Standby türkçesi Standby nedir

Standby ingilizcede ne demek, Standby nerede nasıl kullanılır?

Standby pump : Bozulan ya da dinlendirilmek istenen tulumba yerine kullanılmak için konan ikinci tulumba. Yedek pompa. Yedek tulumba.

Standby redundancy : Yedek artıklık.

Standby state : Hazır bekleme durumu. Bekleme durumu.

Standby system : Yedek dizge. Yedek sistem.

Cold standby : Soğuk yedekte bekleme. Kapalı yedekte bekleme.

Stand against : Karşı gelmek. Karşı durmak. Muhalefet etmek. Karşı çıkmak. Karşı duruş sergilemek.

Stand aghast : Buz kesilmek. Kalakalmak. Kala kalmak. Kal gelmek. Donakalmak. Donup kalmak.

Stand alone : Tek başına. Yalnız kalmak. Desteklenmemek. Özerk. Bağımsız.

Old standby : Eskiden beri kullanılıp popüler olan şey.

Standbys : Bekleme. Hazırda bekleyen. Hazır. Yedek. Bekleme konumu. Destek.

İngilizce Standby Türkçe anlamı, Standby eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Standby ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Donkeys : Yardımcı. Eşek. Yardımcı buhar makinesi. Marsıvan eşeği. Merkep.

Haltering : Korkuluk. İpe çekmek. Asmak. İdam ipi. Yular. İp. Kement. Dizgin. Asma.

Fallback : Gerileme olayı. Dönüşen şey. Acil bir durumda cpu'yu destekleyen ve kaybolan verileri kurtaran sistem (bilgisayar). Sıkıştığında dönülecek veya gidilecek yer. İkame. Geri çekilme. Değişen şey. Geri çekilme olayı. Alternatif.

 

Esperance : New york eyaletinde yerleşim yeri. Ümit etme. Düşleme. Avustralya'nın western australia eyaletinde şehir. Umut. Umma. Ümit.

Auspices : Bir araştırmanın gerçekleşmesine ön ayak olan ve sorumluluğunu üstlenen kişi ya da kurum. Koruma. Gözetim. İyilik. Himaye. Nezaret. Üstlenici. Yardım.

Contemplation : Dalma. Derin düşünce. Umma. Seyretme. Düşünme. Düşünceye dalma. Dikkatle seyretme. Beklenti. Dikkatle izleme.

Auxiliary : Tali. Muavin. Yan. İkincil. Yardımcı.

Aux : İlave. Yardımcı venturi. Auxillary (yardımcı). Destek sağlayan. Ek. Kaynak olarak sağlanan. Yardımcı.

Assistance : Muavenet. Kurtarma. Müzaheret. Yardım. İmdat.

Cut and dried : Sıradan. Eski. Bayat. İç karartıcı. Önceden planlanmış. Sıkıcı. Yavan.

Standby synonyms : backup of, halter, handy, backup, in hand, accessoriness, haltered, gamest, anticipations, standbys, secondary, forestallment, expectancy, expectancies, adjuvant, forthcoming, disposed, bearer, anchorage, finished, dwell, expectation, content, halters, at hand, anticipation, expectations, holding, backings, contemplations, game, handiest, at point.

Standby zıt anlamlı kelimeler, Standby kelime anlamı

Primary : Başlıca. İlk, en yalın, en önemli olay , biçim ya da küme. örn. karmaşık tepkimeler dizgesindeki en önemli ya da en hızlı tepkime. Birinci. sentetik olarak sentezlenmiş kısa, tek iplikli nükleotit dizisi. Öncelikli. Birinci. Primer. Çifyıldızlarda büyük olan yıldız. Temel. Ana renk. Bilgisayar, biyoloji, uzay, kimya alanlarında kullanılır.

Standby ingilizce tanımı, definition of Standby

Standby kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, stands by one in need. Something upon which one relies for constant use or in an emergency.