Aerostat türkçesi Aerostat nedir
- İple bağlı hava gemisi veya balon.
- Havadan hafif hava vasıtaları.
- Tenekten hafif uçak.
- Ayrostat.
- Zeplin.
- Havadan hafif uçak.
- Balon.
Aerostat ingilizcede ne demek, Aerostat nerede nasıl kullanılır?
Aerostatic : Aerostatik. Havacılık bilimine ait.
Aerostatical : Aerostatik.
Aerostatics : Aerostatik. Hava kanunları bilimi.
Aerostation : Aerostat işletmesiyle ilgili olan bilim dalı. Balon uçuşu. Balonculuk.
Aeros : Uçak veya uçan bir şeye ait. Havacılık. Hava. Uçakla ilgili. Gaz. Havayla ilgili. Aero. Uçak. Havacılıkla ilgili.
Aerosmith : Ünlü amerikalı rock and roll müzik grubu.
Aerosol bomb : Aerosol bombası. Aerosfel bombası.
Aerosinusitis : Aerosinüzit. Hava basıncındaki değişiklikler nedeniyle oluşan sinüsler iltihabı. Hava sinüziti.
Aerosol cream : Gıda endüstrisinde kullanılan bir gazla tüplere doldurulmuş, bileşiminde şeker, stabilize edici madde ve diğer katkı maddeleri bulunan yağ oranı düşük krema. Aerosol krema.
Aerosol : Asıltılı uçun. Havada asıltı. Atmosferde boşlukta kalan çok küçük parçacıkların kümelenmesi. Sis, duman gibi, katı ve sıvı parçacıkların bir gaz ortamında asıltıda bulunması durumu. Buğu asıltısı. Ayresol. Katı ya da sıvıların bir uçtun ortamda ince parçacık ya da damlacık halinde dağılarak asılı kaldığı karışım. Aerosol. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sprey tüpü.
İngilizce Aerostat Türkçe anlamı, Aerostat eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Aerostat ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dirigible : Yönlendirilebilen. Tenek gemisi. İdare edilebilen torpil. İdare edilebilen. Yönetilebilir. İdare edilebilir. İdare edilebilen balon. Hava gemisi. Güdümlü.
Empty words : Boş sözler. Boş laf. Boş laflar. Önemsiz sözler. Laf. Palavra.
Blimp : Gözlem balonu. Koltuğa veya döşemeye düşen yanık tütün veya esrar parçası veya dişi. Sessizleme kutusu (fotoğrafçılık terim). Keşif balonu. Küçük balon. Sesli film çeviriminde, alıcının çalışırken çıkardığı sesin dışarıya çıkmasını önlemek üzere kullanılan, içine alıcının yerleştirildiği ses geçirmez kutu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sessizleme kutusu. Aşırı şişko tip.
Ballooned : Balonla uçmak. Şişmek. Balon gibi olmak. Havadan atmak. Balon gibi şişmek. Zam yapmak. Havadan atmak (top). Şişirmek. Küre.
Thermoregulator : Bir yerin sıcaklığını, ısı kaynağını düzenleyerek denetleyen aygıt. Termostat. Isıdenetir. Isı düzenleyici. Termoregülatör. Isıldüzenleyici.
Zeppelins : İri göğüsler veya memeler.
Dirigibles : Hava gemisi. İdare edilebilen. Güdümlü. İdare edilebilen torpil. İdare edilebilir. Yönlendirilebilen. İdare edilebilen balon. Yönetilebilir.
Spinnaker : Büyük yelken. Üç köşe büyük yarış yelkeni. Kotra yelkeni. Üçgen şeklinde yelken.
Balloon : Abartmak. Balonla uçmak. Şişmek. Şişirmek. Zam yapmak. Havadan atmak. Havadan atmak (top). Küre. Balon gibi şişmek.
Aerostat synonyms : zeppelin, airships, surgical instrument, airship, thermostat, spinnakers, blimps, haemostat, baloon jar.

Bu kısımda Aerostat kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Aerostat ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Aerostat anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Aerostat ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.