Stand aghast türkçesi Stand aghast nedir

Stand aghast ingilizcede ne demek, Stand aghast nerede nasıl kullanılır?

Stand : Kullanılmadığı zamanlarda gitarı dengede tutmak için altına yerleştirilen sehpa. İhtiyaç duymak. Büret ve diğer cam malzemelerin tutturulması için metalden yapılmış, ayak ve çubuk kısmından ibaret laboratuvar malzemesi. Dikilmek. Karşı koymak. Kanıtlamak. Dayanmak. Durmak. Ayaklık. Ismarlamak.

Aghast : Donakalmış. Şaşırmış. Ödü patlamış (argo terim). Ödü patlamış. Çok korkmuş. Dehşet içinde. Korkmuş.

Stand a chance : Şansı olmak. Eline fırsat geçmek.

Stand a drink : İçki ısmarlamak.

Stand against : Karşı duruş sergilemek. Karşı gelmek. Muhalefet etmek. Karşı durmak. Karşı çıkmak.

Stand age : Meşcere yaşı.

İngilizce Stand aghast Türkçe anlamı, Stand aghast eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stand aghast ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be dumbfounded : Şoke oldu. Söyleyecek söz bulamamak. Küçük dilini yutmak. Küçük dilini yuttu. Dili tutulmak. Çok şaşırdı. Gözlerine inanamadı. Taş kesilmek.

Shock : Şok. Kalbini kırmak. Elektrik şoku vermek. Demet yığını. Darbe. Çıngı çarpması. Demet yapmak. Tahıl balyaları. Damar sisteminin kapasitesiyle dolaşım kanının hacmi arasındaki ilişkinin kan miktarı aleyhine bozulması sonucu oluşan, derinin solgunluğu, soğuk terleme, bilincin kaybolması, huzursuzluk, nabzın zayıf ve süratli olmasıyla belirgin, akut sistemik kanlanma yetersizliği, dolaşım kollapsı, dolaşım yetmezliği, kariyovasküler kollaps, asistolizm.

 

Petrifies : Taş kesilmek. Serseme çevirmek. Taşlaşmak. Donmak. Ödünü koparmak. Taşlaştırmak. Çok korkutmak. Taş kesmek.

Be frozen : Dondurulmak.

Be thunderstruck : Yıldırım çarpmışa dönmek. Dili tutulmak. Söyleyecek söz bulamamak. Şaşırıp kalmak. Yıldırımla vurulmuşa dönmek. Hayretler içinde kalmak.

Be paralysed : Kötürüm olmak. Felç edilmek. Felce uğramak.

Congeals : Pıhtılaşmak. Donmak. Dondurmak. Katılaşmak. Pıhtılaştırmak. Dondurmak (bir katıyı). Bir katıyı dondurmak. Katılaştırmak. Bir sıvıyı dondurmak.

Petrify : Taşlaşmak. Çok korkutmak. Taş kesilmek. Taş kesmek. Taşlaştırmak. Donmak. Serseme çevirmek. Ödünü koparmak. Şok etmek.

Be stunned : Hayretle karşılamak.

Congeal : Bir katıyı dondurmak. Donmak. Katılaşmak. Pıhtılaştırmak. Bir sıvıyı dondurmak. Dondurmak. Dondurmak (bir katıyı). Katılaştırmak. Pıhtılaşmak.

Stand aghast synonyms : freeze, petrified, transfixes, petrifying, be petrified, froze, transfix.