Adı nedir, Adı ne demek
Adı; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Serseri, ahmak.
Küçük çocuk.
İnsan içine girmiyen, yabani.
Acı anlatan ünlem.
Ağıtı.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Kabul edilebilir günlük alım.
Teknik terim anlamı:
Kabul edilebilir günlük değer.
Adı ile ilgili Cümleler
- Bu şarkının adı "Only You" dur.
- Adı kasabamızdaki herkes tarafından bilinir.
- Bir baş soğanın da adı mı olurmuş?
- Onun adı çıkmış yoksa fena adam değil.
- Buradaki herkese Mustafa adı veriliyor.
- Onun adı bana tanıdık geliyor.
- Orkestranın çaldığı parçanın adı nedir?
- Necip Fazıl, adı geçen iki şiirden birer bölüm okudu.
- Hadi, onun adı ne?
- Doktor bu sabah beni görmeye geldi. Onun adı Werner ama o bir Rus. Bunda şaşırtıcı hiçbir şey yok. Bir zamanlar Alman olan bir İvanov'u tanımıştım.
- Böyle bir şey yazmaya kalkarsam adım deliye çıkacak.
- Adı Mustafa Fisher olan çocuk budur.
- Tom'un ablasının adı nedir?
- Adı sık sık hafızamdan çıkar.
- Polis, bıçaklı cinayete adı karışan adamı teslim olmaya çağırdı.
- Artık o yana bir daha gelme, adın çıktı dokuza, inmez sekize, demedim miydi?
- Saatlerce adı dünya yüzünden kaldırılmaya çalışılan Türklüğün talihini düşünürdüm.
- O berberin adı çıkmış, aslında iyi tıraş edemiyor.
- Adı bu ülkedeki herkesçe bilinir.
- Öyle ya kardaşlar her yanımız asker kaçağı dolu, arslanın adı çıkmış, çakallar baş keser, denilmiş.
- Osman Efendi'nin adı sanı vardı.
- Adı Henry olan biri sizi görmek istedi.
Adı ile ilgili Atasözü veya Deyim
adamın adı çıkacağına canı çıksın : insanın adı çıkacağına canı çıksın.
adı batası (veya batasıca) : yok olası anlamında kullanılan bir ilenme sözü.
adı batmak : sevilmeyen bir şey veya kimse unutulmak, adı anılmaz olmak, artık sözü edilmemek.
adı bile okunmamak : birine veya bir şeye hiç önem verilmemek.
adı (bile) olmamak : değeri olmamak.
adı çıkmak : kötü bir ün kazanmak hakkı olmayan bir ün kazanmak.
adı çıkmış dokuza, inmez sekize : birinin bir kere adı çıktıktan sonra onun hakkındaki yaygın inanç artık kolay kolay düzelemez anlamında kullanılan bir söz.
adı deliye çıkmak : deli olmadığı hâlde deli olarak tanınmak.
adı duyulmak : tanınmak, ünlenmek.
adı geçmek : anılmak, söz konusu olmak, ismi geçmek.
adı gibi bilmek : çok iyi bilmek.
adı kaldırılmak : anılmaz olmak, silinip gitmek.
adı kalmak : bir kimse veya bir şey öldükten, ortadan çekildikten sonra dillerde yalnız adı dolaşmak.
adı kötüye çıkmak : ünü kötü olarak yayılmak.
adı olmak : gereksiz, yersiz ünü olmak.
adı sanı olmak : bilinmek, tanınmak, ünlü olmak.
adı var : beklenilen, istenilen özelliklere sahip olmayan tercih edilecek özelliklere sahip.
altın adı pul oldu, kız adı dul oldu : uygunsuz davranışları yüzünden temiz tanınan kişiliği lekelendi anlamında kullanılan bir söz.
arslanın adı çıkmış, çakallar baş keser : haksızlık veya kötülük yapacağı düşünülen kişi yerine bu konuda adı ön plana çıkan kişiler asıl haksızlığı ve kötülüğü yaparlar anlamında kullanılan bir söz.
babamın adı hıdır, elimden gelen budur : gücüm ancak bu kadarını yapmaya yeter anlamında kullanılan bir söz.
beyazın adı, esmerin tadı : esmerleri övmek için söylenen bir söz.
(bir işe) adı karışmak : kötü bir işle birinin ilgisi bulunduğu söylenilmek.
insanın adı çıkacağına canı çıksın : insanın haklı veya haksız yere adı bir defalık kötüye çıktı mı ondan sonra yaptıkları hep o gözle değerlendirilir anlamında kullanılan bir söz.
kedinin kanadı olsaydı serçenin adı kalmazdı : saldırganlar istediklerini yapabilecek durumda olsalardı, zayıfları kolaylıkla ortadan kaldırır, bol bol çıkarlarını sağlarlardı anlamında kullanılan bir söz.
kurdun adı yaman çıkmış, tilki vardır baş keser : öylesine sinsi ve kurnaz kimseler vardır ki adı zalime, haine ve kötüye çıkmış kimselerden daha tehlikelidirler anlamında kullanılan bir söz.
malı ongun olanın adı angın olur : malından çok ürün alan kişinin adı her yerde anılır anlamında kullanılan bir söz.
ustamın adı hıdır, elimden gelen budur : babamın adı Hıdır, elimden gelen budur.
Adı anlamı, tanımı
Adı batasıca : İlenç. Müzmin yara. Oğlanlık da denilen ateşli bir çocuk hastalığı. Yılan. Akrep. Domuz. Ölesice anlamında ilenç
Adı batmış : İlenç. Yılan.
Adı belli : Adamakıllı, iyi: Yaptığın iş adı belli bir şeye benzese bari. Aşikâr, açık, belli. Tamamen, başlıbaşına, temelli, bari oldu olacak: Adı belli sen al, ben almıyayım.
Adı belli olmak : Bir şeyin miktar veya değeri belli olmak, bilinmek: Fiyatına bir şey de de adı belli olsun. Ortaya çıkmak, bilinmek: Bu işin adı belli. Değeri belli olmak: Gara öküzün adı belli, 1000 TL.
Adı bellisiz : Verem.
Adı bellü : Meşhur, ma'ruf.
Adı çekilmek : Bir kız veya kadının adı çıkmak, hakkında söz söylenmek, dedikodusu yapılmak: Şu kızın Ahmetle adı çekildi.
Adı kalasıca : İlenç.
Adı kötü : Yengeç.
Boor adı : Esas, öz (lakap olmayan) adı.
Ciltçi kitap adı : Herhangi bir nedenle yeniden ciltlenen kitap sırtına, ciltçi tarafından yazılan kitap adı.
Cins adı : [Bakınız: tür adı].
Cutter sanborn üç rakamlı yazar adı tablosu : C.A. Cutter'ca ortaya atılan ve sonradan Sanborn'ca geliştirilen yazar adı tablosu. (Harf ve rakamdan oluşur.).
Dizi adı : Bir yazının ya da yapıtın içinde bulunduğu dizinin genel adı. Bir film ya da televizyon dizisinin genel adı.
Düzme köken adı : Bir malda, çıktığı yerden başka yeri köken adı olarak kullanma.
Fail adı : Fiiller üzerine -An sıfat-fiil ekinin getirilmesiyle kurulan ve geniş zaman kavramı taşıyan; sıfat olarak kullanıldığı gibi «bir işi yapan» anlamıyla ad olarak da kullanılan türetme: Yoldan gelenin halinden anlamalısın. Kadının sigarasını birlikte yakmayı bilenler gibi, bir minicik gülümseyişe sevinçler teşekkürler saçmasını bilirdi (T. Buğra, Dönemeçte). Benim fikrimce dünyadaki insanların hepsi romancı Lâkin bir kısmı roman yazıyor, bir kısmı roman yapıyor, daha doğrusu yazılanı oynuyor. Yazanlarla oynayanlar arasında büyük bir fark yok. Yazanlar: tahriri rejisör oynayanlar: şifahi aktör? Hayat hiç perdesi kapanmayan bir sahne (Ö. Seyfettin, Harem, s. 64) vb.
Geçici hareket adı : Sıfat-fiil ekleriyle kurulan ad: duyulmadık (söz), görülmedik (insan); akacak (kan), kör olası (şeytan); görünmez (kaza), tükenmez (kalem) vb.
İşletme adı : İşletme iyesiyle ilgili olmaksızın, doğrudan doğruya işletmeyi tanıtmak ve benzeri işletmelerden ayırmak için kullanılan ad. İşletme iyesini amaç edinmeksizin işletmeyi tanıtma ve benzerlerinden ayırma amacıyla kullanılan ve tecim odasınca da yazımlanan işletme adı.
İyesinin adı belirtilen yapıtlar : Bir yapıtı ortaya koyan kişinin adı yazılmış olan yapıtlar, adsız olmayan yapıtlar.
İyesinin adı belirtilmeyen yapıtlar : Üzerilerine yaratan kişinin adı konulmamış ve yaratanı kim olduğu belli edilmeyen yapıtlar.
Kılış adı : Bir durumu, bir oluş ve kılışı ad olarak anlatan ve fiillerden -mAk, -mA, -Iş / -Uş, -IcI / -UcU ve benzerleri eklerle kurulan ad: oku-mak, oku-ma, oku-y-uş, yaz-mak, yaz-ma, yaz-ış, bak-ıcı, gel-ici, gid-ici ve benzerleri örnekler: Sükût, onları düşünür; acımak onlara ağlar (A. N. Asya, Kubbeler: Bulutlar, s. 14). Bu beklenmeyen bitişiyle çocuk için tabii bir şey olan masal uydurma bu küçük yazıda bütün bir kompozisyon oluyor (A. H. Tanpınar, Yaşadığım Gibi, s. 417). Kitaptan korkmak, insan düşüncesinden korkmak, insanı kabul etmemektir (A. H. Tanpınar, göst. e., s. 58). Pervin kitabını iki avucu arasında asabi bir kavrayışla sıkarak salondan çıktı (P. Safa, Şimşek, s. 45). Bu kuvvet kuruntusunun kendini kuvvetli sanışın sadece o delikanlılık yaşlarına has bir aldanış olduğunu kabul etmek istemiyordu (T. Buğra, Yalnızlar, s. 46). Bütün bu girişlerin, dolandırmaların ne için olduğunu şimdi hepsi de anlamıştı (T. Buğra, göst. e., s. 211).
Kitap adı fişi : Kitap adına göre düzenlenen fiş.
Köken adı : Bir yandan coğrafya ortamına, öte yandan yersel, geleneksel ve belirli üretim koşullarına bağlı olarak özel bir nitelik gösteren, belirli bir yerde üretilen ya da yapılan malı belirtmek amacıyla kullanılan ve herkesçe bilinen ad (Amasya elması, Ankara armudu, Kandıra keteni gibi, elma, armut ve keten için kullanılan adlar).
Malın iyiye çıkan adı : Malın üstün yapımı nedeniyle, halk arasında aranır duruma gelmesi ve markanın bundaki etkisi.
Markanın eşya adı olmasına karşı koruma : Zamanla eşya adı olan markaların (aspirin, frijider gibi) bu durumlarını önleme.
Markanın tür adı olması : Kimi markaların zamanla bir eşya türü adı olarak kullanılmağa başlaması, (eau de cologne'un kolonya olarak kullanıldığı gibi).
Meslek adı : +lIk/+lUk eki ile kurulan, meslek ve uğraşı alanlarını bildiren ad: aşçılık, boyacılık, işçilik, gözcülük, balıkçılık, ebelik, doktorluk, kitapçılık vb.
Renk adı : Renk gösteren kelime. al, yeşil, sarı, kara, kızıl, mavi vb.
Sahne adı : Bir sanatçının tiyatro yaşamında tanındığı ad.
Sayı adı : Sayı anlatan kelimelere, tek başlarına oldukları vakit, SAYI ADI, bir isme sanlık gibi getirildikleri vakit SAYI SIFATI (Adjectif numéral) denir. bk. Asıl sayı, Sıra sayısı, Üleştirme sayısı, Topluluk sayısı, Kesir sayısı. Sayı kavramını gösteren ad. üç, beş, yedi, dokuz, on, yüz, bin, bin dokuz yüz, seksen altı, bir milyon üç yüz elli altı bin, tümen vb.
Tecim adı : Bir tecimenin tecim işlerinde kullandığı ve ticaret odasına yazdırmak zorunda bulunduğu ad (Marka olarak yazılabileceği gibi marka gibi de korunur). Tecim kurumu adı. Ortaklıkların tecimsel işlerde konularına göre kullandıkları tek ya da birleşik ad.
Tecimevi adı : Tecimcinin tecimsel işlemlerinde kullanmağa zorunlu olduğu ad.
Tür adı : Aynı türden olan varlıklara soyut kavramlara verilen genel ad: ağaç, ateş, çiçek, koyun, kum, ördek, tuğla, yol, savaş, yağmur, bilgi, bilim, arkadaşlık, duygu, düşünce, güzellik, sevinç, gönül, bilgi vb.
Ürün adı : Bir ticari yemin kullanılacağı hayvan çeşidini, sınıfını veya özel kullanılışını belirleyen adı.
Veri adı : Bir kaynak izlencede bir veri öğesini adlandırmak üzere kullanılan ve genellikle bir sözcükten oluşan gösterge.
Yapıtın adı : Yapıta iyesi ya da yayımlayanı tarafından konulan ad.
Yüklem adı : Ad cümlesinde yargıyı bildiren, yani yüklem görevindeki ad soylu kelimelerin cümle bilgisindeki adı: Bu, ne uzun, ne can sıkıcı yoldu (R.H Karay, Memleket Hikâyeleri: Boz Eşek, s. 82). İnsan kalbi, başkalarının duygularına ancak kendi tecrübeleri nisbetinde açıktır (A. H. Tanpınar, Yaşadığım Gibi: Yılbaşında Düşünceler, s.66). Mümeyyizler, asılacak masumlarının o son anlatılmaz heyecanlarını asla duymayan besut, kayıtsız cellatlar gibidir (Ö. Seyfettin, Harem: Gürültü, s. 231). Her zaman gönüllerin güzel sanatlara medeni bir ihtiyaçları vardır (A. Ş. Hisar, Boğaziçi Mehtapları, s.40). Evet, Savcı yardımcısı benim (T.Buğra, Dönemeçte, s.20). Dedeyi bugün bizim için, o kadar derin değişiklikler arasından bir nevi çağdaş yapan şey de, onda hayatın bu trajik duygusunun mevlevi tevekkülü ile beraber yürümesidir (A. H. Tanpınar, Yaşadığım Gibi: İsmail Dede, s. 352) vb.
Adı belirsiz : Ünü olmayan, tanınmayan, kim ve ne olduğu bilinmeyen.
Adı belirsizlik : Adı belirsiz olma durumu.
Adı sanı : Bir kimsenin kimliği.
Adı üstünde : Adından da belli olduğu gibi.
Aile adı : Soyadı.
Göbek adı : Yeni doğan çocuğun göbeği kesilirken konulan ad.
Kod adı : Kimliği gizlemek için kullanılan takma ad, kod ismi.
Tanıtma adı : Tanıtımı ayrıntılı bir biçimde sağlayan, ilgi çekici, kısa ad, jenerik.
Topluluk adı : Birlik kavramı taşıyan topluluğa verilen ad, topluluk ismi: Ordu, alay, tabur, sürü gibi.
Yer adı : Yerleşim bölgeleri ile deniz, göl, ırmak, dağ, tepe, bağ, bahçe, vadi vb. yerlerin adı.
Yer adı bilimi : Yer adlarını inceleme konusu edinen dil bilimi dalı, toponimi.
Diğer dillerde Adı anlamı nedir?
İngilizce'de Adı ne demek ? : acceptable daily intake

Bu kısımda Adı nedir? Adı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Adı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Adı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.