Contractors türkçesi Contractors nedir

  • İnşaat müteahhitleri.
  • Doğumda kasılan adaleler.
  • Anlaşmalı taraf.
  • Taraf.
  • Kasan şey.
  • Yükleniciler.
  • Müteahhitler.
  • Müteahhit.

Contractors ile ilgili cümleler

English: Five different contractors made the renovations.
Turkish: Beş farklı müteahhit tadilat yaptı.

English: I cannot calculate the final cost until I talk with our contractors.
Turkish: Ben müteahhitlerle konuşuncaya kadar nihai maliyeti hesaplayamam.

Contractors ingilizcede ne demek, Contractors nerede nasıl kullanılır?

Building contractors : Müteahhit. İnşaat firması. İnşaatçı.

Subcontractors : Alt yükleniciler. Taşeron.

Contractor acquired property : Yükleniciden temin özelliği.

Contractor safety provision : Yüklenici güvenlik provizyonu.

Contractor site supervisor : Yüklenici alan denetleyicisi.

Contract a disease : Bir hastalığa yakalanmak. Bir rahatsızlığa yakalanmak. Hastalığa yakalanmak.

Subcontractor : Alt işveren. İkinci üstenci. Taşeron. Alt taşeron. Taşeronluk işiyle uğraşan gerçek veya tüzel kişi. Alt yüklenici. Alt tedarikçi. İkinci üstlenici.

Building contractor : Kendi adına veya sözleşmeciden devraldığı inşaat işini yapmakla yükümlü gerçek kişi. Üstenci. Yapsatçı. İnşaat müteahhidi. Müteahhit. Konut yapıp, kat-konut olarak satan ve geçimini bundan sağlayan girişimci. bk. yapı girişimcisi. İnşa müteahhidi. İnşaatçı. Bir yapının ya da kent ve kasabaların düzentasarlarının tümünün ya da bir bölümünün hazırlanmasını üstlenen kimse, yüklenici.

 

Contractor : Paralı asker. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Girişimci. Müteahhit. Anlaşmalı taraf. Kasan şey. Taraf. Sözleşmeye taraf olan sözleşmeci ve yüklenici. İnşaatçı. Sözleşmeci.

Contract an engagement : Taahhüt etmek.

İngilizce Contractors Türkçe anlamı, Contractors eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Contractors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ends : Sonu. Erek. Kafa. Akıbet. Para. Bitişi. Son. Ölüm. Çıma. İzmarit.

Hauler : Taşıyıcı. Nakliye şirketi. Taşıyan kimse. Çekici. Malları taşıyan şirket. Karayolu taşımacısı. Nakliyeci.

Part : Tarakla ayırmak. Parçalamak. Kısım. Elden çıkarmak. Bölmek. Parça. Bir tiyatro yapıtında oyuncunun canlandırdığı ya da gösterdiği kişiliği ortaya çıkaran, sözleri ve hareketleri içeren bütün. Görev. Fasıl. Ayrılmak.

Milieu : Ortam. Sosyal çevre. Çevre. Bir olayın içinde oluştuğu ve geliştiği durumsal koşullar bütünü. Muhit. Miliyö. Bir bireyin, bir toplumsal kümenin ya da bir toplumun dirimbilimsel, toplumsal, ekinsel yaşamını etkileyebilecek dış etmenlerin tümü.

Parties : Hissedar. Partiler. Parti. Ekip. Ortak. Taraflar. Davet. Alem. Grup.

Building contractors : İnşaat firması. İnşaatçı.

Facets : Faseta. Elmasın yontulmuş yüzü. Görünüş. Yön.

Undertaker : Yüklenici. Girişimci. Sözleşmeciden devraldığı işi tamamlamakla yükümlü gerçek veya tüzel kişi. bk. müteahhit. Üstenci. Para karşılığı cenaze işlerini üstlenen kimse. Spekülatör. Cenazeci. Cenaze levazımatçısı.

 

Musculus : Muskulus hiyoepiglottikus. Düz bağırsağın iki yanında yer alan yassı ve oldukça kuvvetli bir kas. Gök balina. Kaval kemiği arkasındaki ayak parmağı bükücü derin kası. Muskulus helisis minor. Etçillerde, uyluk kemiğinin ön tarafından çıkarak diz ekleminin kapsülüne giden ve onu geren bir kas. Muskulus insisivus inferiyor. Muskulus adduktor magnus. Muskulus brakiosefalikus. Etçillerde mm. adductores'in bir bölümü.

Behalf : Biri lehine. Biri namına. Leh. Namına. Yan. Destek. Adına. Biri adına. Biri lehinde.

Contractors synonyms : ship breaker, defense contractor, contractile organ, faceting, backside, enterpriser, organ, backsides, entrepreneurs, builder, contractor, vendor, purveyors, muscle, facet, sidepiece, constructors, entrepreneur, side, building contractor, party, constructor, haulier, subcontractor, builders, end, purveyor, victualer.