Acranius türkçesi Acranius nedir

  • Akraniyus.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Doğuştan başın olmaması.
  • Akranyus.

Acranius ingilizcede ne demek, Acranius nerede nasıl kullanılır?

Acrania : Kafatasının, doğuştan, kısmen veya tamamen yokluğuyla belirgin bir gelişme bozukluğu. Kafatasının bir bölümü ve tümünün yokluğu ile sonuçlanan gelişimsel bozukluk (fizyoloji). Akrani. Akrania.

Acranial : Akraniye ait ya da ilgili olan. Akrani ye özgü.

Acraniens : Çok hücrelilerin (metazoa), ikincil ağızlılar (deuterostomia) filumunun, kordalılar (chordata) alt filumunun bir dalı. saydam, ince, uzun, balık biçiminde vücutlu, ön ve art ucu sivri olan, belirli bir baş bölgeleri bulunmayan, deri örtüsü tek katlı olan, kordaları bütün hayatları boyunca bulunan ve destek sağlayan, sırt sinir borusu sinir sistemini oluşturan, solungaç yarıkları dar ve uzun olan, yürekleri bulunmayan, ayrı eşeyli, ılık ve sıcak denizlerde kısmen kuma gömülü olarak yaşayan, batrak (amphioxus lanceolatum) türü iyi bilinen bir dal. cephalochorda. Kafatassızlar.

Intracranial : Kafatası içinde olan. Kafa içi. Kafatası içi. İntrakraniyal. Kafa içi, kafa içinde. Kafatasında bulunan ya da meydana gelen. İntrakranyal. İntrakranyal tümörler.

Intracranial aneurysm : Kafa içi anevrizması. İntrakranyal anevrizma.

 

Acral : Akral. Ayak, kulak, parmak gibi vücudun çevresel bölümlerini etkileyen herhangi bir etki, hastalık veya patolojik değişim. Eller ve ayaklar ile ilgili. Kol ve bacaklar ile ilgili.

Acraspedote : Akraspedot. Sestodlarda halkaların arka kısmının, kendisini takip eden halkanın ön kısmını aşmaması.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Acral mutilation syndrome : Akral sakatlık sendromu. Kalıtsal duyu nöropatisi.

Acral lick dermatitis : Akral yalama dermatitisi. Yalama granülomu.

İngilizce Acranius Türkçe anlamı, Acranius eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Acranius ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Parietal bone : Duvar kemik. Yankafa kemiği. Kafatası yan kemiği. Kafatasının yan kemiği. Kafatası kemiği.

Frontal bone : Alın kemiği. Alın.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

Ethmoid : Etmoit. Etmoid. Kalburumsu. Kalbur kemiği.

Fontanelle : Fontanel. Bıngıldak. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bıngıldak, fontikulus. Fontanelle. Fontanella. Baş iskeletinin kemikleri arasında bir zarla kapanan alan ya da açıklık. İowa eyaletinde şehir.

Arthropod genus : Eklembacaklılar cinsi.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

 

Abaxial : Eksen dışı. Eksendışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Abaksiyal. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzak. Aks kemiği dışında.

Ethmoid bone : Kalbur kemiği.

Acranius synonyms : orb weaver, sutura sagittalis, family argiopidae, sagittal suture, argiopidae, interparietal suture, araneus cavaticus, coronal suture, occipitomastoid suture, lamboid suture, frontal suture, genus araneus, aranea diademata, sutura coronalis, os frontale, sutura frontalis, aranea, parietomastoid suture, braincase, genus aranea, barn spider, sutura lamboidea, a amplitude mod, occipital bone, abdominal pain, abdomen, a band, stephanion, a clay, foramen magnum, temporal bone, calvaria, abattoir.