Acres türkçesi Acres nedir

  • Arazi ölçü birimi (4047 m2).

Acres ile ilgili cümleler

English: That pasture is ten acres.
Turkish: O mera on dönümdür.

English: You know that two nations are at war about a few acres of snow somewhere around Canada, and that they are spending on this beautiful war more than the whole of Canada is worth.
Turkish: Kanada civarında bir yerde birkaç dönüm karla ilgili iki ulusun savaşta olduğunu ve bu güzel savaşa tüm Kanada'nın değdiğinden daha çok para harcadıklarını bilirsiniz.

English: I own 30 acres of land about 3 miles out of town.
Turkish: Şehrin yaklaşık 3 mil dışında 30 İngiliz dönümü arazim var.

Acres ingilizcede ne demek, Acres nerede nasıl kullanılır?

Acres and acres : Çok.

Man of broad acres : Zengin arazi sahibi.

Bosnian massacres : Bosna katliamları.

Massacres : Katliam yapmak. Katliamlar. Kılıçtan geçirmek. Toplu katliam yapmak.

Nacres : Sedef.

Wiseacres : Çok bilmiş. Bilmiş. Ukala. Ukala dümbeleği. Çokbilmiş.

Acreditation : Akreditasyon. Kuruluşların, üçüncü bir tarafça belirlenen teknik ölçütlere göre çalıştığının bağımsız ve tarafsız bir kuruluş tarafından onaylanması ve düzenli aralıklarla denetlenmesi.

Fiacre : Küçük atlı araba. At arabası (dört tekerlekli). Dört tekerli küçük at arabası.

 

Anacreontic : Anakrion uslübuyla. Anakrion'un üslubuyla. Anakrion'un uslübuyla.

Acreage limitation : Alan sınırlaması. Belirli bir tarımsal ürünün ekimine ayrılan toplam alanın ülke genelinde sınırlandırılması.

İngilizce Acres Türkçe anlamı, Acres eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Acres ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Barony : Baronluk arazisi. Baronluk payesi. Baron payesi. Baronluk.

Hacienda : Büyük çiftlik. İspanyolca konuşan ülkelerde konaklama imkanı olan arazi veya plantasyon. Çiftlik. Fabrika.

Landed estate : Taşınmaz mal. Gayrimenkul mülk. Gayrimenkul.

Smallholding : Küçük çiftlik. Çiftçilik için kullanılan fakat tipik bir çiftlikten veya tarladan küçük olan toprak parçası.

Land : Arazi. Kara parçası. İniş yapmak. Karaya ayak basmak. Kişisel arazi. Toprak. Çakmak. Karaya getirmek. Kıyıya çıkmak. Alan.

Crown land : Kraliyet arazisi. Krala ait toprak.

Seigniory : Derebeyi malikanesi. Derebeylik. Beylik.

Glebe : Arazi. Yer. Vakıf arazisi. Toprak.

Fief : Has. Tımar. Zeamet. İkta. Yurtluk. Derebeylik düzeninde bir beyin, kendi üstünde yer alan başka bir beye (ya da egemen güce) bağlılığı kabul etme ve belirli hizmetler yapma karşılığında iyesi olabildiği bir toprak parçası.

Manor : Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri. Derebeyin sahip olduğu mülk. Manor. Tımar. Malikane. Köşk.

Acres synonyms : seigneury, signory, feoff, real estate, plantation, homestead, freehold, countryseat, immovable, estate, entail, real property, realty, demesne, leasehold.