Aerophone türkçesi Aerophone nedir

  • İlk sesi titreşimli hava kitlesinin ürettiği herhangi bir müzik enstrümanı türü.
  • Nefesli çalgı.

Aerophone ingilizcede ne demek, Aerophone nerede nasıl kullanılır?

Aerophobia : Uçma korkusu. Aşırı hava (özellikle hava cereyanları) ve gaz korkusu. Aerofobi.

Aerophore : Boğulma durumunda kullanılmak için tazyikli hava içeren hava tankı. Aerofor. Yüz maskesi.

Aerophotography : Bir uçaktan yerin resmini çekme.

Aerophagia : Aşırı hava yutma (bazen histeri veya mideyle ilgili sorunların neden olduğu). Hava yutma. Aerofaji.

Aerophilic : Aerofilik. Havayı seven, üremesi için hava gereken organizma.

Aerophyl : Böcek yumurta kabuğundaki küçük delikler. Aeropil. Bit ve böcek yumurtalarının içerisinde bulunan delikler.

Microaerophile : Mikroaerofil.

Aeroplane : Tayyare. Uçak.

Aerophyte : Epifit. Asalak olmayan konuk bitki. Başka bitkinin üzerinde yetişen ancak asalak olmayan bitki.

Microaerophilic : Normal atmosferik oksijen varlığında (% 21) gelişemeyen ancak, gelişmesi için az miktarda (% 5 kadar) oksijene gerek duyan mikroorganizmalar, mikroaerobik. Mikroaerofilik. Mikroaerofil.

İngilizce Aerophone Türkçe anlamı, Aerophone eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Aerophone ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Ski plane : Kızaklı uçak.

Fighter : Dövüşçü. Boksör. Alperen. Cidalci. Mücadeleci kimse. Kavgacı. Avcı uçağı. Savaşımcı. Savaşçı. Mücahit.

Amphibious aircraft : Hem karada hem suda çalışan uçak.

Accelerator pedal : Gaz ayaklığı. Motora yakıt-hava karışımı vermek için ayaklık. Motora giden yakıt-hava karışımının niceliğini denetlemeye yarayan elle çalışır kol. Yakıt kolu. Gaz pedalı.

Biplane : Çift kanatlı uçak. Çifte kanatlı. Çift satıhlı uçak. Çifte kanatlı uçak. Çiftkanatlı uçak. İki kanatlı uçak.

Amphibian : Yüzergezer. Hem suda hem karada yaşayabilen hayvan. İkiyaşayışlı. Hem karada hem de denizde yaşayan canlı. Amfibi hayvan. Amfibyum. Amfibi araç. Hem karada hem suda gidebilen araç. İkiyaşayışlı hayvan. Suda ve karada yaşayabilen.

Hood : Sorguç. Motor kapağı. Kukuleta. Yeraltı dünyasından biri. Kukuleta giydirmek. Başlık. Örtü. Kukulete. Kapüşon. Katlanır araba üstü.

Attack aircraft : Saldırı uçağı.

Wind instrument : Nefesli saz. Üflemeli müzik aleti. Üflemeli çalgı.

Delta wing : Üçgen geri kanat. Delta kanat. Üçgen kanat. Kanatları üçgen biçimli uçak. Üç köşe kanat.

Aerophone synonyms : propeller plane, jet propelled plane, tanker plane, fuel pod, multiengine plane, heavier than air craft, multiengine airplane, radar dome, hangar queen, brass instrument, escape hatch, fighter aircraft, navigation light, airliner, bomber, cowl, monoplane, reconnaissance plane, cowling, jet plane, seaplane, naming, landing gear, plane, radome, gas, accelerator, pod, hydroplane, windscreen, jet, bonnet, windshield.