First name türkçesi First name nedir

  • İlk ad.
  • Asıl isim.
  • Küçük ad.
  • İsim.
  • Adı.
  • Ada göre.
  • Ad.

First name ile ilgili cümleler

English: The most common first name in the world is Mohammed.
Turkish: Dünyadaki en yaygın isim Muhammed'dir.

English: I think my first name goes well with your last name!
Turkish: Bence benim adım senin soyadınla iyi gider.

English: The first name on the list is Tom.
Turkish: Listedeki ilk isim Tom'dur.

English: My last name is Ikeda and my first name is Kazuko.
Turkish: Soyadım Ikeda ve adım Kazuko.

English: Is that your first name or your last name?
Turkish: O senin ilk adın mı yoksa soyadın mı?

First name ingilizcede ne demek, First name nerede nasıl kullanılır?

First : İlk. Önde gelen. Birincilik. İlkönce. Mükemmel. Başta. En büyük. İlk olarak. Başta gelen. Öncelikle.

Name : Adlandırılmak. Ün. Tayin etmek. Ünlü kişi. Adlandırmak. Seçmek. Adını vermek. İsim. Ad vermek. İsim koymak.

First degree liquidity assets : Birinci dereceden likit varlıklar. Para ve çekle veya kredi kartlarıyla kullanılabilen hesaplar, seyahat çekleri gibi anında paraya çevrilebilir ödeme kabiliyeti yüksek ödeme araçları. krş. likiditesi yüksek varlıklar.

First degree liquidity assets coefficient : Para ve çekle veya kredi kartlarıyla kullanılabilen hesaplar, seyahat çekleri gibi anında paraya çevrilebilir ödeme kabiliyeti yüksek taşınır değerler toplamının kısa vadeli yükümlülüklere oranı. Birinci derecede likidite katsayısı.

 

First adar : 1. adar. Artık bir yılındaki iki aydan ilki (yahudi takvimine göre).

First aid : İlk yardım. Sıhhi imdat. İlkyardım.

İngilizce First name Türkçe anlamı, First name eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak First name ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Given name : Küçük isim. Verilen ad. Birinci isim.

Christian name : Soyad. Vaftiz adı. Hristiyanlara vaftizde verilen isim. Öz ad. Ön ad.

Faming : Yaymak. Şan. Rivayet. Nam. Ün. Şöhret. Söylemek.

Denominations : Unvan. Herkesin tanıyıp benimsediği ve mal alırken aradığı markalar. Zümre. Birim. Değer birimi. Nominal değer. Tanınma adları. Adlandırma. Çeşit.

Designations : Gösterilme. Tayin. Tahsis. Atanma. Gösterme. Atama.

Character : Bir olay ya da bireyin ayırıcı özellikleri toplamı. Bir oyuncunun bir filmde ya da televizyon oyununda yaratması gereken kişilik. Ahlak. Bir türün bireylerinin sahip olduğu biçim, renk, büyüklük, yapı özellikleri. genlerin etkisi ile meydana çıkarak dölden döle taşınırlar. Özyapı. Belli ahlak ölçülerine göre değerlendirilen kişilik. bir organizmanın belirgin yönü ya da yönleri. bir şeyi benzerlerinden ayıran temel özellik. Kahraman. Bireyin ayırıcı özelliklerinden oluşmuş dizgeli ve kalıplı kişisel bütünlüğü. Oymak.

By name : Adında. İsminde. Adıyla. İsmiyle. İsminde ismen adında. İsmen.

Laszlo : Bir soyadı.

Designation : Belirtme. Lakap. Saptama. Atanma. Unvan. Tayin edilme. Gösterme. Bir nesne ya da durumun ayırıcı özellikleriyle tanınması ya da bir konunun gözleme ya da ölçüye vurularak ayrıtlarıyla belirlenmesi.

 

First name synonyms : firstname, appellation, characters, named, compellation, fame, cognomen, evangelista, fames, haila, forenames, denomination, denotation, forename, denotations, acceptable daily intake, appeliation, appellations.