komşu. Yakınlar. Ailenin yakınları.
End man : Komedyen.
Pickup : Yükselme. İlerleme. Pikap. Sokakta tanışılmış kadın. Pikap kolu. Gelişme. Plakçalar. Manyetik. Rasgele dostluk.
Schoolmate : Sınıf arkadaşı. Okuldan arkadaş. Okul arkadaşı. Okuldaş.
Person : Can. Zat. Şahıs. İnsan. Tip. Fiilin gösterdiği işin hangi şahıs tarafından yapıldığını belirten dil bilgisi kategorisi. kılışın, konuşanın ağzından ifade bulan biçimi şahıs (geldim, yazıyorum vb.); dinleyen şahıs (getirdin, okuyacaksın vb.); konuşan ve dinleyen dışındaki kişi veya nesne şahıs (ağlamış, gülüyor vb.)tır. Kişilik. Kişi. Karakter (tiyatro terimi). Kimse.
Acquaintances synonyms : campmate, homeboy, somebody, bunkmate, mortal, soul, schoolfellow, individual, kith, information, acquaintance, familiarity, conversancy, class fellow, classmate.
Acquaintances zıt anlamlı kelimeler, Acquaintances kelime anlamı
Stranger : Yabancı. Yaban. El adamı. Eloğlu. El. Ecnebi. Acemi. İşin yabancısı.

Bu kısımda Acquaintances kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Acquaintances ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Acquaintances anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Acquaintances ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.