Aftermaths türkçesi Aftermaths nedir

  • Akıbet.
  • İlk üründen sonraki biçilen ot.
  • Netice.
  • [#son Sonuç].
  • Kötü sonuç.
  • Hasattan sonra çıkan otlar.
  • İlk hasattan sonra büyüyen otlar.
  • İkinci gelişme.
  • Akibet.
  • Son.

Aftermaths ingilizcede ne demek, Aftermaths nerede nasıl kullanılır?

Aftermath disease : İkinci ürün çayır hastalığı. Çayır amfizemi.

Aftermath of the earthquake : Deprem sonrası dönem. Depremden sonraki etkiler. Depremin sonuçları. Depremin neticesi.

Aftermath : Kötü sonuç. Akıbet. İlk hasattan sonra büyüyen otlar. İkinci gelişme. Sonuç. Akibet. Son. İlk üründen sonraki biçilen ot. Netice. Kötü yan etki.

Aftermost : Geminin en kıç tarafı. En gerideki. Kıça en yakın. En sondaki. En geri. En son.

İngilizce Aftermaths Türkçe anlamı, Aftermaths eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Aftermaths ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Closure : Son verme. Kapama. Oylamaya geçme (görüşme sonrası). Kapanım. Bitirme. Koymak. Oylamaya geçmek. Kapanma. Tartışmayı kesip oylamaya koyma.

Consequence : Serencam. Önem. Ehemmiyet. Semere. Önemli sonuç. Eser.

Termination : İptal. Hukuk, gramer, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Fiil ve ad kök veya gövdelerine zaman ve şahıs kavramını yüklemek için kullanılan ek: || tek. şah. -di-m (bil-di-m), -im (öğrenci-y-im) tek. şah. -di-n (bil-di-n), -sin (öğrenci-sin) tek. şah. -di (bil-di), (öğrenci, öğrenci-dir) çokl. şah. -di-k (bil-di-k), -iz (öğrenciy-iz) çokl. şah. -di-niz (bil-di-niz), -sin-iz (öğrenci-sin-iz) çokl. şah. -di-ler (bil-di-ler -ler, -dir-ler (öğrenciler, öğrenci-dirler) vb. Son bulma. İki yan arasında yapılmış olan sözleşmeyi temelinden bozma. sözleşmeyi ilerisi için bozma. Doğum. Bitim. Fiil çekimi eki. Ad ve fiil kök veya gövdeleri üzerine gelerek durum, sayı, zaman, kişi gibi gramer ilişkileri kuran ekler. ad çekimi, iyelik, teklik çokluk, fiil çekimi, fiil çekimindeki zaman ve şahıs ekleri işletme ekleridir: bu insan-lar-ı bir uykusuzluk gece-si-n-de sadece bir gölge gibi gör-müş-t-üm. şimdi bu gölge-ler beni yavaş yavaş, daha öte-ler-e ve derin-ler-e çağır-ıyor. baş-lar-ı-n-ın etraf-ı-n-da-ki aydınlık değiş-i-yor, muamma-lar-ı-n-ı çözme-y-e çalıştıkça bir yığın çetrefil meseleyle karşılaş-ıyor-um. (a. h. tanpınar, yaşadığım gibi, s. 89) vb. Bağlantı ucu.

 

Denouements : Çözüm.

Fruit : Yemiş. Döl. Nonoş. Ürün. Meyve vermek. Tohum kapsülü. Tohumlu bitkilerde döllenmeden sonra karpellerin gelişip olgunlaşması ile meydana gelen yapı. İbne (argo sözcük). Yayar. Mahsul.

Backwash : Serpinti. Dümen suyu. Sonraki etki. Olayın yankıları. Geriye gelen dalga. Dalganın geri çekilmesi. Geri yıkama. İkincil etki. Ters yıkama.

Bottom line : (bilançoda) nihai kar-zarar hanesi. (asıl) önemli olan. Uzun lafın kısası. Sözün özü. Dip sürütmesi. Genellikle kar ve zarar tablosuna son satır olarak kaydedilen ve firmanın kar veya zararını gösteren rakam. Alt çizgi. Temel neden. Hareketli bir balıkçı gemisinin arkasından bırakılarak taşlık, kırmalık yerlerde sürütmek suretiyle av yapan oltalar.

 

Anti climax : Düş kırıklığı. Çöküş. Hayal kırıklığına uğratan sonuç.

Wages : İş karşılığı ödenen para. Ücret. Gündelik. İş sözleşmesi gereğince işverence işçiye ödenen para. Maaş. İşgücü maliyeti. Bedel. İşçi ücreti. Ücretler.

Corollaries : Gerekçe. Doğal sonuç. Bir kaziyenin neticesi. Bir şeyin doğal sonucu.

Aftermaths synonyms : sequella, comeupance, deserts, event, after effects, afterbirth, dooms, doom, comeuppance, conclusion, avail, catastrophe, backwashes, eventualities, all in all, breakup, fates, child, final result, educt, concluding, corollary, outcome, conclusory, attendant, resultant, consequences, sequel, ends, upshot, boundary, crucial, aftermath.