Advertisement türkçesi Advertisement nedir

  • El duyurusu.
  • İlan.
  • Tanıtı.
  • Bir tiyatro oyununu duyurmak için dağıtılan, oyun, yazar, oyuncular üzerinde bilgi veren küçük boy duyuru.
  • Tanıtım.
  • Reklam.
  • Bir filmin izleyicisini çoğaltmak amacıyla çeşitli yollardan (gazete tanıtısı, radyo tanıtısı, el tanıtısı, vb.) yararlanılarak yapılan duyurular. tv. televizyon yoluyla yapılan tanıtı; bu tanıtı için hazırlanmış izlence.
  • Duyuru.
  • Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

English: If you want to sell your old sofa, why not put an advertisement in the local paper?
Turkish: Eski kanepeni satmak istiyorsan neden yerel bir gazeteye bir reklam koymuyorsun?

English: He cut the advertisement out of the newspaper.
Turkish: Gazeteden reklam kesti.

English: I put an advertisement for the new publications in the newspaper.
Turkish: Yeni yayınlar için gazeteye bir reklam koydum.

English: I put an advertisement in the newspaper saying my house was for sale.
Turkish: Gazeteye evimin satılık olduğunu söyleyen bir reklam koydum.

English: I am impressed by your recent advertisement in the New York Times.
Turkish: New York Times'daki son ilanınızdan etkilendim.

Advertisement column : Gazetede reklam için ayrılmış olan sütun. Reklam sütunu.

 

Advertisement hoarding : İlan panosu.

Electronic advertisement : Her türlü elektronik ortamda yapılan etkileşimli reklam. Elektronik reklam.

Interactive advertisement : Tüketicinin yalnızca aradığı niteliklere uygun mal ve hizmetlerin reklamlarını izlemesine olanak tanıyan bir elektronik sistemde yer alan ya da yapısı bu tür karşılıklı bilgi alışverişine olanak sağlayan reklam. Etkileşimli reklam.

Internet advertisement : Ağ ortamı reklamı. Ağ ortamında yapılan her türlü reklam.

Self advertisement : Kendi kendinin reklamını yapma.

Advertise for : İlan yoluyla bulmaya çalışmak. İlanla aramak. İlan vererek aramak.

Job advertisement : İş ilanı.

Router discovery advertisements : Yönlendiricileri keşif reklamları.

Classified advertisements : Seri ilanlar. İş ilanları. Gazetede küçük ilanlar. Küçük ilanlar.

Sözcükler, direkt olarak Advertisement ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adverts : Değinmek. Reklam (ingiliz ingilizcesi). İma. Bahsetmek. Duyuru (ingiliz ingilizcesi). Dokundurmak. İlan (ingiliz ingilizcesi). Zikretmek.

 

Annunciation : Cebrail meleğin meryem ana'ya isa peygamber'in vücut bulmasını bildirmesi. Bildirme. Haber. Tebliğ. Bildiri. İhbar. Bu bildiri anısına yapılan kilise tatil günü. Haber verme.

Announcement : İhbar. Duyurma. Haber (radyo ve televizyon terimi). İlan etme. Bildirme. Haber (tv, radyo). Anons.

Credential : Bir kişin hüviyetini bildiren belge. Yeterlilik belgesi. Ruhsat. Ehliyet. Bir kişinin yeteneklerini ve niteliklerini tasdik eden belge (örneğin, referanslar, tavsiye mektupları). İtimatname. Yeni göreve başlamadan önce devlet tarafından bir büyükelçiye verilen takdim mektubu. Delil.

Promotion : Artırma. Yükselme. Rütbe. Tanıtma. Destek. Bir öğretim yılı süresince başarı gösteren öğrencinin, yönetmelik gereğince bir üst sınıfa yükselmesi. Teşvik. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Notices : Bilgi. Tebliğler. Farketme. İhtar. Dikkat. Uyarı. Bildiri. Süre (tanınan). İkaz.

Introductions : Tanıtma. Başlangıç. Takdim. Tanıştırma. Getirme. Giriş. Önsöz.

Announcements : İlanlar. Duyurma. Bildirme. Haber (radyo ve televizyon terimi). İlan etme. Anons. Bildiri.

Memorandum : Ansıtaç. Andıç. Genelge. Tecimde kullanılan yazılım kağıdı yarısı kadar bir kağıt üzerine genişlemesine ekleme biçiminde yazılan uyarı. Nota. Protokol. Uyarga. Bildiri.

Commercial : Mesleki. Ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ticari yemler. Tarım işletmesinde üretilen veya üretilebilen yemlerin dışında kalan, tarım sanayi kalıntıları veya yan ürünleri, ticari karma yemler, yem katkı maddeleriyle öğütme gibi fiziksel yapısı değiştirilmiş her türlü karma yem ham maddeleri. Ticari. Ticaret yapan. (radyoda veya televizyonda) reklam. Ticari amaçlı. Karlı.

Advertisement synonyms : newspaper ad, direct mail, promotional material, broadside, top billing, advt, broadsheet, introduction, throwaway, flack, adverted, advertizement, notice, adverting, mailer, prevue, displaying, preview, advert, advertisements, trailer, teaser, ballyhoo, communiques, advertizing, intro, familiarisation, ballyhoos, flacks, newspaper advertisement, commercial message, communique, advertising.

Advertisement ingilizce tanımı, definition of Advertisement

Advertisement kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Notification. The act of informing or notifying.