Parties türkçesi Parties nedir
Parties ile ilgili cümleler
English: Both parties opposed war.
Turkish: Her iki taraf savaşa karşı çıktı.
English: Ali doesn't get invited to parties anymore.
Turkish: Ali artık partilere davet edilmiyor.
English: Ali isn't invited to parties often.
Turkish: Ali genellikle partilere davet edilmez.
English: Both parties took a step towards a solution.
Turkish: Her iki taraf da çözüm yolunda bir adım attı.
English: Ali parties too much.
Turkish: Ali çok fazla kutlama yapar.
Parties ingilizcede ne demek, Parties nerede nasıl kullanılır?
Parties of transaction or proceeding : Yanlar.
Favor the parties in power : Mevcut yönetimi desteklemek veya tercih etmek.
The parties concerned : İlgili taraflar.
The parties involved : Her iştirakçi. Konu ile ilişkili olan gruplar. Bir faaliyetle bağlantılı insanlar. Her katılımcı. Müdahil olan taraflar. İlgili taraflar. Angaje gruplar.
The parties to the conflict : Hasımlar. Kavgaya müdahil insanlar. Çatışmanın tarafları. Muhalifler. Rakipler.
Citizen of contractant parties : Paris birliği andlaşması'nı uygulayan ülkelerin uyruğu olan kişi. Anlaşmalı ülkeler uyruğu.
The concerned parties : İlgili taraflar. Konu ile ilişkili taraflar.
Joinder of parties : Birlikte husumet. Tarafların birleşmesi. Dava arkadaşlığı.
Contracting parties : Anlaşmayı, sözleşmeyi yapan ve imzalayan kişiler. Anlaşmanın tarafları. Akit taraflar. Sözleşme akdedenler. Sözleşmenin tarafları. Akdeden taraflar. Sözleşmeyi imzalayan taraflar. Sözleşme tarafları. Bağıtçılar.
Concerned parties : İlgili taraflar.
İngilizce Parties Türkçe anlamı, Parties eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Parties ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Shareholders : Şirket ortakları. Hisse senedi sahipleri. Şirketin ortakları. Pay sahibi. Pay sahipleri. Hissedarlar.
Colony : Biyoloji, coğrafya, iktisat, tarih, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yabancı bir ülkede yaşayan millet. Birlik durumda yaşayan aynı türden organizmaların oluşturduğu topluluk. Bölge. Genetik olarak birbirinin aynısı olan hücre grubu. katı besi yeri yüzeyinde çoğalan bakterilerin oluşturduğu görülebilir kümeler. Sömürge. Sömürgede halkı. Bir ulusun, kendi ülkesi sınırları dışında egemenlik kurarak yönettiği, ekonomik ve siyasal çıkarlar sağladığı ülke. Besleme. Bir devletin, kendi ülkesi sınırları dışında egemenlik kurarak yönettiği, ekonomik ve siyasal çıkarlar sağladığı ülke.
Invitation : Getirtme. Celp. Çağrı. Davetname. Çağırma. Davetiye.
Bashes : Şiddetle vurmak. Sert vuruş. Deneme. Hızla vurmak. Kuvvetle vurmak. Geçirmek. İndirmek. Sertçe vurmak. Çarpmak.
Person : Kişilik. Can. Birey. Vücut. Tip. Beden. Fiilin gösterdiği işin hangi şahıs tarafından yapıldığını belirten dil bilgisi kategorisi. kılışın, konuşanın ağzından ifade bulan biçimi şahıs (geldim, yazıyorum vb.); dinleyen şahıs (getirdin, okuyacaksın vb.); konuşan ve dinleyen dışındaki kişi veya nesne şahıs (ağlamış, gülüyor vb.)tır. Kişi. Kimse.
Pool : Tröst. Karı paylaşmak. Aralarında karşılaşmalar yaparak, bir üst duruma geçecek olan aynı basamaktaki dönüde yer alan en az 4, en çok 10 yarışmacıdan ya da takımdan kurulu dizi. Para koymak. Havuz. Bir merkezde toplamak. Küme. Birlik. Paylaşmak. Su birinkintisi.
Brigade : Tugay. Askeri birlik. Liva. Takım.
Participator : Katılımcı. İştirakçi. Katkıda bulunan kimse. İştirak eden. Katılan.
Assembly : Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kurguya hazırlık olmak üzere, bir gün içinde birikmiş çekimlerin değişik çevirimlerini ve bunlarla ilgili ses kuşaklarını bir araya getirme. Meclis. Derleyici. Çevirme. Çatma. Dizileme. Kurmak. Toplantı. Kongre.
Basher : Ezici patlama. Ezici patlama (argo terim). Büyük vuruş. Büyük darbe. Festival. Cümbüş.
Parties synonyms : clichy, bridge partner, capital of france, french republic, pardner, city of light, orly, university of paris, ile st louis, tuileries, paris university, clichy la garenne, louvre museum, montmartre, dancing partner, tuileries palace, tuileries gardens, shareowner, co operator, shindig, do, amusement, bevies, copartner, binges, amusements, common, figure, copartners, consignment, convivial, invitations, brigades.
Parties zıt anlamlı kelimeler, Parties kelime anlamı
Husband : Eş. İdare etmek. Erkek. Koca. Hayat arkadaşı. Gelecek zamana kalması için kullanmamak. Efendi. İdareli kullanmak. Refik. Zevç.
Wife : Eş. Bayan. Zevce. Kan. Hanım. Karı. Refika. Hatun. Kocanın eşi.
Complete : İyice. Halletmek. Yeniden tamamlama. Bitmiş. Eksiksiz. Bitirmek. Olumluluğunu yitirmeğe başlayan bir nesneyi yeniden tamamlama. Bütünlemek. Tamamlamak. Tekmillemek.

Bu kısımda Parties kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Parties ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Parties anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Parties ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.