Attorney türkçesi Attorney nedir

  • Avukat.
  • Bir başkasının adına ve sayışımma iş yapabilmek üzere yetkilendirilen kişi.
  • Vekil.
  • Avukatlık.
  • Ekonomi alanında kullanılır.
  • Yasal ya da türesel işlerde, gerçek ve tüzel kişilere ilişkin hakları davacısı gibi gütmeye ve savunmaya yetkili kişi. avukat sayısı beşten az olan yerlerde bunların yetkisini taşıyan aynı konularda savunma işi yapan kişi.
  • Yasal kovuşturucu.
  • Mümessil.
  • Dava vekili.
  • Temsilci.
  • Yetkili.

Attorney ile ilgili cümleler

English: The district attorney wasn't content with a two-year sentence.
Turkish: Bölge başsavcısı iki yıllık cezadan memnun olmadı.

English: The attorney has strong evidence that she is innocent.
Turkish: Onun masum olduğuna dair avukatın güçlü kanıtları var.

English: Could you find me an attorney?
Turkish: Bana bir avukat bulur musunuz?

English: Why don't you consult an attorney in person?
Turkish: Niçin bizzat bir avukata danışmıyorsun?

English: Ali hired an attorney.
Turkish: Ali bir avukat tuttu.

Attorney ingilizcede ne demek, Attorney nerede nasıl kullanılır?

Attorney at law : Avukat. Dava vekili. Başsavcı.

Attorney at low : Avukat.

Attorney general : Adalet bakanı (amerikan ingilizcesi). Abd adalet bakanı. Müddeiumumi. Başsavcı (ingiliz ingilizcesi). Başsavcı. Savcı.

 

Attorney generalship : Savcılık. Cumhuriyet savcısı. Başsavcılık.

By attorney : Vekaleten.

Special power of attorney : Yalnız bir işlemin yapılması sağlanılmak üzere verilen yetki belgesi. Özel yetki belgesi. Özel vekaletname. Hususi vekaletname.

General power of attorney : Umumi vekalet. Umumi vekaletname. Genel yetkililik. Kişi adına yapılacak tüm işlerin düzenlenmesi, kovuşturulması, yönetimi sağlanılmak üzere bir başka kişiye verilen genel yetkileri kapsayan yetki belgesi. Bir kişiye başka birinin yerine hareket etmek için kanun yetkisi veren belge. Genel temsil yetkisi.

Trial attorney : Dava vekili. Duruşma avukatı.

District attorney : Savcı. Bölge başsavcısı. Bölge savcısı.

Defense attorney : Savunma avukatı. Sanık avukatı (hukuk terimi). Savunma vekili.

İngilizce Attorney Türkçe anlamı, Attorney eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Attorney ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Entitled to : Hakka sahip. Hak kazanmak.

Commissioned : Görevli. Görevlendirilmiş. Subay.

Brief : Özet. Bilgilendirmek. Talimat bilgi. Don. Belge. Avukat tutmak. Ç.külot. Dava özeti. Evrak. Talimat veya bilgi vermek.

Trial attorney : Duruşma avukatı.

Pleader : Dava savunucusu. Savunucu. Savunma vekili.

Administratrices : Vasi. Kadın yönetici. Yönetici. Kadın idareci. Tasfiye memuru. Kadın vasi. Müdür. İdareci. Kayyım.

A posteriori probability : Ardıl olasılık.

Prosecutor : Savcı. Davacı.

Counsellor : Danışman. Müsteşar. Elçiden sonraki diplomat. Öğütçü. Müşavir. Rehber. Yaz kampı idarecisi.

Agency : Ajans. Aktör. Acente. Acente temsilciliği. Vasıta. Faaliyet. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Temsilcilik, temsilcilik işyarı, temsil ilişkileri, temsil yetkileri, temsil anlaşması gibi konular üzerinde çalışma ve iş yapma gücü. Acenta. Tecimyerlerin çalıştıkları yerlerinin, ücret paylarının ya da genel olarak yapmış oldukları işlemlerinin tümü.

 

Attorney synonyms : attorney client relation, prosecuting attorney, public defender, prosecuting officer, fiduciary relation, professional person, general practitioner, advocacy, a posteriori analysis, ex cathedra, competent, barrister, solicitorship, a error, abc method, a posteriori information, assignee, defense attorney, agent, delegate, coryphaei, ambassadors, administrators, abadir test, authorized, legal practitioner, counselor at law, pleaders, a priori probability, a priori theoretical criteria, professional, decretory, commercial representative.

Attorney ingilizce tanımı, definition of Attorney

Attorney kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To perform by proxy. A proxy. An agent. A substitute. To employ as a proxy.