Advocates türkçesi Advocates nedir

Advocates ile ilgili cümleler

English: He advocates a revision of the rules.
Turkish: Kuralların bir revizyonunu savunuyor.

English: He advocates reform in university education.
Turkish: Üniversite eğitiminde reformu savunuyor.

Advocates ingilizcede ne demek, Advocates nerede nasıl kullanılır?

Advocate peace : Barışı savunmak. Barışı desteklemek.

Judge advocate general : Askeri başsavcı. Baş askeri adli müşavir. Askeriyenin bir dalında baş adli memur ve danışman. Askeri baş hukuk müşaviri.

Devils advocate : Tartışma olsun diye zayıf tarafı savunan kimse. Aziz adayı aleyhinde tartışan savcı (katolik).

Judge advocate : Askeri mahkeme savcısı. Askeri adli müşavir. Askeri yargıç. Askeri savcı. Askeri hakim. Askeri hukuk müşaviri.

Lord advocate : Başsavcı. Hanedan vekili. Hanedan vekili (isk.).

Advocacy : Müdafaa. Tarafgirlik. Savunma. Yasal savunma. Aktif destek. Taraftarlık. Tarafını tutma. Taraf tutma. Yan tutma. Avukatlık.

Advocate : Taraftar. Desteklemek. Savunucu. Avukat. Müdafi. Yandaş. Müdafaa etmek. Savunmak. Korumak.

Advocacies : Taraftarlık. Savunma. Taraf tutma. Müdafaa. Aktif destek. Tarafını tutma. Yasal savunma. Tarafgirlik. Fikir savunuculuğu. Avukatlık.

Advocacy planning : Savunucu tasarlama. Bir kamu kuruluşunun tasar ve tasarlama önerileri hazırlamasından vazgeçilerek, bir örgütün, bir çıkar kümesinin ya da yerleşme birimleri için tasarlamayı uğraş edinmiş bir kimsenin tasarlar ve tasarlama önerileri hazırlamasını öngören yaklaşım.

 

Advocating : Müdafaa. Avukatlığını yapma. Destekleme. Desteklemek. Savunma. Savunmak. Müdafaa etmek.

İngilizce Advocates Türkçe anlamı, Advocates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Advocates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Backer : Destekçi. Torpil. Dayı. Arka. Bir tiyatronun çalışması ya da oynanacak oyun için para koyan kişi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bahisçi. Anaparacı. Üstüne oynayan bahisçi.

Republican : Cumhuriyetçi parti taraftarı. Cumhuriyetçi. Cumhuriyetperver. Cumhuriyet perver. Abd cumhuriyetçi. Cumhuriyete ait. Cumhuriyetçi parti üyesi.

Defender : Müdafaa eden. Müdafi. Savunan kişi. Savunan kimse. Savunan. Ünvanını koruyan şampiyon. Koruyucu kimse. Savunma oyuncusu. Tarafını tutan.

Admirer : Beğenen. Takdir eden. Takdir eden kişi. Hayran. Aşık.

Ballyhoo man : Yüksek sesle propaganda yapan. Tanıtım yapan kimse (özellikle de bir restoran dışında müşterilere yönelik olarak yüksek sesle). Temsilci.

Zealot : Bağnaz. Yobaz. Fanatik. Gayretli kimse. Partizan. Gayretkeş kimse. Bağnaz kimse. Mutaassıp. Mutaasıb.

Attorney : Dava vekili. Yasal ya da türesel işlerde, gerçek ve tüzel kişilere ilişkin hakları davacısı gibi gütmeye ve savunmaya yetkili kişi. avukat sayısı beşten az olan yerlerde bunların yetkisini taşıyan aynı konularda savunma işi yapan kişi. Yasal kovuşturucu. Avukatlık. Yetkili. Mümessil. Bir başkasının adına ve sayışımma iş yapabilmek üzere yetkilendirilen kişi. Vekil.

 

Marxist : Marksist. Marksçı.

Back : Art. Arkaya. Geride. Vazgeçmek. Geriye. Geçmişte. Geri. Alt tahta. Arka çıkmak.

Nullifier : Geçersiz kılan. Bir şeyin etkisiz kalmasına neden olan şey. Hükümsüz kılan. Geçersiz kılan şey. İptal eden. Etkisiz hale getiren şey ya da kişi.

Advocates synonyms : separationist, pro lifer, drumbeater, irridentist, ruralist, teleologist, partitionist, brief, henchmen, partizans, cohorts, spokesperson, mortal, believer, individual, proponent, somebody, presenter, asserters, someone, cohort, adherent, secessionist, justifier, attorney at low, irredentist, libertarian, defensive, propose, jansenist, suggest, sponsor, adherents.

Advocates zıt anlamlı kelimeler, Advocates kelime anlamı

Nonpartisan : Partiye bağlı olmayan. Yansız. Parti tutmayan. Tarafsız. Partizan olmayan. Bir partiye bağlı olmayan.