Active excretion türkçesi Active excretion nedir

  • Aktif boşaltım.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Böbreklerde kanalcık hücrelerinin, bazı maddeleri çevrelerindeki kılcal damarlardan kanalcık içine aktif taşıma ile geçirmeleri.

Active excretion ingilizcede ne demek, Active excretion nerede nasıl kullanılır?

Active : İşleyen. Etken. Canlı. Kıvrak. Üretken. Tepkileşimlerde etkinliği önde gelen. Pratik. Etkin. Çalışan. Çevik.

Excretion : Terleme yoluyla dışarı atmak. Salgılama. Biyoloji, nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Boşaltım. Hayvan ve bitkilerde metabolizma artığı olan zararlı maddelerin organizmadan dışarı atılması. ekskresyon. Boşaltma. İfrazat. Dışkı. Vücut dışkısı. Salgı.

Active account : Sürekli kullanılan veya halen yürürlükte olan hesap. Aktif hesap. Bakiyeli hesap. İşlek hesap.

Active antenna : Aktif anten.

Active area : Aktif alan. Etkin alan.

Active army : Faal ordu. Aktif olarak görevde bulunan ordu kuvvetleri. Aktif ordu. Daimi ordu.

İngilizce Active excretion Türkçe anlamı, Active excretion eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Active excretion ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

 

A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini.

Acacia : Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Salkım ağacı. Arap zamkı. Mimoza. Akasya sakızı. Akasya.

 

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

Aardvark : Yer domuzu. Karınca yiyen. Yerdomuzu. Borudişli. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.

Active excretion synonyms : abiotic factor, a cell, abramis zone, aardvarks, abo blood groups system, abductor muscle, active transport.