Actors türkçesi Actors nedir

Actors ile ilgili cümleler

English: He thinks that only very well trained actors can be really successful.
Turkish: O sadece çok iyi eğitimli aktörlerin gerçekten başarılı olabileceğini düşünüyor.

English: The actors are waiting on the stage.
Turkish: Aktörler sahnede bekliyor.

English: Moustapha Skeleton, the ancient stage doorkeeper, sat in his battered armchair, listening as the actors came up the stone stairs from their dressing rooms.
Turkish: Tarihi sahne kapıcısı, Mustafa Skeleton, eskimiş koltuğunda oturdu, aktörlerin soyunma odalarından taş merdivenlerden yukarı gelirken dinledi.

English: Some musicians and actors hire security guards to help fend off their over-eager fans.
Turkish: Bazı müzisyen ve aktörler aşırı istekli hayranlarını savuşturabilmek için güvenlik görevlisi işe alırlar.

English: The actors appeared in historical costumes.
Turkish: Aktörler tarihi kostümlerle ortaya çıktılar.

Actors ingilizcede ne demek, Actors nerede nasıl kullanılır?

Character actors : Karakter oyuncusu. Davranışları, sesi, yürüyüşü, giyimi ve makyajı ile özellikle kendinden daha yaşlı, ya da yabancı bir kişiyi canlandıran oyuncu (bk. ıra oyuncusu.).

 

Choice of actors : Oynanacak oyundaki belirli kişileri canlandırmak için görünüş, ses ve tavır açısından oyuncu seçme işi. Oyundaki belirli rolleri canlandırmak ya da göstermek için role en uygun oyuncuları seçme işi. Oyuncu seçimi.

Stage directions for actors : Oyun düzeni defterinin en önemli kesimi olan ve metnin karşısına yazılan notlarda, yönetmenin oyun için saptadığı yoruma göre, iç ve dış eylemler, hareket çizelgeleri, teknik etmenler üzerine bilgiler yer alır. Oyun düzeni notları.

Adjustment factors : Genetik değerlendirme işlemi için hesaplanabilen ve her biri performans ölçümü gibi bilinen çevresel ve idari etkiler. Düzeltme faktörleri.

Antispeficity factors : Bazı spesifik faktörlerin faaliyetlerini engelleyen gen ürünü maddeler. örnek: rna polimerazın spesifiklik faktörü tarafından başlama yerlerinin tanınmasını engelleyen protein. Antispesifik faktörler.

Colonization stimulant factors : Kemik iliğindeki öncü hücrelerin üremesini ve onlardan oluşan tamamıyla farklılaşmış kan hücrelerinin işlevlerini uyaran madde, csf. Koloni uyarıcı faktör.

Contractors : Müteahhit. Müteahhitler. Taraf. Doğumda kasılan adaleler. Kasan şey. Yükleniciler. İnşaat müteahhitleri. Anlaşmalı taraf.

Chiropractors : Kiropraktör. Masör. Chiropractic (belkemiği omuru manipülasyonu yoluyla hastalığın terapatik tedavisi) uygulayan kimse.

Associated factors : Bağlaşık etkenler. Birbirini içeren ya da birbirinin yerine geçebilen etkenler.

Attractors : Cazibe merkezi.

İngilizce Actors Türkçe anlamı, Actors eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Actors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Attendee : Belirli bir zamanda veya yerde hazır bulunan kimse. Katılan. Hazır bulunan. Belirli bir etkinliğe katılan kimse. Devam eden.

Pantomimer : Pandomim oyuncusu.

Actresses : Aktrisler.

Wild card : Jenerik karakter. Önceden tahmin edilemeyen durum. İskambilde joker. Tahmin edilmemiş unsur. Beklenmedik olay veya durum. Dosya adlarının tanımlanmasında kendi yerine mümkün olan tüm karakterleri sembolize eden karakter.

Extra : Figüran. Fazla. Ufak rol. Gazet. Tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Haricinde, dışında, fazladan olarak. Ekstra şey. İlaveten. Bir oyunun kalabalık sahnelerini doldurmak için kullanılan konuşmaya katılmayan ya da yalnız birkaç sözcük söyleyen kişi. Ekstra masraf.

Player : Çalar. Kumarbaz. Eğlenceyle vakit geçiren kimse. Bir oyun kişisini, bilgisi, tekniği ve yaratışı ile canlandıran ya da gösteren sahne sanatçısı. oyun oynama eyleminde bulunan sanatçı. Çalgı çalan kimse. Aygıt. Sporcu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Standby : Yedek. Hazırda bekleyen. Bekleme. Hazır. Bekleme konumu. Destek.

Participators : İştirak eden. Katkıda bulunan kimse. Katılan. Hissedar. İştirakçi.

Gambler : Borsa oyuncusu. Kumarbaz. Kumarcı. Riske giren kimse.

Fribbler : Uçarı kimse. Oyalanan kimse. Kendini eğlendiren kişi. Önemsemeyen kimse.

Actors synonyms : releasing factor, role player, scene stealer, performing artist, play actor, reenactor, playactor, upstager, screen actor, movie actor, releasing hormone, barnstormer, intrinsic factor, artists, ingenue, understudy, thespian, discussant, frisky, performer, mimer, cause, leading man, comedian, gamesters, ham actor, conferree, spear carrier, pantomimist, troupers, character actor, contributor, lead.

Actors zıt anlamlı kelimeler, Actors kelime anlamı

Disenfranchise : Haklarından mahrum etmek. Oy hakkını kullandırtmamak. Mahrum etmek.

Take : Götürmek. Pay. Reaksiyon. Alınan taş. Yakalamak. Yazmak. Çevirmek. Almak. Kabul etme (vücut). Hasat.